Dimja mı Moda mı ? » Boşnak Medya
SON DAKİKA

Dimja mı Moda mı ?

Bu haber 28 Eylül 2014 - 22:00 'de eklendi ve 88 views kez görüntülendi.

Genç kuşak Boşnak yazarlarımızdan Emel Kılıç ( Kalaç )’ın kaleminden .

Neredeyse 15. yüzyıla dayanan folklor kültürü  gerek yöresel kıyafetleri, gerek halk oyunları ve müzikleri ile günümüze kadar etkilerini taşımıştır. Kına gecelerinde hala dimija denen yöresel kıyafet (şalvar) giyilir, akordion çalınır, herkes bir arada eğlenir… Saymakla bitmez aslında, bunlar güzel geleneklerdir.
Her Boşnak gelininin Dimija’yı en az bir kere giydiğini söylersem yalan söylemiş olmam sanırım. Gösterişli, renk renk, ışıltılı, işlemeli bu kıyafetler aslında çok zahmetlidir. Önce gidip kumaş seçilir, gelin hanımla birlikte terziye gidilir diktirilir, işlemesi yapılır, ona uygun Svilenica (dimija’nın içine giyilen gömlek) alınır o da işlenir, bunlara uygun ayakkabı, mendil, kemer, taç seçilir. E bu işlemler bir kereye mahsus değil, onlarca dimija yaptıranlar da var. Damat adaylarını korkutmak istemem ama kısacası maliyetlidir bu iş. Annemin anlattığına göre eskiden 12 metre kumaştan yapılırmış ve şimdiki gibi çok fazla işleme, boncuk, süs yokmuş, dolayısıyla daha ucuza mal edilebiliyormuş. Kına gecelerinde şimdiki gibi 15-20 tane dimija değiştirmek de pek yaygın değilmiş; çok zenginse orası ayrı…

Peki ne oldu da o zamandan bu zamana fiyatı ve adeti arttı? Cevabı basit aslında; moda işin içine girdi. O dönem neydi moda olan bilmiyorum ama, modanın dimijalarımıza evrimi tattırdığını söyleyebilirim. Önceleri düz kumaştan dikilen sade dimija yerini altın yaldızlı boncuklu işlemelere bıraktı. Boşnak gelinleri bunu beğendi! Boşnaklığın şanından olacak ki, gösterişi, abartıyı seviyoruz kardeşim. O boncuklar işlemeler çoğaldı, gözlerimiz kamaştı; düğün salonlarındaki ışıklar ve meşhur altın takılar da işin içine girince kornealarımız hasar gördü(!). Bütün gelinler yarışır gibi, “en çok ben altın takmalıyım, en çok boncuklu ışıltılı kıyafet benim olmalı” diyor sanki.

Bunlara gerçekten gerek var mı snaho ( yenge, gelin )? Annelerimiz boncuksuz ışıltısız, üstelik sadece 2 ya da 3 tane dimija giydi de ne kaybettiler? Ben de kadınım elbet ama geleneklerin tamamıyla asimile olmamasından yana olduğum için eleştirilerim bu yönde. İncik boncuk devrinden sonra da yeni nesil moda tasarımcılarımız daha farklı daha marjinal tasarımlar yapmaya başladılar, moda bu ya hani ! O iş öyle olmaz, eski dimija’ların asaletini şimdikilerde bulamaz olduk ..

Sözün özü; bu kıyafetler bize mirastır, kültürdür, tarihtir. Elbette moda hayatımızın içinde ve her zaman olacak ama bunu geleneklere ve kültüre entegre etmemekte fayda var diye düşünüyorum.

 

Emel Kılıç ( Kalaç )

Kaynak: muhacirinsesi.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok