Trulya Köyü ve Boşnakları » Boşnak Medya
SON DAKİKA

Trulya Köyü ve Boşnakları

Bu haber 29 Mart 2017 - 3:19 'de eklendi ve 284 views kez görüntülendi.

TRULYA ( HAMDİBEY KÖY ) BOŞNAKLARI

 

Trulya:güzel kız anlamındadır.Günümüzdeki ismi Hamdibey Köyüdür.Kırklareli’ne 79 ,Demirköy’e 5 km mesafede bir köydür.Köy 115 hanedir.2013 yılı nufusu 349’dır.

BOŞNAKLARIN KÖYE YERLEŞMESİ

 

1924 tarihinde Türkiye-Yunanistan mübadele antlaşması sonrası Rumlar köyü terk eder. 1924 yılında ilk olarak Arnavutluk Rakka kasabası civarından 8-10 aile bu yöreye yerleştirilmiş. Nazif KARAÇAM’ın derlediği bilgiler ışığında bu ilk yerleşenleri köyün de ilk muhtarı olan Rızvan Yabaş ve akrabaları olduğunu; ertesi sene ise ( 1925 ) Sırbistan Sancak bölgesi Senica kasabasının Kladnica köyünden Türkiye’ye göç eden İbroviçler, Praşeviçler, Şabanoviçler, Kurtoviçler, Suliçler, Tariçler, Hamziçler, Lumiçler, Topiçler ve diğerleri yine Senica kasabasının Duga Polyanın’dan Vruycaninler,Kiçaralar, Zitniçe köyünden Bogutçaninler’in iskan edildiği bilgisine ulaşıyoruz.

Günümüzde Kurtovicler,Kurtanovicler,Praşevicler,İbrovicler,Suljiçler,Zukanoviçler,Şabanoviçler,Kiçarala r,Prenkoviçler,Prastevaçlar ve Çustevaçlar yasamaktadir

“Buraya gelme hikayesinde ise yaşlılarımıza nereye yerleşmek istedikleri sorulur..Burayı görüp beğeniyorlar ( Muhtar Turan Üstünel )”

Aynı yıl Romanya Tutrakan Kasabasından Süleyman Çotuk ve ailesi ardından Bulgaristan’dan İbrahim Delioğlu ailesi yöreye yerleştirilerek köyün bugünkü demografik yapısı tamamlanmış olur. Böylece Trulyanın hane sayısı yaklaşık 200 haneye ulaşır. Bu yeni sakinler başta ormancılık,odun kömürü, tarım, hayvancılık ile geçimini temin eder. 1960’lı yıllarda Türkiyede’ki sanayi gelişimi,ekonomik nedenler, eğitim ve sağlık ihtiyaçları bölgede karşılanamamasından ötürü halkının yarısı başta istanbul olmak üzere, Kırklareli, Lüleburgaz,Çorlu ve Çerkezköye göç eder. 60’ların sonuna doğru çevredeki diğer köylerin olduğu gibi Trulya’nın da ismi Hamdibey olarak değiştirilir.Köyün geçim kaynakları ormancılık ve hayvancılıktır.Köyde Rumlar’dan kalan evler hala durmaktadır.Köyde Boşnak böreği ve Biryan meşhurdur.

Çoğunluğu Boşnak göçmenlerden yöre insanının “Küçük Paris” diye övdüğü Hamdibey’in ikinci defa çökercesine sendelemesi, Rumeli insanının boynuna muska gibi asılmış, nereye gitseler peşlerini bırakmayan kem talihleri “göç” sebebiyle olur. 80’li yılların sonundan itibaren Çerkezköy-Çorlu-Lüleburgaz gibi Trakya’nın iç kesimlerinde mantar gibi biten organize sanayi bölgeleri gençlere topraklarını bir daha bırakıp gelmelerini fısıldar. Neredeyse bir-iki kuşak Trakya’nın bu bölgesine ve dahi İstanbul’a akmaya başlar. Köy nisbeten orta yaş ve üzerindekilere kalacaktır. Köy günümüzde ( 2014 ) ise 115 hane ve 390 nüfusa ev sahipliği yapmaktadır.

Duvardaki Muhasebe Defteri…

Şimdilerdeyse tersine göçü nasıl yaratabileceklerinden hareketle köydeki eko-turizm olanaklarının izini sürüyor Hamdibeyliler. Bunun için canla başla çalışan, yörede planlanan, yürütülen eko-turizm projelerinin peşinde koşup duran bir muhtarları var. Haksız da sayılmaz hani…

Geçtiğimiz yıllarda Yunanistan’dan gelerek atalarının yaşadıkları yerleri gezmek isteyen 1924 mübadillerinin sonraki kuşakları onları büyük bir heyecana sevkeder. Yerli turistler için Boşnak mutfağının enfes lezzetlerini sunan Hamdibey ve civarı gastronomi turları için zenginlikler barındırıyor. Doğru bir turizm vizyonu ile doğa ve kültür turlarının bir parçası olabileceği çok aşikar olan Hamdibey Köyü’nün mübadele turizminin bir parçası olmaması düşünülebilir mi ?

İlgili resim

Tüm bu hayalleri gerçeğe dönüştürebilmenin ve yeni bir kırsal kalkınma modelini geçim sıkıntısı yaşayan köylüye sunmanın gayetindeki Hamdibey’de bu konudaki çalışmalar ivme kazanmış vaziyette. Yörede sayıları çok azalan Rum evlerinin aslına olabildiğince yakın restorasyonu, turim adına farkındalık yaratacak düzenlemeler yapılabilinmesi için üniversitelerin ilgili bölümlerinden yardımlar alınmaya başlandığı haberleri peşpeşe geliyor. İleriki senelerde Hamdibey üzerindeki ölü toprağından silkelenmiş, tazelenmiş bir çehreyle karşımıza çıkacak görünüyor.

Mübadele turizminden bahsetmişken…

Köye gelenlerin en çok dikkatini çeken şeylerden birisi geçtiğimiz yıllarda yazılı ve görsel basına da malzeme olan, eski Rum evlerinin duvarlarındaki yazılar oluyor. Özellikle köyü ziyaret eden Yunanlı mübadillerin torunları gülümseyerek okumuşlar duvardaki yazıları. Yunanlılar’ın gülümseten bir geleneğinin izdüşümleri zamanın ötesinden tüm gelenleri bir parça burarken, bir parça da gülümsetmeye yetivermiş.

Trulya esnafı işyerlerinin dış cephe duvarlarını muhasebe defteri gibi kullanarak, köyde yaşayanlara nükteli bir şekilde harcını borcunu anımsatmak yolunu seçmiş. Bu yazıların bir kısmı günümüze kadar ulaşmış durumda. Neler yok ki içlerinde ?

Bakkal Mihalis Efendi’nin duvarı gelenlere zamanın ötesinden sesleniyor :

“Niko canın çıkmasın, süt yine eksik.” “Vasiliki bir çeki un aldı, çeyreğini ödedi.”

“Marika dört kilo pirzola aldı ama parasını getirmedi.”

“Mihalis’in evi, Bay Nikola İ. Yannaku usta sayesinde, Pazar günü 29 Haziran 1891’de tamam oldu”.


Köye Adını Veren “Köprülülü Hamdi Bey” Hakkında…

köprülülü hamdibey kim ile ilgili görsel sonucu

 

Köyün günümüzdeki adı Hamdibey. Bu ismi Balkan Savaşları’nın yıkım dolu günlerinin hemen ardından Demirköy’de kaymakamlık yapmış olan Köprülülü Hamdi Bey’den alıyor. Hamdi Bey Trakya ve Kuzey Ege kasabalarındaki mülki idare amirliği görevlerinin yanında, gözüpek atılgan bir asker, Atatürk’ün “Nutuk” adlı eserinde övdüğü Kuvayi Milliye’nin öncü isimlerinden ve aziz şehididir.

Kaynaklar

http://www.trakyagezi.com/hamdibey-duvardaki-muhasebe-defteri/

www.demirkoyum.com Rumeli Tv ,Nedir.antoloji.com ,Trakyanet.com

 

HAZIRLAYANLAR: Şevket KUCEVİC-Zeynep Işıl HAMZİÇ

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok