Yugoslavya’nın Arka Perde 'sinde "Boşnaklar" ! » Boşnak Medya
SON DAKİKA

Yugoslavya’nın Arka Perde ‘sinde “Boşnaklar” !

Bu haber 29 Mart 2018 - 19:26 'de eklendi ve 61 views kez görüntülendi.

Yugoslavya terimi Sırp gazeteci Teodor Pavloviç tarafından 1839 yılında ilk olarak kullanılmıştır. Yugoslavya’nın doğuşu, dünyada ABD ve SSCB arasında başlayan soğuk savaşla beraber olmuştur. Yugoslavya sözlük anlamında Yugo (Doğu)-Slav yani Doğu Slav Birliği anlamına gelir.

1908 yılında Avusturya-Macaristan’ın Bosna Hersek’i işgali, Hırvat nüfuzunun artmasına zemin hazırlamıştır. Avusturya Macaristan veliahdının 1914’te Saraybosna’da bir Sırp tarafından öldürülmesi I. Dünya Savaşı’nın başlamasına neden olur. Avusturya-Macaristan’ın I. Dünya savaşından mağlup çıkması beraberinde yıkılışını getirmiştir. 1918’de Hırvatların, Slovenlerin ve Hırvatların bir araya gelmesiyle I. Yugoslavya kurulmuştur.Bu kurulan devlette her şey Sırplara ait olmakla beraber arka perdede Büyük Sırbistan’ın kurulumu için ilk adım atılmış oluyordu. Boşnakların hiçbir hakkı kalmamıştı, kendi devletinde üçüncü sınıf bir vatandaş olmuşlardı. Müslüman Boşnak halkı, Avusturya Macaristan İmparatorluğu yönetiminde sahip oldukları haklara dahi sahip değillerdi.  Sırp-Hırvat-Sloven Krallığında Boşnakların hiçbir kademede temsilcileri yoktu. Bu süreçte kendi benliklerine kaybetme korkusuyla birlikte Türkiye’ye göç etmeye başlıyorlar.

1918’de Bosna Hersek, resmen Yugoslavya topraklarına alınıyor.  Güçlü olanın sözünün geçtiği bir dönemde resmen başlamış oluyordu.  Politik ve askeri güce sahip olan Sırplar, Müslümanlara karşı günümüze kadar süren Soykırımı başlatıyorlar. Dini hürriyetin kısıtlanması ile Boşnaklar üzerinde ilk sınırlandırma başlıyor. Boşnaklar millet olarak değil artık dini bir toplum olarak tanınıyor, tanıtılıyor. 24 Boşnak Milletvekilinden 15’i kendisini Hırvat, 8’i Sırp ve sadece bir kişi Mehmet Spaha kendisini Boşnak olarak tanıtıyor. 

1919 yılında yapılan toprak reformu ile Müslümanların mülkiyetindeki 9 milyon dönüme yakın toprak devletleştirildi. Bu devletleştirilmeler oldukça düşük fiyatlarla gerçekleştirildi.  Bu devletleştirme Müslüman nüfusun yaklaşık %10’unu işsiz bıraktı. 1919 yılında Jugoslavenska Muslimanska Organizacija (Yugoslav Müslüman Örgütü) adında Müslümanlar politik bir parti kurdular. Bu parti, dini farklılıkların tanınması şartıyla, Yugoslavlık etnik temelinde milli bir bütünlük inşa edilmesini istiyorlardı. YMÖ 1935’de Yugoslav Radikal Partisi ile birleşerek Yugoslav Radikal Birliği’ni oluşturdu. YMÖ’nün önderi, Mehmed Spaho’nun 1939’da ölmesi ilerleme kaydeden Müslüman politik kadroların gerilemesine neden oldu.

Slav/Sırp milliyetçiliği Müslümanlara, Balkanlar’daki Osmanlı işgalcilerinin mirasçıları gözüyle bakıyordu. 1. Dünya Savaşı esnasında azımsanmayacak sayıda Müslümanın Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na sadık kalarak İmparatorluk ordusunda savaşmış olmaları, diğerlerinin gözünde ihanet ettikleri fikrini daha da kabartıyordu. Böylece Boşnaklar üzerinde büyük bir toplumsal baskı kuruldu. İlk olarak da Bosna-Hersek’in Güneydoğu sınırı ile Karadağ ve Sırbistan arasında bulunan Sancak (Sandjak) bölgesindeki Boşnaklar, kitlesel saldırılara maruz kaldılar. 1924 yılında Sancak’ın Bijelo Polje ilçesindeki eski bir Sırp valiye yapılan suikastın ardından,  intikam amacıyla yerel bir etnik arındırma operasyonu gerçekleştirildi.

  1. Yugoslavya, II. Dünya Savaşı sırasında Almanya’nın saldırılarına dayanamayarak 1941’de teslim olur ve tekrar parçalanır. Bu dönemde anarşi hâkim olur ve Alman desteği ile bağımsız bir Hırvat devleti kurulur. Bugün ki Bosna Hersek ve Hırvatistan bu devletin sınırları içindedir fakat bu devlette uzun ömürlü olmaz. 1945 yılında yıkılır.

29 Kasım 1945 yılında II. Yugoslavya (Sosyalist Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti) kurulur ve Bosna Hersek de bu devlete katılır. Josip Broz Tito dönemi Yugoslavya’yı Avrupa’da önemli bir güç konumuna getirmiştir. Yugoslavya, Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Bosna Hersek, Makedonya ve Karadağ Cumhuriyetleri olmak üzere 6 cumhuriyetten oluşmaktadır. Anayasaya göre herkes eşitti fakat Boşnaklar, Boşnak olarak tanınmıyordu. Tito idaresinde 1980 yılına kalan Yugoslavya,  Sovyet anayasasının kopyası olarak 1936 yılında hazırlanan anayasa, 1946 yılında yürürlüğe girer. 1945 yılında SSCB ile ilişkileri durma noktasına gelen Yugoslavya, bağımsız ve Balkanlarda lider olma iddiasındadır. Yugoslavya 1945-1965 yılları arasında “Bağlantısızlar Grubu” olarak bilinen devletler grubunun başını çeker. Sırpların Büyük Sırbistan hayali olduğu gibi, Hırvatlar da Sırpları etkisiz hale getirerek Bosna’da kendi hâkimiyetlerini kurmak istiyorlardı. Amaçları Boşnakları dini ve milli yönden asimile etmek veya öldürüp, yok etmekti. Boşnaklar zor şartlara rağmen kendi kültürlerini, dinlerini ve milli benliklerini koruyabildiler. Fakat 1971 yılına kadar Müslüman Boşnaklar kendilerini Yugoslav, Hırvat veya Sırp olarak tanıtmak zorundaydılar.

Nisan 1963’te yürürlüğe giren yeni anayasa ile birlikte ülkenin adı “Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti” diye değiştirildi. Böylece Yugoslavya’nın, güney Slavları’nın ulusal devleti olmadığını altı çizildi.

Sosyalist Yugoslavya’da Müslüman toplum ve İslamiyet üzerine 1960’lara kadar yoğun baskı uygulanmıştır. Sarajevo’da bazı Müslüman mezarlıklarının üzerine inşaat yapıldı, bir cadde boyu sıralanan tarihi vakıf binaları yıkıldı. Mahalle mektepleri ve İslam okulları yasaklandı. Gazi Hüsrev Bey Medresesi, Saraybosna Üniversitesi’nin ilk olarak felsefe daha sonrada matematik binası olarak kullanıldı. Medrese 1970’lerin ortasında Müslüman cemaate geri verilecekti.

1981 yılında Tito’nun ölümü sonrasında yerine göreve Slobodan Milošević gelir.

2.1.  Soğuk Savaşın Sona Ermesi ile Yugoslavya’da Bağımsızlık

Slobodan Milošević’in göreve gelmesiyle Yugoslavya karışmaya başlar. Bu karışıklığın ardında yatan tek sebep “Büyük Sırbistan” hayalleridir. Milošević, Ortodoksluk, Komünizm ve Sırp ırkçılığı üzerine kurulan bir sistemi Yugoslavya’da uygulamak istiyordu. Bu sistem üzerine kurulu olan düşüncesi de dağılma sürecini beraberinde getirecektir. Milošević 19. Yüzyılda pan-Slavistlerin popüler marşı olan “Hey, Slaveni!” (“Selam size, Slavlar!) marşı resmi marş olarak benimsendi. Ardından yeni bir anayasa değişikliği yürürlüğe sokuldu. Bu anayasa Voyvodina ve Kosova’nın özerkliğini kâğıt üzerinde bırakmakla beraber, 72. Maddesi, Sırbistan’ın, Sırp azınlıklarının hakları ve çıkarları ile ilgili olarak cumhuriyet sınırları dışında müdahale de bulunabileceğine dair yol açıyordu. Yine bu anayasa, Sırbistan’da resmi yazı dilinin Kirilce olduğunu ilan etti. Milošević 1990 yılı boyunca “Büyük Sırbistan” idealini işledi. 

 

kaynak:

Mediha Akarslan, Bosna-Hersek ve Türkiye, Ağaç yayıncılık, 15 Mart 1993, İstanbul, s. 9-26

 Amra Dedeiç Kırbaç, Boşnakların Türkiye’ye Göçleri, Akademik Bakış Dergisi, sayı 35, Mart-Nisan 2013

 Reco Çauşeviç, Bosna Müslümanlara Son Uyarı 1

Reco Çauşeviç, Bosna Müslümanlara Son Uyarı 1

Tanıl Bora, Yeni Dünya Düzeni’nin Av Sahası Bosna Hersek, Birikim Yayınları 2. Baskı s. 36-38

Tanıl Bora, Yeni Dünya Düzeni’nin Av Sahası Bosna Hersek, Birikim Yayınları 2. Baskı s. 35-37

 Amra Dedeiç Kırbaç, Boşnakların Türkiye’ye Göçleri, Akademik Bakış Dergisi, sayı 35, Mart-Nisan 2013

Amra Dedeiç Kırbaç, Boşnakların Türkiye’ye Göçleri, Akademik Bakış Dergisi, sayı 35, Mart-Nisan 2013

 Reco Çauşeviç, Bosna Müslümanlara Son Uyarı 1

Tanıl Bora, Milliyetçiliğin Provokasyonu Yugoslavya, Birikim Yayınları, 2. Baskı, s. 76-86

Tanıl Bora, Yeni Dünya Düzeni’nin Av Sahası Bosna Hersek, Birikim Yayınları 2. Baskı s. 45-48

Mediha Akarslan, Bosna-Hersek ve Türkiye, Ağaç yayıncılık, 15 Mart 1993, İstanbul, s. 26-27

 Amra Dedeiç Kırbaç, Boşnakların Türkiye’ye Göçleri, Akademik Bakış Dergisi, sayı 35, Mart-Nisan 2013

Tanıl Bora, Milliyetçiliğin Provokasyonu Yugoslavya, Birikim Yayınları, 2. Baskı, s. 119-124

Nuray GÜNEY
Nuray GÜNEY[email protected]

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok