Kayserili Boşnakları Tanıyalım » Boşnak Medya
SON DAKİKA

Kayserili Boşnakları Tanıyalım

Bu haber 21 Aralık 2015 - 19:53 'de eklendi ve 117 views kez görüntülendi.

Yazan: Fatma YENİAY

Kayseri’den sülalemize ikinci gelini alacaktık.İlk gelini isterken gidememiştim.Bu benim içimde ukde kalmıştı.Halbuki gitmeyi çok istemiştim

İşte önüme bir fırsat daha çıkmıştı.Bu sefer kesinlikle gidecektim.Kayseri’de Boşnaklar ve Boşnak Köyü..
Kimbilir nasıl yaşıyorlardı ? Geçmiş ile bağlantıları nasıldı ? Süreç onların yaşamını nasıl etkilemişti ? Bütün bu soruların cevabını aynı zamanda hayırlı bir iş yaparak öğrenecektim
07/05/1999 Perşembe günü babam İdris BAŞ( BAŞİÇ) ve düğün alayı ile birlikte yola çıktık.Halamın oğluna gelin almaya gidiyorduk.Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra Kayseri Yeşilihisar Başköy köyüne vardık.
Burada bizi Ali Demir karşıaldı.Kendisi 1930 doğumlu.Prijepolje’den ailesi 1924 yılında gelmiş.Hanımı Fatma Demir 1945 doğumlu.Atatürk Yunan’ı denize döker dökmez Kayseri’ye yerleşmişler.30 hane kadar geldiklerini ,şimdi ise 15 hane kadar kaldıklarını anlattı.Köyde sülale olarak adını hatırlayan sadece AYANOVİC ( Tuncerler) ler..Köyde Boşnakça sıkça kullanılmakta. özellikle 35-40 yaş arasında olanlar daha iyi konuşmakta.Çocuklar tam olarak konuşmasa da Boşnakçayı bilmektedirler.

İlk yorgunluğumuzun yandan çarklı kahveleri içerek attıktan sonra evlere paylaştırıldık.Yatağa uzandığım zaman kendimi bir garip hissettim.Bu insanlar Türkiye’ye bizden çok evvel gelmişler.Daha izole yaşıyorlar.İlk görünüşe göre kültürel özelliklerini hala koruyorlar
Bir an önce sabahın olmasını bekliyordum.İnsanları daha yakından tanıyacaktım.Kimbilir bizim bile İstanbul hayatında kopardığımız ,attığımız birtakım eski özellikleri görecektim.Belki de yaşamın her alanını değiştirmiş yeni bir toplumla karşılaşacaktım.Bu istek ve heyecanla yorgunluğumun etkisi ile uyumuşum Yanımda babamın olması işimi kolaylaştırdı.Çünkü geçmişe ait yaşamı benden daha iyi biliyordu.

İnsanlarla tek tek konuştuk.Kısa da olsa evlere misafir olduk.Gelenekler aynen korunmuş.Börek için bile patates haşlamaları ve yapılan patates böreği hiç değişikliğe uğramamış.Babam : evdeki eşyalar memleketin eşyalarının aynısı dedi.
DEMBELEK denen yastıkları görünce derin bir iç çekerek ” işte bizim memleket minderi ve dembelek yastık ” dedi.Tahta minder ve döşemeler ( Çerga ) her evde mevcuttu.
İkinci günü Fatma Durmaz ile görüştük.Yaklaşık 85-90 yaşında.Kendisi Yunanistan muahciri.Kocası Bosna’dan gelmiş.Yaştan doalyı ve bir oğlunu kaybettikten sonra nispeten Boşnakçayı unutmuş olmasına rağmen Boşnakçayı çok güzel konuşmakta.. Hatta orada daha koalyımıza geliyor diye babamla Boşnakça konuştular.Eltisinden Boşnakça ve Boşnak geleneklerini öğrenmiş.Hatta konuşma arasında ( Ibıko-İcedo ) diye bahsediyor.En sevdiği yemek Buraniya sa suhim mesom olduğunu ,halen kupus ve kaçamak yaptıkalrını anlattı.
Benim için çok karmaşık duygularla geçen iki-üç gündü.Geçmişle şimdiki zamanı kültür alışverişi içerisinde geçirmiş bir Boşnak köyünü yakından tanımıştım.Onlardan gelin aldık.Hatta kızlarımız hamarattır.İstanbula verebiliriz dünür olabiliriz dediler.
Çok misafirperverler ,dürüst ,çalışkan,kısacası Hersek-Bosna-Sancak yöresinin mayasını hala taşıdıklarını gördüm
Dönüş yolunda yeni bir yer tanıma,benim tarihimin canlı bir parçasını görme fırsatını bulduğumu düşünerek hüzün ve sevinci birlikte yaşadım.
Hüzün yüzyıllardan beri süregelen katliamlar ile başta Türkiye olmak üzere dünyanın her yanına dağılmış yöremiz insanları ve kaderi ;
Sevincim ise Kayseride tanıdığım Boşnakların huzur içinde çevresi ile diyalog kurmuş oalrak görmemdi..
Kaynak: Mektup Dergisi,Eylül 1999 Sayı 7,Sayfa 24-25

Editörün Notu: Kayseri Bosna Hersek Derneği Başkanı Naşit beyle yaptığım bir konuşmada şehir merkezinde ve Kayseri civarinda 1000 kadar Boşnak yaşadığını belirtmişti

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok