Novipazar Boşnakları Üzerindeki Türk Kültürünün Etkisi-Makale » Boşnak Medya
SON DAKİKA

Novipazar Boşnakları Üzerindeki Türk Kültürünün Etkisi-Makale

Bu haber 08 Temmuz 2017 - 16:21 'de eklendi ve 5 views kez görüntülendi.

 

Dört asırdan fazla Osmanlı hâkimiyetinde yaşamaları sebebiyle Sırp, Hırvat ve Boşnaklar; kendi kültürlerinde birçok Türk kültür unsuru barındırmaktadırlar. Mimariden giyime, yemeklerden dildeki kelimelere kadar birçok unsur hâlâ varlığını devam ettirmektedir. TDK verilerine göre 8742 Türkçe kelimenin olduğu iddia edilen (Karaağaç 2008: XLV) Sırpçada (Sırpça‐Hırvatça‐Boşnakça), Türkçe kelimelerin atılması ile ilgili bazı çalışmalar yapılmıştır. Sırpların bağımsızlıklarını kazanmasıyla daha da artan Sırp milliyetçiliği neticesinde Türkçe kelimelerin Sırpçadan çıkarılmasıyla ilgili çalışma, Vuk Stefanović  Karadžić’e aittir. 1814’de Sırpça bir ilk okuma kitabı hazırlayan Karadžić, 1818’de ilk Sırpça sözlüğü de yayımlamıştır. Bu sözlüğün ikinci baskısında, sözlükten binlerce Türkçe kökenli kelimeyi atmaya çalışan Karadžić, Türkçe kelimeleri çıkardıktan sonra Sırpçanın çok fakirleştiğini gördüğünden sözlüğe, 1700 yeni Türkçe kelimeyi daha almak mecburiyetinde kalmıştır (Karadžić  1818: 1‐553).

Türkçe kelimeleri ve kelime değişimini ele alan en kapsamlı çalışma ise, Abdullah Škaljić’in “Turcizmi u Srpsko‐Hırvatskom Jeziku” adlı çalışmasıdır. Škaljić, bu dillerde 8.742 kelime (Skaljić, 1966: 23) ile 6.878 terim tespit ettiğini iddia etmektedir (İyiyol ve Kesmeci 2011: 625; Karaağaç 2008: XLV). Yazılı metinlerdeki Türkçe kelime sayısı esas alınarak yapılan bu çalışmaların yanı sıra tamamına yakını Müslüman olan ve 20. yüzyılın başına kadar Türklerle birlikte yaşayan Novipazar Boşnaklarının dilinde, bu kelimelerin yanında birçok kelime daha bulunmaktadır. Özellikle Novipazar’a has olan kültürel unsurların, özellikle de  İslamî ve kültürel gelenekler ile bazı yemeklerin, adlandırmasında kullanılan Türkçe kelimeler buna örnek verilebilir.   İncelemenin konusu, her ne kadar yiyecek‐içecek temelli kurulmuş olsa da Türk kültürünün, Novipazar Boşnaklarının kültürüne etkisini genel hatlarla özetlemek yerinde olacaktır.

Novipazar Boşnaklarının dilinde birçok Türkçe kelime bulunmaktadır. Bu durum, sadece dilde yaşatılan kelime yığını olmaktan ziyade, Boşnak kültürünün değişmesi ve zenginleşerek devamını sağlaması bakımından önem arz etmektedir. Türk kültürünün Boşnak kültürünü etkilemesinde birçok sebep sayılabilir. Bu sebeplerin başında; Novipazar Boşnaklarının Türkler vasıtasıyla Müslümanlığı kabul etmesi yatmaktadır. Bunun dışında bu iki milletin, yaklaşık 450 yıl aynı şehirde birlikte yaşamaları da kültür unsurlarının ödünçlemesini sağlamış, böylece her iki kültür, diğerinden yeni unsurlar almış, bazı unsurlarını da değiştirmiştir. Bu kültürel unsur alışverişi içinde Türk kültüründen Boşnak kültürüne geçen bazı unsurları şu şekilde sıralayabiliriz: 7 Şehrin kurulmasının ardından Novipazar’a yerleştirilen Türklerin yanında Boşnakların da Müslüman olmalarından dolayı, Novipazar Boşnaklarında Arapça isimler yaygın bir biçimde kullanılmaktadır. Ancak bu isim ve soy isimlerin dışında Boşnaklar arasında; “Arslan (Arslan), Ayla (Ajla), Bayram (Bajram), Demir (Demir), Meltem (Meltem), Orhan (Orhan), Yaşar (Jašar)” gibi Türkçe adlar ile “Arkadaş  (Arkadaš), Bayraktaroğlu (Bajraktarović), Karışık (Karišik), Kurtoğlu (Kurtović), Köroğlu (Ćorović)” gibi soyadlarında Türkçe kökenli kelimelerin kullanılması Türk kültür unsurlarının devam ettirilmesi bakımından önemlidir.

Novipazar ve Sancak (Sandžak) adları dışında şehirde birçok Türkçe yerleşim adı da bulunmaktadır. “Yirmi  şehit (Yermiše), tepe (tepe), Hendek (Hendek) ve Gaziler (Gazilar), Çalapverdi Camisi (Čalapverdi Džamija)” vd. buna örnek gösterilebilir. Bunların yanında; “küçük sokak (sokakće), dükkân (dučan),    kör sokak (ćor sokak), kaldırım (kaldrma)” gibi Türkçe tamlama ve isimler de yer adlarında karşımıza çıkanlardandır. Bunların dışında Novipazar Boşnaklarında akrabalık isimlerinin çoğunluğunda hâlâ Türkçeden geçen kelimeler kullanılmaktadır; “amca (amidža), baba (babo), dayı (dajo), dede (deda), hala (hala), nine (nana), teyze (tetka).” Ayrıca “komşu (komši), komşuluk (komšiluk), dost (dost), dostluk (dostluk)” kelimeleri de bu bağlamda kültürel unsurun korunduğunun göstergeleridir.

Bu duruma başka bir örnek ise yatak odası ve banyoda kullanılan bazı kelimelerle ilgilidir: “Çarşaf (ćaršav), divan (divan), döşek (dušek), minder (minder), peşkir (peşkir), şilte (šilte), yastık (jastuk), yatak (jatak), yorgan (jorgan)” gibi eşyaların tamamının Türklerden Novipazar Boşnaklarına geçtiğini söylemek tabiî olarak zordur. Ancak Türklerle karşılaşmadan önce de kullanılan bu eşyaların Türkçe isimlerinin kullanılması, bu korunmanın başka bir delilidir.

Novipazar Boşnaklarının dilinde selamlaşma ve vedalaşma sözcükleri, hâlâ Türkçeden geçen kelime ve cümlelerle yapılmaktadır; “Allah’a emanet (Allahimanet), hayrola (hajrola), merhaba (merhaba), selam (selam)” gibi kelime ve cümlelerinin kullanımı ile “akşamınız hayırlı olsun (akšam hajrola), sabahınız hayırlı olsun (sabah hajrola), Allah razı olsun (Allah razi ola), hayırlı olsun (hajirli olsun), kim bilir? (ćimbiler?)” cümleleri de Türk kültür unsurunun sahiplenilmesi ve sürdürülmesi bakımından önemlidir. Bunun yanında ölen bir kişinin ardından; “Allah rahmet eylesin (Allah rahmet ele)” cümlesi, Novipazar Boşnaklarının bu İslamî duaları, İslamiyet’i öğrendikleri milletin diliyle söylemeye devam etmeleri, bu kültürün kalıcılığını göstermesi bakımından dikkate değerdir. Bu durum, Ramazan ayında ve dinî bayramlarda; “Bayram‐ı  şerifiniz mübarek olsun (Bajram šerif mubarek olsun), hey mübarek Ramazan (hej mubarek Ramazan.), Ramazan‐ı şerifiniz mübarek olsun (Ramazan šerif mubarek olsun) cümleleri ile namaz sonralarında cemaatin birbirlerine söyledikleri; “Allah kabul etsin (Allah kabul olsun)” cümlelerinde de görülmektedir.

Kültürel unsurlar arasında belirtilmesi gereken diğer bir unsur da giyim ile ilgilidir. Müslüman olan Novipazar Boşnakları; Müslüman olmalarından dolayı daha muhafazakâr kıyafetler tercih etmektedirler. Kadın ve erkeklerin günlük ve özel gün kıyafetlerinde kullandıkları ferace (feredža), gelin bohçası (boščaluk), kadın başlığı (tepeluk), halhal (pačaluk) ve yelek (jelek) ile erkek başlığı (fes), mintan (miltan), uçkur (učkur) kıyafetlerde kullanılan ortak kelimelerden bazılarıdır.  

Geçiş dönemlerinde Türk kültüründen çok fazla unsur geçmiştir. Sünnet ve düğünde oynanan oyunlardan çekilen halaylara; gelin ve damadın giydikleri kıyafetlerle yakılan kınaya kadar birçok unsur Türk kültürüyle aynıdır. Düğünde gelinin temizliğini anlatmak için duvağının ve kuşağının kırmızı olması (K. K. 3) ya da Türkiye’nin birçok bölgesinde olduğu gibi gelin arabasına asılan bayrak, direğine bağlanan mendil ve havlu ile bayrak direğine takılan soğan, elma ve çeşitli tüyler, Türkiye’dekiler ile aynıdır. Ölümde de bu geçişten bahsetmek mümkündür. Ölen kişinin ardından çeşitli günlerde (7. ve 52. günü) mevlit okutulup yemek yedirilmesi, özellikle de helva (halva) hem incelemenin konusu olması bakımından hem de bu geçişi göstermesi bakımından önemlidir.

Novipazar’daki kahvaltı kültürü, Türkiye ile küçük farklılıklar dışında aynılık göstermektedir. Türk çayı (Turski  čay), günümüzde Türkiye’deki kahvaltıların vazgeçilmez bir unsuru olsa da bu içecek, Yeni Pazar’da çok fazla yaygın değildir.   Onun dışında Yeni Pazar’da, kahvaltıda genellikle peynir (Boşnakça: sir), kaymak (kajmak), sucuk (sudžuk), gevrek (đevrek), börek (burek), pide (pita),pekmez (vişne: višnja ve kayısı: kajsija),çorba (čorba),1menemen (sataraš: satır aşı) ve kaçamak (kačamak)11 yenmektedirler.

Novipazar’da kahvaltılıklar arasındaki önemli bir yiyecek de “ayvar”dır. Türkçedeki “hayvar” kelimesinden –Sırpçada alıntı kelimelerin başındaki “h”ler düşmektedir‐ geldiği iddia edilen bu kelime, “Turcizmi u Srpskohrvatskom Jeziku” veEtimološki Rečnik Srpskog Jezika” adlısözlüklerde; “közlenmiş patlıcan ve biber ile çeşitli baharatların karıştırılmasıyla yapılan yiyecek” olarak tanımlanmıştır (Skaljić 1966: 301; Bjelatić; Vlajić Popović vd. 2003: 77). Türkiye’de kahvaltılık biber veya patlıcan sosu olarak bilinen bu kahvaltılığın,söz konusu kaynaklara dayanarak Yeni Pazar Boşnaklarına Türklerden geçtiğini iddia edebiliriz.

Novipazar’da kahvaltı dışında ana yemek adını verdiğimiz yemekler arasında birçok Türk yemeği de vardır. Bunlar arasında en meşhur olanları; mantı (mantija), güveç (đuveč), kebap (ćevap), köfte (ćofte‐ćufte), musakka (musaka) ve sarma (sarma)dır.  

Novipazar’daki  diğer Türk yemekleri ise şunlardır: Kavurma (šavurma), Türkiye’de et (kırmızı‐beyaz) kavurması adıyla bilinen bir yemektir. Novipazar’da et parçaları, Türkiye’dekilerden biraz daha küçüktür. Bu yemek, “tantuni”ye benzemekte ve onun gibi servis edilmektedir. Araplarda meşhur olan “şavurma” ile “šavurma” arasında isim benzerliği olsa da yemeğin pişirilmesi ve servisi göz önünde alındığında bu yemeğin Türklerdeki kavurma ile ilgili olduğunu söylemek mümkündür.   Pilav (pilav), bulgurun Novipazar’da olmamasından dolayı sadece pirinçten (pirinač) yapılmaktadır  Büryan (birijan) kebabı, Novipazar’da Türkiye’deki bazı bölgelerdeki gibi pilav ile pişirilmektedir .

Yahni (jahnija‐janija) de Novipazar Boşnaklarına Türklerden geçen yemeklerden biridir. Türkiye’deki gibi pişirilip servis edilmektedir.

Döner, Novipazarda son yıllarda yaygınlaşmıştır. Çeşitli sebeplerle Novipazar’dan Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan bazı Boşnaklar, savaşın bitmesinin ardından tekrar Novipazar’a dönmüşlerdir. Bunlar arasında Türkiye’de et ve tavuk dönerini yapmayı öğrenenler, Novipazar’da dükkân açtıktan sonra döner, hızlı bir şekilde yaygınlaşmıştır. İlk olarak Türkiye’den gelen iki ustanın yaptıkları döner, daha sonra diğer Boşnak ustalar tarafından da öğrenilip yapılmaya başlanmıştır . Bu dükkânların tamamında Türkçe döner (doner) adı kullanılmaktadır.

Bu yemeklerin yanında tabiî olarak bazı salatalar da Türklerden Boşnaklara geçmiştir. Çoban salata (čoban salata), bunlar arasında en yaygın olanıdır. Boşnakça da salata; aynı zamanda “marul” için de kullanılmaktadır. Turşu da (turšija) Novipazar’da yetişen sebzelerden, özellikle de lahana (Boşnakça: kupus), biber ve patlıcandan Türk usulünce yapılmaktadır.   Hem salatalarda hem de turşularda kullanılan sirke (sirće) de Türkçeden Boşnakçaya geçen kelimelerdendir.

Novipazar’da en yaygın olan Türk tatlıları; baklava (baklava), kadayıf (kadaif), revani (revanija), tulumba (tulumba), sütlaç (sutlijaš), aşure (ašure) ve hoşaf (hošav)tır. Bu tatlılar genel olarak evlerde yapılsa da tulumba ve baklava, genellikle pastanelerden de alınmaktadır. Unutma (unutma) ise bir çeşit kek olup kısa sürede pişmesinden dolayı bu adı almıştır.  Baklava gibi hamur ve cevizden yapılan bir çeşit tatlı daha vardır ki Boşnaklar buna tatlı (tatlija) demektedirler. Hem bu tatlı hem de baklava yapılırken kullanılan malzemeler arasında Türkçe kelimeler vardır:  Şerbet (šerbet: baklava  şerbeti), badem (badem), şeker (šećer) gibi. Bunların dışında özellikle kahve ile tüketilen lokum, Novipazar’da “rahat lokum adıyla bilinmektedir. Helva (halva), zerde (zerde) ve kurabiye (gurabija) de Boşnaklar arasında evlerde yapılan tatlılardandır.

Novipazar’da hamur ile yapılan birçok Türk yiyeceği de vardır. Bunlardan; erişte (erište), yufka (jufka), Ramazan pidesi (Ramazanka), somun (somun) ve poğaça (pogača) sayılabilir . Bu yiyeceklerden sadece poğaça Türkiye’dekinden farklıdır. Poğaça (pogača), lavaş kadar büyük olmamakla birlikte, lavaş ve pideye benzeyen ve sıcak servis edilen bir çeşit ekmektir. Bu ekmek için pide (pitica) kelimesi de kullanılmaktadır Novipazar Boşnaklarında bazı meyve ve sebze isimleri ile bazı kuruyemiş  adları da Türkçeden Boşnakçaya geçmiştir. Bunlar arasında; badem (badem: çiğ  badem), can erik (džanarika), dut (dud), hurma (hurma), kayısı (kajsija), kestane, Rahat lokum (Arapça: Rahat ul‐hulküm‐Türkçe: Boğazı rahatlatan). (kesten), şeftali (šeftalija), vişne (višnja), yere basma (jere basma: bir çeşit armut) ve tüm narenciye meyveleri için narenciye (narandža) gibi meyveler ile bamya (bamija), maydanoz (majdanoz), limon (limun), patlıcan (patlidžan), pazı (pazija) ve zeytin (zejtin) gibi sebzeler sayılabilir.

Bunların yetiştirildiği yere Türkiye’deki gibi Novipazar’da da “bostan” (bostan), pazarda satıldığı yere de “tezgah” (tezga) denilmektedir. Badem (badem) ve leblebi (leblebija) de Türkçeden Boşnakçaya geçen kuruyemiş adlarındandır Sebze ve meyveler için Novipazar Boşnakçasında kullanılan “dilim (dilim)” veya kancı (kandžija) kelimeleri de bu geçişin bir ürünüdür Bu yemeklerde ve ekmeklerde kullanılan bazı malzemelerin adları da Boşnakçaya Türkçeden geçmiştir. Nişasta (nišesta), biber (karabiber için), nane (nana) ile çörek otu (ćeregotija) ve susam (susam) bu duruma örnek sayılabilir.

 İçecekler

 Noipazar’da en yaygın Türk içeceği, kahve (kafa)dir. Boşnakçada “Turska kafa” olan bu içecek, Türkiye’deki gibi kavrulup öğütülmekte ve  şekersiz pişirilmektedir. Kahve, fincanın (fildžan) yanında küp şeker ile servis edilmekte ve Türkiye’de özellikle de Doğu Anadolu bölgesinde yaygın olan ve “kıtlama” adı verilen bir usulle içilmektedir. Türkiye’den daha fazla yaygın olan kahve tüketimi, Novipazar’da Türkiye’deki gibi mahalle kahvehanelerinin (kafečajnica) yaygınlaşmasını sağlamıştır. Bu kahvehanelere genellikle erkekler gitmektedir. Kadın‐erkek herkesin gidebildiği modern kafeler de vardır. Bu iki mekânda hem Türk kahvesi hem de Türk çayı “Turski čaj” bulunmaktadır. Kahve ya da çay satan işletmelere de bu bağlamda; kahve (kafa), kahveci (kafedžija‐kahvedžija‐kavedžija), çay (čaj), çaycı (čajdžija) isimleri kullanılmaktadır .

Diğer yaygın içecek ise yoğurt (jogurt) ve kefir (kefir)dir. Sırbistan’ın genelinde olduğu gibi Novipazar’da da yoğurt, Türkiye’deki yoğurttan farklıdır. Türkiye’deki yoğurt bilindiği gibi katı iken Novipazar’daki ise ayran kadar olmasa da sulu bir yoğurttur. Türkiye’deki yoğurdun tam karşılığı olarak Boşnakçada “kiselo mleko” adı kullanılmaktadır.

Kafkas Türklerine ait olduğu iddia edilen kefir de Novipazar’da da sevilen içeceklerdendir. Novipazar pastanelerinde ya da tatlıcılarında, çay ve kahvenin yanında boza (boza), salep (salep) gül suyu (đulsuja) ve limonata (limunada) da Türk içeceklerindendir. Meyhanelerde ise Türklere ait içki ise rakı (rakija)dır. Rakı dışında meze (meze), meyhane (mehana) ve meyhaneci (mehandžija) kelimeleri de Türkçeden Boşnakçaya geçen kelimelerdendir

Novipazar Boşnaklarında  şurup (sirup) adı, Türkiye’de meyve özü adıyla bilinmekte ve kafe ile pastanelerde bulunan bazı içecekler bununla hazırlanmaktadır.  

Novipazar Boşnakçasındaki Yiyecek ve İçecek İle İlgili Türkçe Kelimeler

 Türkler, her ne kadar siyasî olarak Novipazar’dan ayrılmış  olsa da Türk kültürünün birçok unsuru gibi dili oluşturan kelimeleri de burada yaşatılmaya devam edilmektedir. Yiyecek ve içeceklerin yapımı ile yenmesinde kullanılan malzemeler ve bu malzemelerin isimleri de Türkçeden Boşnakçaya geçmiştir. Bu kelimeler sadece bir dilden diğerine geçen alelade kelimeler değil, yiyecek ve içeceklerin hazırlanmasında kullanılan araç‐gereçlerdir. İncelemede bunlardan en fazla kullanılanlar listelenmiştir. Yiyeceklerle İlgili Olanlar

Novipazar Boşnakçasında yemeğin hazırlanmasında kullanılan malzeme isimleri  şunlardır; bakraç (bakrač), börekçi (burekdžija‐  burekdžinica), çanak (čanak), çatal (čatal), güğüm (đugum), hamur (hamur), kaşık (kašika), kazan (kazan), leblebici (leblebidžija), mangal (mangal), maya (maja), oklava (oklagija), rende (rende), sac (sač), sahan (sahan), sofra (sofra), sofra bezi (sofrabes), şehriye (šehrija), tatlıcı (tatlidžija), tava (tava), tencere (tendžera), tepsi (tepsija)  ve yağlı, ağır (agir)

Bunların dışında diğer kelimeler; aşçı (aščike:kadın, aščija:erkek), fırın (furuna), fırıncı (furundžija), kasap (kasap), kasap dükkanı (kasapnica) ve pazarcı (pazardžija)dır. Bu kelimeler eskiden yaygın olarak kullanılsa da genç nesil, Sırbistan’ın kelimeleri Sırpçaya dönüştürme çalışmalarıyla yaygınlaştırılan “kuvar‐ aşçı”, “pekara‐fırın”, “mesara‐kasap” kelimelerini kullanmaktadırlar Ancak kırsal kesimde hâlâ Türkçe kelimelerden kurulan kelimeler kullanılmaktadır

Novipazarda  et tüketimi oldukça fazladır. Izgarada ve mangalda (mangal) et ve köftenin yaygın olduğu Novipazar’da, ızgarada pişirilen uzuvların bazı isimleri de Türkçedir. Ciğer (džigerica) ve böbrek (bubreg) bunlardandır. Ayrıca Türkçe bir isim olan tarak (tarak) kemiği ve eti, Novipazar Boşnaklarında kullanılmaktadır. Balkanlarda özellikle de Boşnaklar arasında meşhur olan isli etin (Boşnakça: pršuta) en lezzetli olanının, tarak etinden yapıldığı söylenmektedir

 İçeceklerle İlgili Olanlar

Yiyeceklerde olduğu gibi içeceklerde de Novipazar Boşnakçasında kullanılan birçok Türkçe kelime vardır. Bunlar arasında; bardak (bardak), bozacı (bozadžija), cezve (džezva), çeşme (česma), demli (demli), fincan (fildžan), kaşık (kašika‐çay kahve kaşığı), kova (kofa), küp  şeker, (ćup šećer),  şişe, (šiša) ve tepsi (tepsija) sayılabilir

 Hem Yiyecek Hem de İçeceklerle İlgili Olanlar

Abdulah Skaljić, Turcizmi u Srpskohrvatskom Jeziku adlı eserinde Türkçeden Sırpçaya (Sırpça‐Hırvatça ve Boşnakça) geçen yiyecek, içecek ve baharat ile ilgili kelime sayısının 212; çiçek, meyve, sebze, yeşillik ve tahıl ürünleri sayısının 200; ev eşyaları ve mutfak aletleri sayısının 234 olduğunu belirtmektedir (Skaljić  1966: 258). Bu kelimelerden hem yiyecek hem de içecek için ortak kullanılan bazı Türkçe kelime ve cümleleri sıralamak yerinde olacaktır. Bunlar arasında; ambar (ambar), bahşiş (bakšiš), bayat (bajat), but (but, butina: et için), buyrun (bujrum), esnaf (esnaf), helal (yemek için‐halal), hesap (hesap), kapak (kapak), kantar (kantar), kasa (kasa‐hesap ödemek için), misafir (musafir), perhiz (pehriz),  şeker (šećer), taze (taze) ve terazi (terazija) kelime ve cümleleri sayılabilir. Ayrıca yemek sonunda kullanılan; “afiyet olsun (afijet olsun)” cümlesi ve “sünnetlemek (sunnet)” deyimi de Türkçeden Novipazar Boşnakçasına geçmiştir

Bilindiği üzere Boşnakça, Hint‐Avrupa dilleridir. İncelemede geçen kelime ve cümle örnekleri, Türkçe‐Slav dilleri arasındaki sözcük ya da anlam ödünçlemesi düzeyinde gerçekleşen bir durumdur (Eker 2006: 78). Bu kelime ve cümle varlığının çokluğu, bunların halk kültüründe sıkça kullanılması, Türkçe vasıtasıyla Balkan dillerine girmiş  bu kelimeleri adlandırma ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Araştırmacılar, bu kelimeleri; ilk olarak “Oryantalizm,” “Turcizmi‐ Turcizam/Türkizm”, “Arabizm” ve “Balkanizm” gibi farklı kavramlarla adlandırmaya çalışmışlar, daha sonra “Türkizm” ya da “Oryantalizm” olarak kavramlaştırmışlardır 13 (İyiyol ve Kesmeci, 2011: 625)

Kaynak:

TÜRK KÜLTÜRÜNÜN YENİ PAZAR BOŞNAK KÜLTÜRÜNE ETKİSİ:   YİYECEK‐İÇECEK ÖRNEĞi,Fazıl ÖZDAMAR ( Özetlenmiştir.)

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
error: İçerik Koruma Devrede!