Zalha-Bir Köylü Kızı Hikayesi » Boşnak Medya
SON DAKİKA

Zalha-Bir Köylü Kızı Hikayesi

Bu haber 30 Aralık 2015 - 11:33 'de eklendi ve 311 views kez görüntülendi.

ZALHA

Yeşilcedir köyleri. Zalha köyün güzeli. Çeşme başında su doldurur. Güğümleri pırıl pırıl. Yeşil yeşil bakar köyüne zümrüt gözleri ile. Saf, temiz, duru mu duru. Köyün delikanlıları beklerler onu. Çeşme başı oyun yeri. Yardım mıdır maksatları yoksa görmek midir onu. Öyle saf öyle temizdir ruhu. Sevinir yardımlara, bir gülücüğü iyi gelir onlara. Solmuştur basmasının çiçekleri ama solmaz hiç, elma gibidir yanakları. Hele yemeniden kaçan saçları, bilmez o ne güzel savrulur uçları. Seke seke atlar taşları. Oyundur Zalha’ya çeşme başı bakışları. Kırmızılı yeşilli, gül desenli eskice şalvarı. Ne umuttur onlara zümrüt bakışları. Belindeki kuşak sarılıdır ya ona delikanlılar ah derler biz sarılsak kuşak yerine. Hiçbir şeyin farkında değildirler ne Zalha ne de ana. Neşe içinde döner evine. Güğümler konur yerine.
Her gün bu cilve yaşanır, bilmeden Zalha kime ne ettiğine.
Evde iş çoktur. Köylük yeri. Baba tarlada çalışır gündeli. Ana, bebelere yufka açmada. Zalha yardımı sever anasına. Çevirir yufkaları kokusu yayılır dışarı. Zalha evin çiçeği. Üç oğlan daha doğurmuştur anası. Ee tarlaya çalışan olası. Güzeldir saftır Zalha. Köyün gençleri taşırlarken güğümleri ona bakarlar. Ne güzeldir Zalha kızın gözleri. O fark etmez güzelliğini. Oyun bilir gelmeleri, gülmeleri. Çeşmeden su atar onlara kaçışırlarken yine geri dönmeleri. Güle oynaya on beşine varır Zalha. Bütün dünyası çeşme başı ile evin arası. Tanımaz insanları bilmez ne nedir. Sanır ki her yer evi, su taşıma şöleni. Dünya küçücüktür ona. Bilmez nedir ak ile kara. Baba okutmaz onu. Gösterişli kızdır. Hemen evermelidir. Kız kısmı okuyup da ne yapacak köye muhtar mı olacak. Epeydir köyün ağası Salman’dan haber getirler oğlu Sülo için. Anladınız Süleyman işte. Ağa oğlu olur. Pek bir yere bakar. Sessiz, sakin durur. Bizim kıza münasip olur. Ee ağanın oğlu. Varlık iyidir. Köylük yeri. Aslında küçük köyün küçük ağası.
Zalha’nın yok bir yavuklusu. Başına dert olmadan bir yoksulu, evermeli gitsin. Sormazlar bir şey Zalha’ya Hacer kadına sorulmadığı gibi. Kadına kadınlık yasaklanmıştır ya şahitlikte iki kadın bir er niyetinedir ya işler… Sorulmadıklarından gocunmaz gacılar ya da bacılar…
Köyün delikanlıları onlar da Zalha’nın ayarı. Yeni yeni uyanırlar anlarlar ki Zalha farklıdır. Fadime’den, Ayşe’den. Ne var ki bilmezler Zalha uçacaktır onlar gülerken. Sonra kıskanacaklardır Sülo’yu. Ağanın oğlu Sülo. Kaptı diyecekler Zalha’yı. Epey bir öykünecekler duyduklarında olayı.
Geliverirler münasip bir akşam, köy yerinde program mı var. Çalkanır ayranlar ve verilir Zalha Sülo’ya. Oyun sanır Zalha. Düğün kurulur. Kına yakılır. Hiç konuşmuşluğu yoktur Sülo’yla. Sülonun sesini pek bir bilen de yoktur. Ağa babasının gölgesinde görürler onu ne tanırlar ne konuşurlar, sadece ağa oğlu.
Kırmızı duvak takarlar kınalı Zalha’ya. Ata bile biner giderken ağa evine. Gelin ata binmiş ya nasip demiş atalar. İyi günler görsün Zalha, anada dualar, babada kabarır koltuklar. Ee ağa dünürü olmak da varmış hee. Davullar vurulur. Zalha’ya vurgun delikanlılar bir kenarda dövünür. Ah Zalha kız neye güldün bize öyle sıcacık. Yemezler ağadan geliyorsa ne pilav ne cacık. Kazanlarda pilav, birkaç kuzu çevrilir. Ağanın eli tutulmaz. Köylük yeri. Köyün en büyük evi ağanın evi. Hacer kadın birkaç parça kaneviçe işlemiştir hiç kullanılmayacak, yatak, yorgan kız tarafından adettendir. Yanında yemenisi yazması hani o çeşme başındakilerin görmedikleri renkli oyalı kuşlu desenli. Sülo’ya nasipmiş o renkler. Ufaktan bir sandık gider çeyiz niyetine. Kollarına bilezik, bir de gerdanlık ağadan yüz aklık. Ağa gelinine hediye zordur ama Zalha’nın çeyizine konur biraz, Zalha’ya onur olur. Muhtardan söz alınmıştır, kasabada belediye nikahı kıyılacaktır. Bilselerdi neler olacak kıyar mıydı ona sessiz anası. Ne menemdir bu akitler. Söz kesilir, nişan alınır sanki hedef vurulacaktır. Nikah kıyılır. Sonra dövülür bazen sövülür öldürenler de var bu yerlerde Allah vermeye. Kız anası olmak zor kadın olmak zor diye düşünür Hacer kadın. Zalhası ağa oğluna gidiyordur açılmış mıdır bahtı, güzel olsun tahtı.
Dualar dualar…
Köyün kalık kızları kıskanırlar onu. Sülo’ya bak gözüne kestirmiş güzel Zalha’yı.
Düğün biter. Susar davul. Kazanlar toplanır. Herkes evine. Zalha kızın oyunu biter gecesinde.
Zalha Sülo’yu görmemiştir ki çeşme başında. Oturmamıştır hiç taşında. Ağa oğlu su mu taşıyacak.
Konuşmaz Sülo, sanki dilsiz, urbası güzel de kendisi pek bir şeye benzemez. Zaten utanır Zalha, derinden bakmaz, hep de kaçamak değil miydi bakışlar.
Sülo’da tuhaf haller. Bir şeyler olur anlamaz Zalha. Canı acır, kötü bir oyundur. Sevmez bu oyunu ama çıkarmaz sesini. Sülo tembihlemiştir onu. Dünyadan habersiz Zalha, ahh açmadılar gözünü. Çeşme başı sandı her gördüğünü. Zalha anlamadı bir şey yaşananlardan.
Kaynana kadın yapılacak işleri söylerdi de anayla bile konuşulmazken kaynana kadına sorulamazdı her şey. Sülo’suz baba ocağına gidilemezdi. Sülo’ya babası, Sülo da Zalha’ya ağadır.
Günler gelip geçer, anayı, kardeşleri özler de diyemez. Yapacakları, yapamayacakları kaynana kadın bir bir söylemiştir. Söylenenler yapılır başka şeylere karışılmaz. Bulgur aşı kaynatılır, etiyle yahni yapılır. Yine de özler anasının gözlemesini, et yemese de olur. Gece olmasa der Zalha. Sevmez geceleri. Zaten Sülo’yu da sevmez. Sevgi nedir bilmez ama sevmemeyi öğrenir Zalha. Canı yana yana. Anaya bırakmaz Sülo. Bir kez konuşsa anayla belki bir çare bilir anacık. Ağırır bir yerleri. Köy yeri ama ana babayı görmemiştir hiç nedir halleri. Yaşadığını herkes yaşar sanır. Acılarla kocaman üç yıl geçer.
Sabah kalkılır, aş katılır. Kaynana kadın dolanır. Zalha düşünür, acep ağa evi böyle midir. Özler evini, kardeşlerini anacığını. Hele ki o geceler… Canı yanar sıkılır. Gönül ferah değilse, katık kaymak olsa neyime. Bilmediği düşünmeyi bulur kendi kendine. Ahh bir görebilse anayı.
Ağa da anası babası da torun beklerler. Ağa Sülo’yu çeker kenara, kısır mıdır bu Zalha. Öyle ise getirelim bir kuma.
Yere bakan Sülo o gece Zalha’yı şaşırtan bir şey yapar. Şaşırır Zalha ve ilk tokadı yer. Konuşursa eğer, çok fena şeyler olacaktır.
Sen hep yere bakan Sülo. Gayri bilemedim ben seni. Babama benzemez halların. O hiç olmazsa arada bir gülerdi, “sağlıcakla kal Hacer kadın” derdi. Ağa oğlu Sülo. Senden duymamışım adım bile. Nerede kaldı bana göz süze ne de güzel bir laf ede.
Zalha’nın midesi bulanır. Hem aklı hem midesi fır fır döner. Hangisi doğru, hangisi ters, karışıkken aklı Zalha’nın bu mide bulantıları da nedir derken körün taşı bir kerede hedef vururken kaynana sevinçle torun gelecektir der. Sülo’nun oğlu gelecek oğlu olmalıdır tabii. Öyle sevinmişlerdir ki Sülo unutur tembihini Zalha’yı anasına gönderir muştu için. Zalha anasına varır, anlatır bütün olanları, üç yıl yaşadıklarını. Sorar anasına karışıklıkları. Bir ilacı var mıdır, bilir Hacer kadın. Bulmaz mıydı onlara çare her derde düştüklerinde. Hacer kadın düşer bayılır. Zalha torun muştusundan sanır. Kırıverirler soğanı ikiye koklatırlar da ayıltırlar anayı. Ağıt yakar ana, susmaz artık. Hep susmalardan değil midir bu olanlar. Babaya da anlatılır. Kaldıramaz baba bunu. Güzel Zalha’sı rahat etsin diye ağa oğluna verilen Zalha’sı. Gözün kör olsun Sülo beddualar sırası. Zalha kötü bir kabustan uyanır. Karışır çok kafası. Tüm aile yayık ayranı gibi çalkanır. Dünyası yıkılır Zalha’nın. Üç yanlış bir doğruyu götürür. Köy yeri Sülo ne kadar rezil edilse yeridir. Ancak torun gelecektir ve o Sülo’nun olduğu kadar Zalha’nın da olacaktır. Ağa ile yüzleşilir. Gelecek torunun dünyalığı istenir, Sülo’nun ayıbı örtülecektir. Kasabaya giderler. Bir celsede boşanırlar. Hakim sorar niye diye; geç öğrettikleri şeyi söyler Zalha “Hak yolu varken…”, anladım der hakim.
Zalha baba evine döner. Şaşırır konu komşu. Gerdekten dönse anlarlar da tam torun gelecekken nedir bu hallar. Ağa da bir hoş zaten. Görünmez Sülo gelip geçerken.
Rivayet muhtelif olacaktır.
Zalha sık sık köyden kasabaya gidecek. Bir taraftan bez bağlayarak dolaşan bir genç kadın olduğunu ve hep ilaçlarla yaşayacağını kimse bilmeyecek.
Sülo’nun ayıbını kat kat üstlenerek.
Zalha dünyanın karışık bilinmezli, insanın ne menem bir yaratık olduğunu çok zor bir travmayla öğrenecek, bilgi de ona acı verecek çektiği fiziksel acılar kadar.
Zalha’nın oğlu olacak. Kendisine söz verdi. Önce oğluna doğruyu öğretecek ve susulmayacak, söylenecek ne ise gerçek.
Acı da olsa gerçek…
Birden büyür Zalha, böyle öğrenmemeli hayatı bir çiçek.
Zümrüt gözlü Zalha epey bir çekecek bilmese de kimse bu gerçeği, yaralı kalır Zalha’nın o saf temiz yüreği.

Cahide Yormaz Öz
Cahide Yormaz Öz[email protected]
Masalmış yaşam adlı kitabım var. Şiirler. 2013 ilk baskı. El sanatları. İletişim teknolojisi sertifikaları

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok