SANCAK BOŞNAK TOPLUMU NASIL VE NİYE BÖLÜNDÜ? » Boşnak Medya
SON DAKİKA

Sırpları Sırplar Yalanlıyor !

Balkan Tarihi, Misafir Kalemler

SANCAK BOŞNAK TOPLUMU NASIL VE NİYE BÖLÜNDÜ?

Bu haber 01 Ekim 2021 - 18:26 'de eklendi ve 51 views kez görüntülendi.

SANCAK BOŞNAK TOPLUMU NASIL VE NİYE BÖLÜNDÜ?

Belgrad rejimi, Yugoslavya’nın kurulduğu 20. asrın  başlarından bu tarafa, uzun yıllara dayanan, yönetim geleneğine sahiptir. Bu yönetim geleneğinin merkezinde, eski Yugoslavya’da yaşayan tüm milletlerin Sırp hegemonyası altında bulunduğuna dikkat çekmek istiyorum. Sırplar hem krallık Yugoslavya’sı döneminde, hem sosyalist dönemde, diğer milletlerin üzerinde (Hırvatlar ,Boşnaklar ,Arnavutlar vs.) daima dominant olmuşlardır. Bu yıllarda Boşnaklar defalarca soykırımlara (ŞAHOVİÇİ,SREBRENİCA, VS…) maruz kalmışlardır. Sırpların bu hegemonyasından kurtulmak isteyen milletler 90 lı yıllarda (Slovenya, Hırvatistan , Kosova ) tek tek bağımsızlıklarını ilan ederek Yugoslavya birliğinden ayrılmışlardır. Bu da Yugoslavya’nın sonu olmuştur. Sırplarla birlikte yaşamak zorunda kalan tek millet ne yazık ki sadece Boşnaklardır. Sosyalist Yugoslavya döneminde yönetim altında tuttukları milletleri sürekli içeriden parçalama siyaseti güden Sırplar, bu alışkanlıklarını Boşnaklar üzerinde, halen devam ettirmektedir. Miloşeviç rejiminin, 2000 yılında devrilmesinden sonra, çok fazla şey değişmemiş, sadece en tepedeki  Miloşeviç gitmiş, amma onun soykırım sabıkalısı, zulum makinası kadroları ve  partisi, devlet içindeki yerlerini ve konumlarını, korumaya kesintisiz bir şekilde devam etmişler, hatta hala da devam etmektedirler. Yargı ve polis tamamen SPS ve SRS zihniyetindeki kadrolarının elindedir. Hükumetler değişmiş, fakat bu kadrolarda herhangi bir değişikliğin olmadığını görüyoruz. Osmanlı yönetiminin bölgeyi terk etmesinden bu tarafa , Boşnakları millet kabul etmemekte ısrar eden Belgrad rejimleri, onların milli , dini ve kültürel haklarını kullanmalarını sürekli engellemişlerdir. Bu baskı ve zulumlerin uygulamasını ise, Boşnakların içinden devşirdikleri kuklalar eliyle yapmış ve halen de yapmaktadırlar. Boşnak ismi taşıyan bu tetikçileri, Boşnak toplumunu temsil eden makamlara getirmek suretiyle, devletin istihbarat dahil ,tüm imkanları onların emrine verilmektedir. Bu yolla Boşnak milleti birbiriyle sürekli çatışır bir konuma getirilmektedir. Belgrad rejimi ise kendini konunun dışında, hiç bir şeye karışmayan masum göstermektedir. Medyada Boşnaklar birbirleri ile çatışıyor propagandası ile dünyayı hatta bizi bile kandırmaktadırlar. Türkiye’den gelen devlet yetkililerine ise Boşnakların temsilcisinin, bu kuklalar olduğu empoze edilmekte, Türkiye’nin ve Türkiye’den gelenlerin, onlarla işbirliği yapılması ve destek vermesi istenmektedir. Bu şekilde gerçek Boşnak vatanseverleri ile Boşnak dünyası ve gerçek Boşnak dostları arasında duvarlar örülmek istenmektedir. Bugün bile İstanbul’da yaşayan bir çok hemşehrimizin ağzından, Sancak’taki kavgadan bahsedildiğini duyarsınız. Gerçekte SANCAK’TA BOŞNAKLAR ARASINDA HER HANGİ BİR KAVGA YOKTUR, ÇATIŞMA GİBİ GÖRÜNEN OLAY; BOŞNAK İSMİ TAŞIYAN BELGRAD’IN EMRİNDEKİ KUKLALARLA, GERÇEK VATANSEVER BOŞNAKLAR ARASINDAKİ MÜCADELEDİR. Aramızda yaşayan pek çok kimsenin bu ayırımı yapmakta zorlandığını ve bir Türk atasözünde söylendiği gibi; at izi ile it izinin birbirine karıştırılmakta olduğunu görüyoruz.  Böylece gerçek vatanseverlere onları sevenlerin ilişkilerinin koptuğu  gibi son derece yanlış ve tehlikeli bir sonuç ortaya çıkmaktadır. Son on yıl içerisinde, Yeni Pazar’da faili meçhul ölümlü yaralanmalara kadar varan, bir sürü saldırının faillerinin yakalanmadığını ve bu yolla vatansever kardeşlerimizin çalışmalarının engellenmek istendiğini, hatta can emniyetlerinin tehlikeye atıldığını, dikkatlerinize sunmak istiyorum.  Bu pis işi yaptıklarını itiraf eden bir -iki tetikçinin şantaj ve tehditle susturulduğu Yeni Pazar’da sokaktaki vatandaşların konuştuğu bir konudur.

Sırbistan derin devleti; geliştirdiği bu metotlarla, Sancak’taki cami cemaatını  ve sonra da Boşnak Azınlık konseyini, karpuz gibi ortasından ikiye bölmüştür. Bu şekilde ikiye bölünmüş Boşnak toplumu en temel insan haklarını kullanamaz duruma sürüklenmektedir. Bunun yanında, özellikle Müftülük çalışanları,ve cami cemaatları derin devletin istihbarat ajanları sokulmakta, Boşnaklar DAEŞ taraftarı olmaya zorlanmakta ve tüm Müslümanların DAEŞ mensubu olduğu propagandası pompalanmaktadır.  Hatta Suriye gibi, DAEŞ’in hakim olduğu   bölgelere gönüllüler gönderildiği bilinmektedir. Bu gelişmeler Sancak Boşnak toplumunun geleceği açısından büyük bir tehdit oluşturmaktadır.

2013 yılında yapılan azınlık konseyi seçimlerini, vatansever taraf küçük bir farkla kazanmamış olsaydı yani Boşnak azınlık konseyi derin devletin elindeki gurubun eline geçseydi, 1990 yılından beri Sancakta Boşnakların elde ettiği kazanımların tamamı tehlikeye girecekti.

Vatansever kadronun Boşnak azınlık konseyini elinde tutması ve fedakarca çalışmaları sayesinde, bir asır sonra ilk defa, Boşnak kültürünü anlatan bir ders kitabı devlet okullarında okutulmaya başlandı. Esasen bu yazının esas konusunun  Boşnakların bölünmüşlüğü değil; vatansever kadronun yönetimindeki Boşnak azınlık konseyinin Sancak’ta ilkokul üçüncü sınıfta okutmaya başardığı,  Boşnak Kültürü ders kitabı (BOŞNAÇKA KULTURNA ÇİTANKA) olmalı idi. Kanaatimizce son yılların en önemli olayı ve gündemde olması gereken konunun bu olduğunu düşünüyorum.  Okullarda okutulan bu ders kitabı çok uzun yorucu ve AB yetkililerinin de desteği sayesinde kazanılmış çok önemli bir başarıdır. Biz gündemimize  basit menfaat-makam didişmesi yapan, din kisvesi altında din ticareti yapan, bezirganları alırsak yanlış yaparız diye düşünüyorum. Sancak’ta yüzlerce okula ve binlerce Boşnak öğrenciye ders kitabı okutma başarısı gösteren insanları konuşalım ve onların bu başarısını alkışlayalım. Vatansever kadroya yeterli destek verilmesi halinde Sancak’taki bölünmüşlüğün öneminin kalmayacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Nitekim derin devletin emrindeki radikaller çetniklerle birleşmekten çekinmeyen kadro  Yeni Pazar belediyesini eline geçirdiğinden, Yeni Pazar belediyesi iflas etmiş durumdadır. Tüm gelirler alacaklılar tarafından bloke edilmiş durumdadır. Belediye çalışanları eylül 2015 maaşlarını hala alamamışlardır. Belediyedeki tüm işler, açık açık rüşvetle yürümektedir. Vatansever kadroların belediyedeki işlerine son verilmekte  hatta onları itibarsızlaştırma ve yıldırmak, belediyede işe girmek için en önemli  bir meziyet haline  gelmiştir.

Sancaklı Boşnak asıllı sivil toplum kuruluşları olarak bize düşen görev; vatansever kardeşlerimizin düştüğü bu zor durumu  anlayarak  gerçek vatanseverlerle birlikte hareket etmektir.

DAVUT NURİLER

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok