SON DAKİKA

Tito’nun Mescid-i Aksa’yı Kurtaran Boşnakları Öldürtmesi

Bu biyografi 28 Eylül 2017 - 22:25 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Zeynep Išıl  Hamzić   Boşnak Medya

1948’de Mescid-i Aksa’yı Kurtaran Boşnak Mücahidler

II. Dünya Savaşından önceki yıllardan itibaren Bosnalı âlim ve mücadele ehlinin İslâm âleminin birliği için ortaya koyduğu çabalar biliniyor. Ezher’de okuyanlardan Şekip Aslan’la Kudüs Müftüsü Hacı Emin El-Hüseyni’nin faaliyetlerine kadar uzanan bir geçmişi var bu mücadelenin. Abdullah Azzam bir kitabında 1948 yılında Filistin’de İsrail ordusuna karşı çatışmalarda yer alan Boşnak savaşçılardan bahsediyor.

Arap ordusu bir savaşta ne zaman darboğazda kalsa arkalarından beş altı kişilik Bosna’dan gelen mücahidler gönderilirdi.’

Abdullah Azzam’ın Tevbe Suresi’nin Tefsiri kitabında geçen ve 1948 yılında Filistin’de İsrail ordusuna karşı çatışmalarda yer alan Boşnak savaşçıların konu edildiği pasaj:

Filistin’de 1948 yılında harb başladığında. Filistin cihadına katılmak için Bosna’dan mücahidler gelmişti. Allah’a yemin ederim ki onlardan bir tanesi bana şunları anlattı:

“Binlerce yahudinin arasına tek başıma giriyordum. Üzerime kurşunlar yağmur gibi yağıyor, öyleki sırtımdan ceketi düşürüyorlardı.”

Ona, “Peki ne yapıyordun?” dedim. Ve o gün onu doğrulamamış, ona inanmamıştım. Ta ki, Afgan cihadında bunlara şahid oluncaya kadar. Yugoslavya’nın Bosna Hersek’inden olan Şeyh Abdurrahman şu cevabı verdi: “Ben ‘Kulhuvallahu Ahad, Kul euzu birabbil felak ve kul euzu birabbinnas sûrelerini âyete-el-kürsî ile birlikte okuyor ve Bismillahillezi la yedurru maa ismihi şeyun fi’l ardi ve la fissemai ve huvessemî-ul âlim’ okuyordum ve binlerce Yahudi askerinin arasına giriyordum. Görevimi tamamladıktan sonra da hiçbir yara almadan geri dönüyordum.”

“Mescid-i Aksa’nın pencere sayısından azdık”

1948’de Kudüs’ten ve Mescid-i Aksa’dan Ürdün ordusu geri çekilip Kudüs’ü Yahudilere bırakmak, teslim etmek istedikleri zaman bu Şeyh Abdurrahman ise bunu reddetmiş ve şunları söylemiştir: “Yahudiler ben sağ kaldığım ve cesedim tepelenmediği sürece Mescid-i Aksa’ya giremeyeceklerdir.”

Şeyh Abdurrahman ve beraberindeki Mısır İhvan-ı Müslimin teşkilatına mensup bir grup İslâmî Hareket mensubu gençlerle birlikte Mescid-i Aksa’nın içine girerler. Oradan çekilmeyi reddederler. Vallahi onlarla içeride birlikte kalan bir kardeş daha sonra bana olayı şöyle anlattı: “Bizim sayımız, Mescid-i Aksa’nın pencerelerinin sayısından daha azdı. Biz ise mescidin içerisinde bir bu pencereden, bir şu pencereden dışarıya Yahudi askerlerine ateş açmaktaydık.

BOSNALI ŞEYH ABDURRAHMAN KUDÜS’TE

“Mescid-i Aksa’yı nasıl terkedersiniz?”

Şeyh Abdurrahman, Ürdün askeri komutanı Abdullah et-Tell’e “Mescid-i Aksa’yı nasıl terk edebilirsiniz? Nasıl buraları yahudilere bırakabilirsiniz?” dediğinde, komutanın cevabı, “Gelen emirler böyle, çekileceğiz” olmuştu. Bunun üzerine Şeyh Abdurrahman komutana, “Bana iki sandık bomba bir otomatik silah ve mermileri bırak ve git. Ben Mescid-i Aksa’nın alanında bulunan şu minarenin üstüne çıkacağım. Yahudiler içeri girince bütün bu bombaları onlara atacağım ve onları gücümün yettiği kadar otomatik silahla tarayacağım. Sonra da onlar beni öldürürler.” dedi.

Sonra Mescid-i Aksa’da bulunan gençler bütün pencerelerinden ateş edince Yahudiler Mescid-i Aksa’nın Müslümanlarla dolu olduğunu, Mescid-i Aksa’yı boş bırakarak çekilmelerinin mümkün olmadığını zannettiler. Mescid-i Aksa’ya yaklaşmaya bile cesaret edemediler.

Böylece Mescid-i Aksa işte bu Boşnak gençlerin sayesinde 1948 ile 1967 yılları arasında Müslümanların bünyesinde kaldı.

Tito’ya teslim edildiler!

Arap ordusu bir savaşta ne zaman darboğazda kalsa arkalarından beş altı kişilik Yugoslav mücahidleri gönderilirdi. Bunlar Yahudi muhasarasını kırar ve mücahidlere yardım ulaştırırlardı. Bir defasında şehid Abdulkadir el-Hüseyni Yahudilerin kuşatması altında kalmıştı. İlgililer ek kuvvet istediler. Yugoslavyalı bu gençlerden beş tanesi gitti, Yahudilerin oluşturdukları bu çemberi kırdılar. Ne yazık ki Mısır ve Suriye birlik kurup Arap Birleşik Cumhuriyeti’ni oluşturunca yeni cumhuriyetin başkanı Cemal Abdunnasır, Yugoslav lideri kardeşi Tito’ya -Abdunnasır, Tito’ya kardeş derdi çünkü inkarcılıkta onun kardeşi idi-, “Kardeşim Tito bizim birleşmemizin hediyesi olarak bizden ne arzularsın?” diye sorar; Tito da, “1948 senesinde Filistin harbinde savaşan kaç kişi var sende? Bunlar Suriye’ye gidip orada yerleştiler. Onları bana teslim et” dedi. Abdunnasır’da onları Suriye’de yakalatıp Tito’ya teslim etti.

Tito ertesi günü bütün bunları kurşuna dizdi ve yaptıklarını halk için yaptığını söyledi.

Kaynak: Mepanews haksözhaber

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sandžak Ejderi Mehmet Šemsikadić’in Hayatı ve İşgale Direnişi

. . (Doğ. 1827, Ölüm. 29.01.1887, İstanbul) Sancak, Pljevlja (Taslidže) şehrinde tanınmış bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur. Saraybosna'da eğitim almış daha sonrada eğitimine İstanbul'da devam etti. Eğitimini tamamladıktan sonra, memleketine dönüp Pljevlja okulundaki Ruždija okulunda öğretmenliğe başladı. . Boşnak Milleti'nin en tanınmış kahramanlarından biri olan Müftü Şemsikadiç'in ölümü çok ani olmuştur. Mezarı, İstanbul'un Fatih semtindeki Fatih Sultan Mehmet Camisi avlusunda bulunuyor. Öğrenimine Güney Sancak, Plyevlya (Taşlıca) şehrinde başlamış, Saraybosna'da devam etmiş ve İstanbulda tamamlamıştı. Öğrenimini bitrince önce Plyevlya Rüşdiyesine öğretmen olarak atanmış, 1866 Yılında Taşlıca müftülüğüne getirilmişti. …

Boşnakların Yozgat-Boğazlıyan Civarına Göçü ve Örf-Adetleri

. Zeynep Işıl Hamziç Boşnak Medya Boşnakların Yozgat Civarına Göçü Türkiye’ye göç eden Boşnakların İç Anadolu Bölgesi’nin Sivas ve Yozgat gibi şehirlerine iskân edilme dönemleri büyük oranda19 1924-1925 ile 1934-1935 yılları arasında gerçekleşmiştir. Buna göre 1924- 1925 yıllarında Türkiye’ye göç eden muhacirlerin yerleştikleri yerler arasında Sivas’ın Gemerek, Şarkışla, Yeniçubuk, Zara ilçeleri ve bunlara bağlı köyler bulunmaktadır.20 Boşnakların kafileler halinde Yozgat ve civarına gelme dönemleri ise 1934-1935 yıllarıdır.21 Bu iki şehir Boşnak muhacirleri her zaman birbirleri ile iletişim halinde olmuşlardır. Sancak bölgesinde yer alan Akova, Yenipazar, Seniçe, Priyepolye, Taşlıca (Plyevlya) gibi önemli yerleşim yerlerin…

Tito ve Balkan Siyaseti

1920 yılında, Zagreb’te Komünist Partisiye katılarak siyasete giren Tito, Yugoslavya’daki halkların günlük hayatlarını ve siyasî görüşlerini derinden etkilemiş; Balkanlar’da ve Dünya’da mühim bir siyasetçi olarak kabûl edilmiştir. Yugoslavya ikinci defa, İkinci Dünya Savaşı sırasında Tito ve arkadaşları tarafından kurulmuş ise de, Tito bu işin ana ekseni olmuştur. Arkadaşlarına sadece fikir ve yön vermemiş; bir yandan ruh verirken, öte yandan da barış ve adalet söylemlerine rağmen, devrimci şiddet ve zulümü de gerekli ve meşru görerek yoğun bir şekilde uygulanmasına cevaz vermiştir. Böylesi bir geçmişe rağmen, Tito’nun 2. Dünya Harbi’nden sonraki siyasî çalışmaları, Komünist ülkeler içinde yeni fikirlerin doğmasına ve Batı ile iy…

OSMANLI İDARESİNDE TUZLA SANCAĞI HAKKINDA BİLGİLER

. . . OSMANLI İDARESİNDE TUZLA SANCAĞI’NIN SOSYAL, İKTİSADİ VE ASKERİ VAZİYETİ HAKKINDA BAZI BİLGİLER Özet :Zeynep Işı Hamziç  Boşnak Medya Bu çalışma arşiv vesikaları ışığında Osmanlı Balkanlarının askeri ve iktisadi açıdan önemi büyük kazalarından olan Tuzla’nın yeni ve yakın çağdaki tarihine ilişkin bazı yeni bilgiler sunmakdır. İmparatorluğun Avrupa topraklarındaki sağlam yerine dair Sancak ile ilgili elde edilen veriler, bölgenin bilinen değerine bir kez daha katkı sağlamıştır. Çalışmanın ana gövdesi Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nden elde edilen orijinal kaynaklar üzerinde yükselmekle birlikte konu ile alakalı ikincil kaynaklardan da yararlanılmıştır. Fetih, İdarî Taksimat ve Yönetim …

Boşnak Göçmenlerin Kurduğu Fabrikayı İngilizler Bombaladı

. . İNGİLİZLERİN 1921 DE BİZİM FABRİKAMIZI BOMBALADILAR O YETMEDİBİRDE YAKTILAR.... 1890 yılında ise Kocaeli ilk özel teşebbüs fabrika ile tanıştı. Bu fabrika Karamürsel Mensucat Fabrikası… Ama bu fabrikanın kuruluşu pek öyle kolay olmadı......Fabrikanın belli başlı kurucuları Boşnak kökenli Cengiç Mustafa, Begoviç İbrahim, Sipahiç Suphi, Koryeniç Mehmet, İbrahimpaşazade Mustafa Şükrü, Mustafa Naili ve Kürkçübaşı Salih Beyler ile Hacı Adem Ağa olup fabrikanın kurulması için Büyükçekmece’den İzmit’e kadar yer aranmış fakat kimse gerekli araziyi vermek istememiş. Karamürsel’e yerleştirilmiş olan Bosna göçmenleri bunu duyunca fabrikanın inşaat ve montajında bedava çalışacaklarını bildirerek fabrikanın Karamürsel’e kurulması…

Bosnalı Katoliklerin Geleneksel Dövmeleri

. . Yunan Tarihçi Strabon: MS 1. yüzyılda bugünkü  Bosna ve Hersek sınırındaki Hersek bölgesinde yaşayanlar tarafından dövme yaptırmanın bir gelenek olduğunu yazmış ve şu  notu eklemiştir;  ” Onlar fakirdi, ve İliryalı kabileler gibi dövmeleri vardı.”Bosna Hersek'de yaşayan Katoliklerin Geleneksel Dövmeleri  kültürel mirası olmuştur Bu dövme geleneği Roman Katolik olan Bosna Hersek halkında Osmanlı hakimiyeti boyunca (1463-1878) ve daha sonrasında da 1938 yılına kadar devam etmiştir. Komünist Yugoslavya’nın kurulması ve   Bosna Hersek’in 2.Dünya Savaşı  gören tarafında ise bu dövme geleneği artık istenilen bir şey değildi ve düşüşe geçti. Bu dövmelerin geleneksel yöntemlerle  yapılması e…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ

error: İçerik Koruma Devrede!