Mutlu Evliliklerin Sırrı ( Makale ) » Boşnak Medya
SON DAKİKA

Mutlu Evliliklerin Sırrı ( Makale )

Bu haber 13 Ocak 2022 - 20:42 'de eklendi ve 30 views kez görüntülendi.

Mutlu evliliklerin sırrı

 

Biri size evliliklerin sürmesini gerçekten sağlayan şeyi bulduğunu ve sizin evliliğinizi nasıl kurtaracağınızı ya da boşanmaya karşı nasıl korunacağınızı gösterebilirim deseydi muhtemelen kuşkuya kapılırdınız. Ancak uzun yıllar süren çalışmalar sonrası artık çift ilişkisi araştırmaları çiftlerin evliliklerinde başarılı mı yoksa başarısız mı olacakları konusunda yüzde 91 oranında doğru tahminde bulunabiliyor. Peki evliliklerin devam etmesini sağlayan şey ne diye baktığımızda ise cevap çok basit! Mutlu olan çiftler diğerlerinden çok daha akıllı, daha zengin ya da ruhsal açıdan diğer çiftlere göre daha dirayetli değiller. Mutlu çiftler birbirlerini anlama, birbirlerine ve evliliklerine değer verme ve saygı gösterme kapasiteleri ne kadar yüksekse hayatları boyunca ilişkilerinde mutlu hissetme olasılıkları o kadar artıyor. Evliliğin bitmesinin en üzücü taraflarından biri değerinin çiftler tarafından çok geç anlaşılmasıdır. Bir çok çift evliliklerini sonlandırdıklarında ne çok şey kaybettiklerini ancak resmi evrakları imzalarken ya da yeni bir hayat kurmak için ev tutma sürecinde anlarlar. Bazı çiftler ise boşanmanın ya da mutsuz bir evlilikte ruhsuzlaşmanın çok önemli bir olay olmadığını düşünebilirler. Ancak Michigan Üniversitesinden iki araştırmacı mutsuz bir evliliği sürdürmenin hastalanma olasılığımızı yüzde otuz beş oranında arttırdığını hatta ömrümüzü yaklaşık dört yıl kısalttığını bulmuşlar. Madalyonun düğer yüzündeyse mutlu bir evlilikte olmanın boşanmış ya da mutsuz bir evlilikte olmaktan çok daha sağlıklı olacağımız ve uzun yaşayacağımız anlamına geldiğini görmekteyiz. Bunun nedeni mutsuz evliliklerde çiftlerin uzun süre fizyolojik ve duygusal açıdan stres yaşıyor olmaları ve bu kronik stresin yüksek tansiyon ve kalp hastalıklarına sebep olma ihtimalidir. Uzun süren mutsuz bir evlilikte olmak fiziksel bozuklukların yanı sıra anksiyete, depresyon, intihar, şiddet ya da madde kullanımı gibi psikolojik sorunlara da yol açmaktadır. Mutlu çiftlerde bu tür hastalık oranları daha düşüktür çünkü bu çiftler birlikte sağlık kontrolüne gitmeyi, sağlıklı beslenmeyi ve ilaç almayı önemseyerek birbirlerini buna teşvik etmektedirler. Son yıllarda yapılan araştırmalar iyi bir evliliğin bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu etkilerini de açığa vurmaktadır. Eğer mutlu bir evlilikteyseniz vücudunuzdaki mikroplara karşı sahip olduğunuz savaşçılar daha fazla bu da kansere ya da bulaşıcı hastalıklara karşı çok daha dayanıklı olabileceğiniz anlamına gelmektedir.

 

Tüm bunların ışığında mutlu evliliklerin sırrı nedir? Aslında sır değil çok basit bazı durumlar demek daha doğru olacaktır. Bunlardan ilki çift ilişkisinde dostluğu sürdürebilmektir. Dost olabilmek eşinize karşı düşmanca hisler beslemenizi engeller ve sevgiyi körükler. Bu çiftler birbirlerini yakından tanırlar; birbirlerinin sevdiği ya da sevmediği şeylere, birbirlerinin kişilik sorunlarına, umutlarına ve düşlerine aşinadırlar. İlişkilerde hiç kavga etmemek ya da her durumda etkili iletişimi sürdürmek mümkün değildir. Ancak çiftleri boşanmaya götüren unsurlulardan ilki herhangi bir tartışma eleştiri, iğneleme ya da hor görmeyle başladıysa sert başlangıç yapılmıştır diyebiliriz ve sert başlangıç evliliğin boşanmayla sonuçlanabileceğini göz önüne seren önemli bir göstergedir. İkinci belirti ise mahşerin dört atlısı olarak adlandırılan tartışmanın tırmanmasına sebep olan unsurlardır. Birinci atlı eşinizle ilgili bir durumu yakınma olarak değil onun kişiliğine ya da karakterine yönelik olumsuz sözleri de işin içine katarak yaşadığınız sorunu ifade etmenizdir. “Dün gece salonu toplamadığın için çok kızgınım bunu beraber yapacağız diye anlaşmıştık”, bir yakınmadır. “Sıra sendeyken evi süpürmek zorunda olmak beni deli ediyor. Hiç umurunda değilim.” İkinci atlı ise hor görmedir. İğneleyici konuşmak, göz devirmek, küçümseme, alay etme, kuşkuculuk ve kara mizah hor görme biçimleridir. Ne yazık ki hor görme dört atlının en kötüsüdür, çünkü tiksinmeyi ima eder ve ilişkiyi zehirler. Üçüncü atlı kendini savunma olarak adlandırdığımız durumdur. Kendini savunma sorun bende değil, sende anlamına geldiği için karşı tarafı suçlama içerir ve çiftlerin birbirlerini duymalarını engeller. Son atlı ise araya duvar örme olarak adlandırdığımız durumdur. Duvar ören partner diğer partnere hiç tepki vermez, vurdumduymaz görünür veya sesini çıkarmadan diğer tarafa, aşağıya yukarıya bakar. Bu durum kronikleştiğinde diğer partnerin peşe düşen bir pozisyona geçmesine ve çiftlerin ilişkide içinden çıkılmaz bir olumsuz etkileşim döngüsüne girmelerine yol açar. Tüm bu durumların tam tersi aslında mutlu bir evliliğe sahip olmamızı kolaylaştıracağı için dikkate alınması gereken durumlardır.

 

Kaynakça: Evliliği sürdürmenin yedi ilkesi, John Gottman 

 

Yazan: Uzm. Psk. Çift ve Aile Terapisti Sadıka Alkan Abdullahoğlu

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok