Çetnik İşareti mi.. Dini Sembol mü » Boşnak Medya
SON DAKİKA

Çetnik İşareti mi.. Dini Sembol mü

Bu haber 24 Temmuz 2017 - 4:00 'de eklendi ve 1.292 views kez görüntülendi.


İnsan icadı ürünlerin tamamı ortak amaca hizmet edemez. Einstein 1905 yılında atomun parçalanabileceğini öne sürerken, bunu ileride devasa derecede enerji ortaya çıkaran bir kitle imha aracı yapabilmek amacıyla kurgulamamıştı.
Keza bu silahın yapılması için Başkan Franklin Delano Roosevelt’e mektup yazdıktan sonra da pişmanlığını dile getirmişti: “Hayatımdaki en büyük hatayı Başkan Roosevelt’e, atom bombası yapılması için yazılan mektuba imzamı koyduğum an yaptım.”

‘TEK GERÇEK ORTODOKS’OLDUKLARININ İSPATI!
Dini sembol olan 3 Parmak İşareti’nin de ilk yapıldığı zamanlarda; ileride bir gün toplu katliamlara imza atan para-militer grupların simgesi olacağı, milliyetçiliğin kara baharında parlayacağı muhtemelen düşünülmemişti.
3 Parmak İşareti; Sırp toplumunun Hıristiyanlık’la tanıştığı dönemden itibaren günlük hayatın önemli bir parçası oldu. Hıristiyanlık’ta yaşanan mezhep ayrımlarının ardından Sırpların Ortodoks Kilisesi’ne bağlanmasıyla birlikte, istavroz ritüellerinde değişiklikler meydana gelmişti. Katoliklerin aksine -5 parmağı birleştirerek yukarı, aşağı, sol ve sağ yönlerinde tek tekrarla ‘Baba, Oğul, Kutsal Ruh’ söylemiyle beraber- Sırp Ortodoksları istavrozu; baş, işaret ve orta parmaklarını birleştirerek yukarı-aşağı-sağ ve sol yönünde çıkarıp 3 tekrarlı ritüel hâline getirmişti.
Bu ayrımın devamında Sırp soyluları ile halkı, dini yeminlerinde, günlük sohbetlerinde ve selamlaşma şekillerinde bu hareketi kullanmaya başladı. 3 Parmak İşareti’nin, Sırplar tarafından sahiplenilmesindeki en önemli noktalardan birisi de, ‘tek gerçek Ortodoks’ olarak kendilerini görmeleri ve bu bağlamda fark yaratma arzularının ortaya çıkmasıydı.

İSYANLARDAN KALAN MİRAS
Osmanlı Devleti’ne karşı, Balkanlar’daki ilk ayaklanmaların Sırplar tarafından başlatılması ile ‘Sırp kimliğini’ dışa vurma, isyanlarda halkı birleştirme, ayrıcalıklı gösterme çabaları da Üç Parmak’ın yayılmasına zemin hazırladı. İlk isyanlarda Sırp ayaklanmasının liderlerinden Karadjordje (Kara Yorgi), üç parmağını birleştirerek isyancılara ateşli konuşmalar yapıp, ‘birlik ve beraberlik’ mesajları vermiş; Bu dönemlerde Üç Parmak birleştirilerek yapılan hareket, dini anlamlarından daha farklı manalara gelecek şekilde kullanılmıştı. Karadjordje’den sonraki Sırp isyancılar da, Üç Parmak’ı aynı amaca hizmet edecek biçimde ve tarzda uygulamaya devam etti.

İSTAVROZDAKİ ‘ÖLDÜRÜCÜ’ DETAY
Birinci Dünya Savaşı’ndaki Pan-Slavist hareketlerin arasında Üç Parmak’a dair herhangi bir resmi bulguya rastlanmasa da, İkinci Dünya Savaşı’nda katliama uğrayan Sırpların diğer Hıristiyan halklardan ‘ayrılması’ adına bu hareket önemli bir kırılma noktası oluşturmuştur.
Bu noktada, bir anekdota değinmekte yarar var ki; İkinci Dünya Savaşı’ndaki köy baskınları esnasında, Katolik ve Ortodoks halklar, farklı istavroz ritüellerinden faydalanılarak birbirlerinden ayırt edilmiştir. Katliamlar da, bu doğrultuda gerçekleştirilmiştir.

‘MODERN’ FORMDA İLK KEZ 1988’DE GÖRÜLDÜ
Hareketin modern dönemde bir sembol hâline dönüşmesi ise, 1988 yılına dayanmaktadır. Söz konusu dönem, çok kültürlü ve çok bileşenli Yugoslav toplumunun derinlerine inen milliyetçi köklerin, gün yüzüne çıkışını temsil etmektedir. Srem’de yaşayan Sırplar, kendi şehirlerindeki Arnavut, Hırvat ve Sloven kökenli toplulukların 2 parmakları –orta ve işaret- ile yaptığı zafer işaretine Üç Parmak hareketi ile karşılık vermiş, böylece geçmişte birleşik olan parmaklar da ilk kez bu dönemde birbirinden ayrı hâlde kullanılmıştır.

‘ASIL MUCİDİ’ DRASKOVIC DEĞİLDİR
Yaygın inanışa göre, parmaklar birbirinden ayrı tutularak yapılan ilk Üç Parmak selamı Sırp yazar ve politikacı Vuk Draskovic’e mâl edilse de, Takovo İsyanı’nı betimleyen Paja Jovanovic’in tablosundan esinlenen ilk kişi o değildi. Bahsedilen tabloda, resmedilen Milos Obrenovic, ikinci ayaklanma sırasında halkı sağ elinin üç parmağını kullanarak selamlıyordu. Tarihçi Dragan Petroviç’e göre bu tablodan esinlenenler arasında Mirko Joviç ve Jovan Raskoviç de bulunuyordu. Ve asıl fikir de bu iki isme aitti.
Vuk Draskovic, bir röportajında 3 parmak ayrı tutularak yapılan ilk selamlamanın, 1990’daki bir parti toplantısında gerçekleştirildiğini söylemiştir. Draskovic’ten ilham alan parti destekçileri, iç savaş arefesinde Mart 1991’deki Belgrad sokak olaylarında ‘yeni formattaki’ selamı tekrar sokağa taşımıştır. Daha sonra ‘Sırp milliyetçiliğinin sembolü’ olarak da anılacak hareket, Yugoslavya İç Savaşı’nda Sırp paramiliter gruplarca da simge hâline getirilmiştir.

BOSNA KATLİAMIYLA ÖZDEŞLEŞTİ
Siyasi tansiyonun ateşlediği Sırp paramiliter gruplar, Bosna’da düzenledikleri katliamlar sırasında katliam mağdurlarına Üç Parmak selamı verdirmek için serçe ve yüzük parmaklarını keserek işkence yapıyordu. Aynı gruplar, baskın yaptıkları köylere ve yerleşim bölgelerindeki duvarlara Üç Parmak resmini çizerek iz bıraktı.

SPORA İLK GİRİŞİ DELİJE İLE…
Üç Parmak işaretinin Yugoslavya’daki spor alanlarına girişi, siyaset etkisi ve Sırp milliyetçiliğini perçinlemek adına Kızılyıldız Kulübü çatısı altında kurulan Delije taraftar grubuna dayanır.
Sırp Savaş suçlusu ve ‘Kaplanlar’ adlı örgütün başındaki Zeljko Raznatoviç nam-ı diğer Arkan, 1989’da kurulan Delije grubuna uzun süre liderlik yapmıştır. Hatta Yugoslavya’da iç savaşı tetikleyen Dinamo Zagreb-Kızılyıldız maçında çıkan olayların baş aktörleri de Arkan ve Delije grubudur. Üç Parmak selamı, Delije tarafından kitle hâlinde yeşil sahalara taşınmıştır.

IVKOVIC VE OBRADOVIC BÖYLE SEVİNDİ
Yugoslav İç Savaşı’nın son günlerinde Yunanistan’da gerçekleştirilen Avrupa Basketbol Şampiyonası ise, hareketin uluslararası platforma taşınmasına sebep oldu. Turnuvayı Dusan Ivkovic ve yardımcısı Zeljko Obradovic yönetiminde şampiyon tamamlayan Yugoslavya Milli Takımı, kürsünün 1. basamağına adım attığında bir anda iki ellerinin üçer parmağını birden havaya kaldırarak sevinç yaşadı. Üç Parmak hareketli bu sevinç esnasında, turnuvayı üçüncü tamamlayan Hırvat Milli Takımı kürsüde yer almamayı tercih etti.

PEJA SIK SIK SELAM VERİRDİ
Spor hayatında Üç Parmak’ın yer bulduğu ilk olaydan sonra ‘selamlaşma’ Sırp sporcular arasında son derece yaygın bir hâle geldi. Öyle ki bu ritüel, parkelerden yeşil sahalara, tenis kortlarından yüzme havuzlarına kadar birçok spor alanına girmeye başladı. Sırbistan’ı NBA’de temsil eden Peja Stojakovic, üç sayılık basketlerinin sevincini yaşarken sık sık 3 parmağını havaya kaldırırdı.
NBA’e adım attığı ilk günlerde kendisine ‘ağabeylik’ eden Stojakovic-Vlade Divac ikilisinden etkilenen Hidayet Türkoğlu dahi, milli forma altında Hırvat tribünlerine üç parmağını havaya kaldırarak tepki göstermişti. Yakın dönemde de Bodiroga’dan Teodosic’e kadar birçok Sırp basketbolcu, bu hareketi sevinç gösterileri ve selamlaşmalarında kullandı-kullanıyor.

KEZMAN, FENERBAHÇE’DEYKEN YAPTI
Kariyerinde Fenerbahçe’de de görev yapan Sırp golcü Mateja Kezman, sarı lacivertli forma ile attığı bir gol sonrası sevincini Üç Parmak İşareti ile yaşayınca, taraftar tepkilerinin odağında yer almıştı.

DJOKOVIC’İN ‘GALİBİYET SİMGESİ’
Tenis kortlarında kazandığı zaferlerin, “Tüm Yugoslav halkları için” olduğunu dile getiren Sırpların dünyaca ünlü tenisçisi Novak Djokovic, neredeyse galip tamamladığı her maç sonrası yine Sırpların simgesi olan Üç Parmak İşareti’ni yapmaya devam eden isimler arasında yer alıyor. Öte yandan Sırpların büyük zaferlere imza attığı su topu milli takımı oyuncuları da galibiyetlerinin ardından bu ‘milli selamı’ sıkça veriyor.

TOŞİÇ’İN BAŞI ÇOK AĞRIDI
Üç Parmak selamı ile en son gündeme gelen sporcu ise tanıdık bir isim; Duşko Tosic… Beşiktaş’ın sol beki, Sırbistan Milli Takımı’nın Arnavutluk deplasmanında 2-0 kazandığı maçta gol sevincini ‘milli sembol’ ile yaşayınca epey başı ağrıdı.
Öyle ki Gençlerbirliği’nde oynadığı dönemde Kosovalı bir tercümanla çalışan, takımdaki en yakın arkadaşı da Boşnak Ermin Zec olan Tosic bile gelen tepkilerin ardından bir açıklama yapmak zorunda kaldı. Sırp futbolcu, hareketin bir militan sembolünden ziyade üye bulunduğu toplum arasında bir selamlaşma ve zafer ifadesi olarak yer aldığını belirtti.

‘ÜÇ PARMAK’IN ANLAMLARI…
* Sırplar için Üç Parmak, “Baba, Oğul ve Kutsal Ruhu” simgeler.
* Ortodoksların istavroz ritüeli de birleştirilen üç parmak ve üç tekrardan oluşuyor.
* Üç Parmak, Sırplar için saygıdeğer kişilikler olan, Aziz Sava, II. Petar Petrovic-Njegos ve Djordje Petrovic’i de sembolize ediyor.

PEKİ KİM BU ŞAHSİYETLER?
Aziz Sava (1174-1236)
Sırplar için en kutsal, tarihsel ve dini lider. Sırp prens, Ortodoks keşiş, Otosefal Sırp Ortodoks Kilisesi’nin ilk Başpiskoposu, Sırp hukukunun ve edebiyatının kurucusu ve diplomat.

Djordje Petroviç (1768-1817)
Nam-ı diğer Karadjordje (Kara Yorgi) Osmanlı Devleti’ne karşı Sırpların başlattığı ilk ayaklanmanın lideri ve sonradan bağımsızlığını kazanan Sırbistan’ı uzun süreler yöneten Karayorgeviç hanedanının atası.

II. Petar Petrovic-Njegos (1813-1851)
Karadağ prens-piskoposu. Hükümdarlığı süresince Karadağ’da çok sayıda reforma imza attı, jandarma örgütünü kurdu, okullar açtı, Karadağ’daki ilk basımevini kurdu. Osmanlı Devleti’ne karşı isyanlar örgütledi. Aynı zamanda başarılı bir şairdi.

ÇETNİKLER HAREKETİ
II. Dünya Savaşı’nda işgalci Mihver kuvvetlerine ve Hırvat işbirlikçilerine karşı direnmek amacıyla ortaya çıkan, ama daha çok Partizanlar olarak bilinen Tito’ya bağlı komünist gerillalarla çarpışan radikal milliyetçi, monarşist Sırp gerillalar. Yugoslav İç Savaşı’ndaki bazı paramiliter gruplar da Çetnikler’in izinden gitmişti. Günümüzde hâlen, Sırp toplumunun belli bir azınlığında düşünce ve hayat tarzı olarak yaşatılan bir olgudur.

Çetnik bayrağında ne yazar?
Amblem üzerinde, “Kral ve Anavatan için” altında ise, “Özgürlük veya Ölüm”.

Yazan: Fatih Šabović & Cengiz Han Muratović
Twitter: @fatihsabovic & muratogluc

Tojetoturska Sitesi

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok