Kosovalı Boşnaklar,İskan ve Göç Tarihleri » Boşnak Medya
SON DAKİKA

Kosovalı Boşnaklar,İskan ve Göç Tarihleri

Bu haber 22 Haziran 2021 - 19:30 'de eklendi ve 99 views kez görüntülendi.

                                                  KOSOVA VİLAYETİNDE BOŞNAK MUHACİRLER

               XIX. yüzyılın 80›li yılların ortasına doğru Kosova (Üsküp) Vilayeti kapsamında bulunan Kosova Mitroviçesi, Priştine, Prizren, Ferizovik, Vuçitırn, Gilan, Üsküp, Kumanova, Koçana, Prilepe, Manastır(Bitola) yerleşim birimlerinde Boşnak muhacir mahalleleri kurulmuştur.Boşnakların zorunlu göçü ve daha sonra gerçekleşen gönüllü yerleştirilmesi daha önemli beş aşamada gerçekleşmiştir. Özellikle birincisi (1877-1881) ordu müdahaleleri ve yaşadıkları şehirlerin (Nikşiç, Kolaşin vb.) işgalinden sonra ve Sırbistan ve Karadağ devletlerin uluslararası seviyede tanınması esnasında meydana gelen nüfus kaymaları sonucu olmuştur.Mükemmel coğrafi konumu ve olumlu iklim koşullarına sahip olan Makedonya, muhacirlerin uygun hedefiydi. Onlar burada büyük sayıda mahalle ve yerleşim yeri kurmayı başarmıştır. Mahallelerin ve yerleşim yerlerin kurulması bazen doğal, bazı durumlarda ise planlı bir şekilde gerçekleşmiştir. Bu yerleşim birimleri Osmanlı İmparatorluğu muhacir komisyonları yardımıyla genelde merkez şehir ve kırsal bölgelerin çevresinde inşa edilmiştir. Muhacirler, genelde kalitesiz inşa malzemesinden yapılmış binalara yerleştirilmiştir. Bunların bir bölümü muhacirlerin kendileri tarafından inşa edilmiştir.
              Makedonya en çok kuzeyden gelen göçmen akımı tarafından etkilenmiştir. Bu durum genelde 1876-1878 yılları arasındaki savaşların sona ermesi sonucu olarak meydana gelmiştir. Hareket Bosna ve Hersek’ten, Yeni Pazar Sancak’ı ile Sırbistan üzerinden Makedonya’ya, özellikle Arnavutluk yollarından, Kosova-Vardar demiryolu (Kosova Mitroviçesi-Üsküp-Selanik) ile Morava-Vardar Vadisi ve 1888 yılında birleştirilmiş (Belgrad-Üsküp-Selanik) demiryolundan Üsküp ve diğer önemli bölgelere devam etmiştir. Kosova-Makedonya bölgelerine ulaşmak için muhacirler kullanabildikleri bütün hatlara başvurmuştur.
              Sofya’daki Britanya Genel Konsolosu Giford Palgreyv’in 7 Ocak 1879 tarihinde yazdığı röportaja göre Selanik-Mitroviçe demiryolu hatı üzerinde ‘büyük sayıda yoksul, fakat silahlı ve kavgacı Müslüman muhacirleri bulunmakta… bunların çoğu Bosna-Hersek ve Bulgaristan sınır bölgelerinden gelmekte…’Büyük Doğu Krizi esnasında muhacirlerin Makedonya şehirlerine yerleşmesi sonucu olarakbirkaç muhacir mahallesi oluşmuştur: Kumanova (Muhacir Mahallesi), Eğri Palanka, Sveti Nikole (Macirska), Ustrumca (Macirska), Berova, Kavadar (Macirska), Bitola (Muhacir) ve Üsküp (Muhacir/Macir Mahallesi) ve ilk önce köy olarak gelişen fakat daha sonra Üsküp semtine dönüşen Macari, 2 bin muhacirin yerleşmiş olduğu Çayır (Boşnak Mahallesi) ve Tophane; sonradan Bulgaristan dahil Bosna-Hersek bölgesinden göçmen alan Bregalniça Bölgesi; Maleş’te (Berovo) 400 ev, Veles ile kırsalı, Koçana, Tikveş Bölgesi, Kumanova ve diğer bölgeler.
             Avusturya-Macaristan ordusu istatistiğini öne sürdüren Oskar Meltzer’in sözlerine göre 1883 yılının Aralık ayında Kosova Vilayetin’de 3 bin 840 Boşnak muhaciri bulunmaktaymış. Muhacirlerin Makedonya topraklarına yolun basit olmadığını kanıtlayan dokümanlardan birine göre: ‘Osman Salihoviç, Bosna Vilayeti sakini, Brçko’daki Brezovo köyü doğumlusu, 6 kişilik ailesiyle muhacir; ile aynı yerde doğan Mustafa Ahmetoviç, 6 kişilik aile üyesi’.3
Muhacirlerin Makedonya’ya ulaşmasından sonra, ekonomik ve güvenlik durumları belediye sosyal ve devlet kurumları (muhacir komisyonları) taahhütü sonucu olarak yavaşça iyileşmiştir.
           XX. yüzyılın başlangıcında çizilen bir topografik-kentsel haritasına göre Boşnaklar mahallesi daha yeni tarihli mahalle olarak kaydedilmiştir. Bugünkü Çayır yerleşim biriminde yer alan Çerkes Evleri adını taşıyan yerleşim bölgesi, Çerkeslerin göç etmesi ve Bosna-Hersek’ten gelen muhacirleri yerleştirilmesinden sonra Boşnak Evleri adını taşımıştır. Kısa süre içinde büyüyen bu yer Boşnak Mahallesi adını taşımaya başlamıştır. Avdulah Mehmedoviç’in yazılarına göre bazı Boşnak muhacirleri kışlanın yakınlarında yer alan bayırda yerleştirilmiştir. Genelde kırsal bölgelerden gelen bu göçmenler kentsel hayata uyum sağlamakta zorluklarla karşılaşmıştır.
             1908 ve 1909 yıllarında Bosna-Hersek’ten göç eden nüfusun yerleştirilmesinden sonra mahallede yeni evlerin inşaati hakkındaki arşiv belgelerine göre: ‘Üsküp şehrinde, Çayır’ın Muhacir Mahallesi’nde belli sayıda ev bulunmaktadır. Bunlar zayıf malzemeden yapılmıştır ve bir çatı altında iki daire bulundurmaktadır. Bu evler Türk devleti tarafından belediye arazisi üzerinde inşa edilmiştir ve içine Bosna’dan gelen muhacirler yerleştirilmiştir. Bu göçmenleri çoğunluğu evlerini Üsküp’te Osmanlı iktidarın 1912 yılında sona ermesiyle birlikte terk etmiştir. Bir
bölümü Avusturya-Macaristan’a, obür bölümü ise Türkiye’ye göç edip gelecekte hiç dönmeyince bu evlere Üsküp’ün en yoksul kesimi taşınmıştır.’ 
            Çayır semtinin Boşnak Mahallesi’nde musalla veya namazgâh bulunmaktaymış. Bu tapınma yerinde açık gökyüzü altında Bayram namazları toplu olarak kılınmıştır.Bu yapı Osmanlı dilinde bir zamanki Üsküp belediye başkanı Salih Asim tarafından Osmanlıca dilinde yazılmış olan ‘Üsküp ve kırsalı tarihi’ kitabında namazgâh olarak anılmaktadır. Üsküp’te yer alan meşhur Muhacir Mahallesi bu şehrin Karşıyaka adını taşıyan, Vardar nehrinin
sağ kıyısında yer alan bölgede bulunuyor. Büyük sayıda muhacir ailesinin yerleştirilmesi amacıyla bu bölgede büyük sayıda evin inşaati başlatılmıştır. Tüm muhacir nüfusunun birikmesiyle birlikte burası Muhacir/Çerkes /Boşnak Mahallesi adını taşımaya başlamıştır. Muhacir Mahallesi adı ilk kez 1890 yılında Üsküp belediyesi isteği üzerinde bir Alman mühendisi tarafından yapılan kentsel plan haritasında kaydedilmiştir.Yeni inşa edilen bu mahalle ‘demiryolu köprüsüne’ kadar uzanıyormuş. Mahallenin inşa edilmesi başlangıç tarihi kesinlikle belli edilemiyor fakat Sırbistan ve Bulgaristan muhacirlerini göçe uğratan savaşlar (1876-1878) döneminde olduğu tahmin ediliyor.
            Üsküp Türk belediye başkanı Salih Bey’in tanıklığına göre 1908 ve 1909 yılları boyunca Bosna
Müslümanların barınması için muhacir evleri inşa edilmiştir. Bu mahalleler ve Üsküp’ün merkez ve çevresel mahalleleri hariç (Tophane, Çayır, Saat Kulesi, Payko Mahallesi, Karadağ Mahallesi vs.) Boşnaklar şehrin güneydoğu bölgesinde de yerleştirilmiştir.Vatanlarından kovulan bu nüfus muhacir komisyonları tarafından Üsküp Ovasın’daki köylere yerleştirilmiştir (Hasanbey, Ognançe, Mralino, Kadino Köyü, Miladinovçe (eski Hacılar), Mırşevçi, Umin Dol, Deladrovçe, Tekke, Ağa Köyü, Cidirim, İdrizova, Yürümler, Katlanova, Saramzalı vs.) ki ek olarak burada kendilerine yeni inşa edilmiş veya terk edilmiş evlerde barınak dahil verimli arazi ve
çiftlik hayvanları verilmiştir. Andığımız yerlerde ve Üsküp’ün diğer mahallelerinde 1912/13 dönemine kadar Boşnak millî elemanı sürekli olarak yerleşmeye devam etmiştir ki mahalleler ve yerleşim birimleri büyümeye devam etmiştir.
                Üsküp’ün doğusunda, bu günlerde Macari (Tür. Macarlık) olarak bilinen mahalle bulunmaktaymış.
Buraya, Kosova Ovası üzerinden kaçan, arasında Boşnak muhacirleri de bulunduran, Üsküp’e yerleşip gıda ve maddi yardım alan muhacirler yerleştirilmiştir. Muhacirler Üsküp hariç, İştip şehri ve İştip kazasına bağlı bölgelere yerleştirilmiştir. 1878 ve 1908 yılları döneminde bu bölgelerde büyük sayıda Boşnak muhacir vahaları kurulmuştur. Boşnak muhacirlerin yerleşmiş olduğu Fethiye bölgesinde yeni mahalle kurulmuştur. Bu mahalle ileride Boşnak Mahallesi olarak tanınmıştır. Bosna-Hersek’in Avusturya Macaristan tarafından 1908 yılında ilhak edilmesinden sonra Boşnak muhacirlerin tekrar göç etmesiyle birlikte bu İştip mahallesi iki kat büyümüştür.
Kumanova-Preşova bölgesindeki Nikulyane köyünde de Boşnak muhacirleri yerleştirilmiştir.
              200 civarında ‘Bosnalı’ Zletova bölgesinde, daha doğrusu Probiştip kırsalındaki Troolo (Boş. Trohlo), Ovçe Pole köyleri Dorfuliya (Lozovo), Tatarlı (Tür. Tatar Ovası, bugünlerde Milino) ve Sveti Nikole şehirlerinde yaşamıştır.
           Araştırmalara göre, göçe uğratılan Boşnaklar Makedonya’daki Çerkes-Tatar yerleşim bölgelerine yerleştikten sonra bu halklarla birlikte uyumlu Kafkas-Boşnak etnik muhacir toplulukları oluşturmuştur.Muhacir mahalleleri Makedonya’nın daha büyük köy bölgelerinde de bulunmaktaydı. Bunlardan biri de Makedonska Kamenitsa’nın kuzeydoğusunda yer alan Kostin Dol köyündeki Boşnak Mahallesidir. Bu köy, eski zamanlarda sürekli olarak yerleşen Boşnak muhacirlerin zengin tarihsel anıtlarından biridir. Ayrıcalıklı milli bünye olan Boşnak muhacirleri Berova bölgesine de yerleşmiştir. Burada ilk olarak yaşadıkları mülteci mülklerini farklı şekillerde büyütmüşlerdir. Güzelliği ve dağları meşhur olan Maleşeva bölgesinde Hersek’in Koreniçi köyünden ‘Sırp Müslümanları’ taşınmıştır. Bosna-Hersek’in çeşitli bölgelerinden gelen mültecileri Ustrumca bölgesinin Bezgaçe köyüne yerleşmiştir.
                Muhacir aileleri Kavadar ve Tikveş köyleri Bunarcık, Boyançişte ve Begnişte’de yaşamıştır. 1912 yılına kadar Boşnakların giyinme ve konuşma tarzı yerel Makedon, Türk ve Arnavut topluluğundan farklıydı. Fakat, bu dönemden başlayarak (1912-1918), Osmanlı Türkiye’nin iç bölgesinde olagelen nüfus göçleri esnasında, yeni ortaya çıkan savaşlarda katlanan ve değişik orduları tarafından seferber edilip (Osmanlı, Karadağ, Sırp) mücadele eden Boşnak muhacirlerin Üsküp Ovasın’daki köylerde sayısı gittikçe azalmıştır.
            Muhacirlerin Makedonya bölgelerindeki coğrafi, jeolojik, hidrolojik ve iklim koşullarına uyum sağlaması süreci zorluklarla gerçekleşmiştir. Bir sürü olumsuz etken uyum sağlamaları ve hayatta kalmaları için büyük önem taşımıştır. Sıcaklığın aniden değişimi, nemli hava ve bataklıkların yaygınlığı (Üsküp, Veles, Tikveş, İştip, Kumanova, Koçana, Zletova, Maleşeva, Ustrumca, Selanık bölgeleri vs.) yeni yerleşen nüfusu şiddetli şekilde etkilemiştir. Göç ettirilen ya da kendi inisiyatifi üzerinde göç eden Makedonya Boşnak muhacir nüfusu yeni yerleştikleri yerlede tamamen farklı yaşam ve iklim koşullarına çarptırılmıştır.
                Balkan Savaşları’ndan sonra büyük sayıda muhacir ailesi Osmanlı Türkiye’nin diğer bölgelerine, genelde Anadolu’ya doğru yollarına devam etmiştir. Muhacir yerleşim birimlerin hızlı şekilde terkedilmesi süreciyle Makedon mahalleleri ve kentleşmiş köy yerleşim birimlerin canlı görüntüsü de solmaya başlamıştır. Muhacir mahallelerin terk edilmesi Sırp iktidarının başlamasıyla (1912-1915) ve Makedonya’nın agresif şekilde kolonize edilmesiyle hızlandırılmıştır. Büyük sayıda Makedon köy ve şehir mahallelerin etnik yapısı farklı Sırp bölgelerinden gelen sömürgecilerin taşınmasıyla değişmiştir.

                                                          MUHACİRLERİN GÖÇ HAREKETLERİ

                 Boşnakların sürgünü, Balkanlar’daki heterojen İslâm nüfusunu XIX. yüzyılın ikinci yarısında kapsayan büyük göç hareketin birçok bölümünden sadece bir devamıymış. Büyük Doğu Sorunu (1875-1881) geçerek Balkan halklarının toplulukları, kaderleri için çözücü bir etkiye sahib olmuşlardır. Karadağ askerinin fetihlerini durduramayınca, Osmanlı askeriyle yürütülen kanlı ve şiddetli çarpışmalardan sonra (1875-1878) Boşnakların en önemli stratejik pozisyonları düşmanlar tarafından ele geçirilmiştir.
                  Böylece, Müslüman nüfusunun panik altında kaçıp ve yeni kurulan bağımsız millî devletlerden (Karadağ, Sırbistan, Bulgaristan ve Romanya) topluca ayrılması insanî krize sebep olmuştur. Yeni kurulmuş devletlerden kovulmuş ve ihtimam edilmemiş İslâm nüfusu, yeni ve daha güvenli koşullar arayıp Osmanlı devletinin iç bölumlerine çekilmeye başlamış, ki bu şekilde büyük muhacir kolları askeri ve ekonomi bakımından yüklenmiş Makedonya’yı bastırmıştır ve böylece bu yer bir buçuk milyon göçmenin muvakkat ya da devamlı muharebe meydanı olmuştur.
                  Muhacirlerde kaçmanın dehşeti ne kadar da etkili olsa sallanmış Osmanlı devleti iktisadında büyük
olumsuzluklara sebep olmuştur, çünkü iktidar büyük miktardaki akının sonuçlarını kararlı bir şekilde çözmek için münasebetli ve ölçülmüş duhul seçmek için hazır ve kabiliyetli değilmiş. Kendileriyle sadece hatıralar taşıyan muhacirlerin iktisadi ve sosyal problemlerini çözmek, sadece siyasi değil, insanî vazifesiymiş. Bu noktadan başlayarak iktisadi bakımından yüklü olan bu sorunu çözmek için ek araçlar aramak zorunda kalmıştır.

                 Çalışmamız, muhacirler ve onların uzun senelik dramatik kazaya uğramalarını ve Osmanlı iktidarın bu zor ve şüpheli durumla karşılaşması çabalarıyla ilgili olayları yaklaştırmanın bir yönüdür.Boşnak ve Makedon halkını mutlak hasara uğratan Berlin Kongre’nin (1878) kararları küçük halklar üstünde zorbalığın zaferini göstermiş. Kongre’nin dikte edilmiş kararları (madde 25) Bosna Hersek topraklarının ilhakını kestiriyor. Yürürlüğe geçirilmesi Müslüman elemanında şüphe ve gayrimemnunluğu arttırmıştır. Yani, Avusturya-Macaristan’ın yeni fetihçi siyaseti Boşnaklar’da, Osmanlı iktidarı vaktinde hazları olan gerekli itimadı, emniyeti ve imtiyazı kaybetmeyi temsil ediyormuş. Bosna-Hersek’in sosyal açıdan ayrılıp dağılması sebeplerinden biri, Gayrihristyan nüfusunun Katolikleştirilmesi tehlikesini hakkında devamlı olarak yayılan yanlış bilgileridir.Olaylar,
daha büyük yerleşme merkezlerindeki Boşnak-Hersek’li halkının Avusturya-Macaristan iktidarına karşı yürütülen başarısız silahlı hareketleriyle devam etmiştir. Memnuniyetsizliği en yüksek dereceye taşıyan, erkek nüfusunun genel seferberliğini kestiren, sözde yerel savunma kanunu (1881) imiş. Bu olaylar Bosna-Hersek nüfusunun, ayrıca Boşnakların temel sorunu oldu ve onlar sürekli Türkiye’ye taşınmak için istek aramaya başlamış. Karadağlılar tarafından yürütülen silahlı hareketler sonucu olarak ele geçirilen kentlerden ve ortamlardan kovulan Hersekli Boşnakların memleketlerine dönmesi çabaları giderek yatışmıştır. Böylece Boşnakların, önceden başlatılmış ve hâlâ Osmanlı devleti idaresi altındaki topraklara külçe göç ettirilmesi hareketleri devam etmiştir. Muhacirlerin Karadağ, Sırbistan, Kosova veya Arnavutluk’tan geçen devinim yönleri, kaçınılmaz surette, Büyük Doğu Sorunu süresinde gerçek bir demografik patlamaya uğrayan Makedonya’ya doğru gidiyormuş.
               Diğer taraftan, Berlin Kongresi’nin 23. maddesinin uygulanmasıyla Makedonya, Osmanlı Devleti çerçeveleri içinde kalmıştır. Muhacirler ile yüklü ve iktisadi bakımdan ezilmiş olan Makedon ülkesi için zor ve şüpheli zamanlar geliyormuş. Olagelen olaylar, yeni hamuleleri zor dayanan, savaşlardan ötürü yorgun ve fakirleşmiş Makedon nüfusu üzerine zararlı etkiler yapmıştır. Makedonya’da yerine getireceği için söz vermiş gerekli reformlar yerine, Osmanlı devleti sabit durumu korumak için çaba göstermiştir. Planlanmış yerlerden başka, ulaşan muhacirlerin aileleri Makedon Hristyan nüfusun evleri ve malikânelerinde yerleştiriliyormuş. Bu sebeplerden ötürü, bu tür asimilasyon ve sömürgeleşme siyasetinin uygulanmasına karşı Makedon nüfusu, protestosunu ve memnuniyetsizliğini, komşu ülkelere (Bulgaristan, Sırbistan ve Yunanistan) daha güvenli hayatî ve ekonomik koşulları aramak için göç ederek göstermiştir. Makedonya’ya karşı bu tür devlet ve iktisadi siyasetini yürüten Osmanlı İmparatorluğu, XIX. yüzyılın 90’ıncı yıllarında ve XX. yüzyılın başlangıcında, yerli Makedon halkının büyük bölümünü komşu ve okyanus ötesi ülkelerine sürükledi, çünkü muhacirlerin yerleşmesiyle, nüfus
daha fazlasıyla kendi topraklarına sıkıştırılımış.
                Muhacir Boşnak aileleri en büyük sayıda Üsküb’ün mahallelerinde veya etrafındaki köylerde, özellikle Hasanbey’de (bugünkü Çento) yerleştirilmiştir ki o yerde tüm Boşnak ortamlarından gelen mülteci guruplarını kaydedilebilmiştir. Zaman boyunca, Sırp sömürgeci politikasına karşı memnuniyetsizliklerinden ötürü, Türkiye’ye göç etmişlerdir ve orada Boşnak ailesi kalmamıştır.
               Boşnaklar, Jön Türklerin 1908. yılından tahta gelmesiyle büyük sayı içinde muhaceret edilmiştir,onların yerleşmesi ise Üsküb’ün etrafındaki çiftlerde ve Makedonya’daki diğer yerlerde gerçekleşmiştir. Bu dalgada asıl tabakasından, ağırlıklı olarak Bosna’nın kuzey bölgesinden ve başka yerlerden (Biyelina, Brçko, Bosanski Şamats, Tuzla, Saraybosna, Banya Luka, Bihaç vs.) büyük sayıda muhacir kaydedilmiştir. Muhacirlerin sayısını azaltan nedenlerden biri de farklı iklim koşulları ve hava sıcaklığıdır.Benzer şekilde bulaşıcı hastalıklar (malarya, tifo ve kolera) büyük sayıda Boşnak mültecinin ölümüne sebep olmuştur. Yine de, bu olayların doruğunda Boşnak muhacirlerin Makedonya’nın ayrı bölgelerinde yerleşilmesiyle sosyal ve maddi durumunun iyileşmesini öne sürmeliyiz. Verimli toprağın ve maddî yardımının elinden alınması, onların genelde ihlâl edilmiş iktisat standartının iyileşmesini imkânsızlaştırmıştır. Bu muhacir ailelerinin Anadolu ve Ortadoğu ülkelerine sürekli çekilmesi bu toprakların iklim ve diğer koşullarına alışmadıklarından da kaynaklanmıştır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok