Bulgaristan'da ki Boşnaklar » Boşnak Medya
SON DAKİKA

Bulgaristan’da ki Boşnaklar

Bu haber 27 Kasım 2014 - 11:53 'de eklendi ve 213 views kez görüntülendi.

Aslında ben Boşnakları aynı kültürü paylaştığımızdan ötürü bizden ayrı görmem. Buradan giderek yazıda yazılanlarda bir şey iddia etmek gibisinden bir saplantım yoktur.

Halamın eşi, kendisi Vardar Düklüğü Müftüsü olan ve Krallık Yugoslavya’nın son yıllarında eski harflerle Sırpça- Türkçe yayımlanan “Yeni Hak” gazetesinin sahibi H. Ramiz ef. Palevats Boşnak’tı… Rahmetli Kemal Amcamın eşi Boşnaktı… Rahmetli Kemal Dayımın eşi keza Boşnaktı… Rahmetli kayın validem Boşnaktı… Aslında ailemize bir türlü Boşnak olanlar girmişti. Eşim babadan Türk, anadan Boşnaktır. Dahası babasının çok erken ölmesi nedeniyle tamamen Boşnaktır diyebilirsiniz! Bu saydıklarımın hepsi Türkçe konuşan kişilerdir. Kayın validem öldü gitti: “Ben Türküm” derdi, orada kalırdı.

Sonra, rastlantı olarak Bulgaristanlı biriyle tanıştım. O zaman olan oldu. İnternet dilinde verileni Boşnak olarak okudum. Kendisine sordum. Düşündüğüm doğrulandı. O, Bulgaristan’da bulunan “Bosna (Босна)”  köyü doğumludur. Burası Bulgaristan’da Silistre şehrine bağlı bir köydür.

O bana bunu yazarken dilimizde benzerlik fark ettim. Onlarda da şehre “kasaba” deniyordu. Kendisi Türk, eşiyse Bulgaristanlı olup, ancak Müslüman ve Türk Boşnak soy adını taşıyan biriydi. Haliyle bayan arkadaşım da onun soy adını taşımaktaydı.

Silistre deyince, aklıma Namık Kemal’in “Vatan yahut Silistre” piyesi geldi. Namık Kemal, bu ilk piyesinde vatanperverlik ve kahramanlık duygularını işlemekte ve halkta bu duyguları harekete geçirmek istemektedir. Dram 1853 yılında, Osmanlı Devleti ve Rusya arasında başlayan,
Kırım Savaşında gönüllü olarak cepheye giden sevgilisinin ardından, cephede onunla beraber bulunmak ve onunla aynı kaderi paylaşmak için asker kıyafetine girip, Silistre müdafaasına iştirak eden genç bir kız ile genç bir adamın aşkı etrafında gelişir. Eser, Türk askerinin vatan uğruna
gösterdiği fedakârlığı canlandırır.

Kaynak kişiden edindiğim bilgilere göre, bir zamanlar Silistre ’nin adı Dorostol’muş (Доростол). Onun yaşadığı ve Türklerin Akkadınlar olarak adlandırdıkları Dulovo (Дулово) kasabasıdır. Akkadınlar, Silistre’nin 40-45 km. uzaklığındadır. Silistre, Almanya’nın Şvartsval dağlarından gelen Tuna nehri kıyısında olmasıyla da önemli bir yerdir.

Beraberce Bulgaristan’da Boşnaklar konusunu araştıralım teklifinde bulundum. Hemen kabul etti. Araştırma, içi bir kuyunun kazılmasına benzediğinden kendisini bu işe hazırlamalıydım. Bir ileti yazdım:
” Hemen her şey bulunur duygusuna kapılma. Bazen araştırmalar yıllarca sürer… Ama inancınızı kaybetmeyin. Her şeyin ardında görmediğimiz bir şey mutlaka vardır. O şey bizim istediğimiz şey midir?
Birinin ya da bir tarafın yolumuzu şaşırtmak için koyduğu bir şey de olabilir. Araştırmacı aldanan kişi değildir. O avcıdır. Yabancının koyduğu aldatıcı bilgiyi ayırmalıdır…

Araştırmaya başlıyoruz:
1. Senin soyadın Boşnak… Türkçede yazılışı benim yazdığım gibidir. Sen onu internete uygun diye Boshnak yazıyorsun. Makedonca yazılışı: Бошнак.
Bulgarca yazılışı nasıldır? Görüyorsun sorularım kendiliğinden doğuyorlar!
2. Köyünüzde Boşnak soyadlı iki sülale var diyorsun. Sülale dediğine göre, aralarında kan bağı yoktur. (Varsa bizi başka yola götürecek bu!) Varsayalım yok! Demek bu rastlantı değildir.
3. Onlar sayıca o kadarsa, zamanında köyünüze yerleşmişler. Onlar kesinlikle o köyden değildir.
4. Bulgaristan’ın değişik yerlerinde başka Boşnak soyadlı sülalelerin var olduğunu işitmişsin diyorsun. Onlardan bari biriyle tanışma fırsatın oldu mu? Cevap beklerken bildiklerimi yazdım kendisine: Boşnaklar Bosna’yı kuran bir boydur. Karpat dağları üzerinden gelen Slavlar anılırken onların sözü olmadığına göre, Slav kabul etmek doğru olmaz. Ancak inanç farklılığından anılmadıkları varsayılabilir. O yıllarda milletler yoktur. Millet kavramı 17. yüzyılda belirmeye başlıyor…

Konuyu araştırdığımızda o, bizi Bosna Kralı Tvırtko’ya götürecek. Dahası doğudan gelen Türk boyu Peçenekler genelde paralı asker olarak geçimlerini sağladıklarından, Kral Tvrtko’nun 10.000 Peçeneği paralı asker aldığı bilgileri vardır. Bana sorarsan, o zaman için o sayı gerçekten büyük bir sayı! Peçenekler zamanla onlarla kaynaşırlar. Yerli toplumla karışırlar. Onların tek tanrılı dini olan Bogomilliğe geçerler.
O zaman başka bir durumun açıklanması gereği duyuldu:
Bogomillik nedir?
Ona cevap vermeye çalışayım: ” Adını Bulgar rahip Bogomil’den alan heterodoks Hıristiyan mezhebi. 10-15 inci yüzyıllar arasında etkili olmuştur. Bazı kuralları Katolikliğe aykırıdır. Teslisi kabul etmezler. Haç onlar için iyi bir şey değildir. Üzerinde işkence ve kan lekeleri vardır. Boşnak’ ların da Müslüman olmadan önce Bogomil mezhebine bağlı olduğu söylenir. Bu sözcük eski Yunanca’da “saf, temiz” anlamına gelir. Ancak bu mezhebe bağlı olanlar, Fransa’da kral Robert tarafından şiddetle cezalandırılmış ve yakılmıştır. 11 inci ve 12 inci yüzyıllar bu mezhebin Provence, Languedoc ve Kuzey İtalya’da en etkin olduğu dönemdir. Bugün artık sayıları yok denecek kadar azalmıştır.

Kaynak kişinin yazmasını beklerken durmadım. İnternette bildiğim grup ile kişilere yazıp Bulgaristan’daki Boşnaklarla bilgiler istedim.
“Boşnaklar’da Osmanlının ılımlı politikası nedeniyle daha iyi tanıyarak kabul etmişler ve Müslümanlığı seçmişlerdir. Doğru, konu bu değil zaten benim bunu yazma amacım şu idi: Boşnakların daha önceden Bogomil inancından olması nedeniyle Bulgaristan’ın kuzey bölgelerinden bu bölgelere doğru göç etmek zorunda kalmış olması, bu teorinin temel etkenlerinden biridir. Ben buna istinaden yazdım: bunu kabul etmiyorum
Ayrıca Bulgar Bogomilleri ile çok büyük bir ilişkileri olduğuna veya oradan göç ettiklerine inanmıyorum.

Bogomil Boşnakların mezarlarında haç yoktur, ama Bulgar Bogomiller’de vardır. Bulgar Bogomiller neden Müslüman olmadılar? Kaldı ki, kabul etsinler-etmesinler) Bulgarlar aslen Türk’tür.
Katılmadığım nokta Bulgar Bogomillerle Bosnalı Bogomillerin aynı menşeli olduğunu söylemenizdir…” Haberleşmede bir yanlış anlaşılma vardı. Ama bana verilen bilgiler de yok değildi. Sondan cevaba geçeyim. Ben bir yerde Bulgarların aslen Türk olmadıklarını söylemedim.
Dahası Bulgar Çarı İvan Şişman’ın sarayında Türkçe, konuşulan dildir. Sonra ben sadece Bogomillikten bahsettim. (sözün aslı: Bogumil olmalı. “Tanrının sevdiği kul” anlamını taşır!)
Bu arada başka birinden aldığım bir iletiyi size de aktarayım. Edirne’ li ve Boşnak kökenli olan bir dostuma da yazmıştım. Ancak ondan gelen cevap: “ Ben Boşnak olmama rağmen Bulgaristan’da ilk sefer Boşnakların olduğunu anladım!”, gibiydi.

Kaynak kişi: Müsebbiye Boşnak

kaynak: http://guvenilirblog.blogspot.com.tr/2010/12/bulgaristanda-bosnaklar-1.html

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok