SON DAKİKA

Bosna’nın Osmanlı Sonrası Müslüman Sivil Toplum Kuruluşları

Bu biyografi 25 Temmuz 2017 - 1:21 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Zeynep Işıl Hamziç Boşnak Medya

Bosna’nın Osmanlı Sonrası Monarşizm Yugoslavya’sında kurulmuş olan Müslüman Sivil Toplum Kuruluşları  (1918-1945) :

Bu makalemizde Balkanlar Yarımadasında, Osmanlıdan sonraki Müslüman halkın, (Boşnakların, Arnavutların, Türklerin, Romenlerin) yaşamış oldukları bölgelerde, ağırlıklı olarak (Yugoslavya Devletlerini: Slovenya, Hırvatistan, Bosna Hersek, Karadağ, Sırbistan, Makedonya, ( özerk bölge, günümüzde bağımsız devlet Kosova)) vermiş oldukları mücadeleleri ve bu mücadelenin neticesinde kurmuş oldukları sivil toplum kuruluşlarını iki kısımdan sizlere aktarmaya çalışacağız. Bu süreç 1918-1941 yılına kadar ki kısmı oluşturmakta.

 1830 yılında Yunanistan, 1878 yılında Sırbistan, Karadağ ve Romanya Devletleri’nin bağımsızlığı, 1878 yılında Bosna’nın ayrılışı ve Avusturya-Macaristan Devleti’ne dahil edilişi, 1908′ de Bulgaristan Devleti’nin bağımsızlığı ve 1912′ de Arnavutluk’un bağımsızlığıyla birlikte, Osmanlı Devleti tamamen bu topraklardan ayrılmaya mağruz kalmıştır.

I. Dünya Savaşı’ndan sonra Sırbistan ve Karadağ Devletleri yeni bir oluşumun içinde yer alırlar.Bu oluşumun ismi Sırp-Hrvat-Sloven oluşumudur. Bu oluşum ismini Yugoslavya Kraliyeti olarak değiştirip 1941 yılına kadar varlığını sürdürmüştür.

Bu süreç içerisinde Osmanlı Devleti’nden sonra bölgede yaşayan Müslümanlar (Boşnaklar, Arnavutlar, Türkler) dönem dönem içerisinde kendilerine zaruri gördükleri bazı faaliyetleri oluşturmaya karar vermişlerdir.Bu tarz çalışmaların en yoğun olduğu yer hiç şüphesiz Bosna Hersek olmuştur.Boşnaklar, Avusturya Macaristan döneminde, kendi milli ve manevi kimliklerini korumak icin teşkilatlanmaya başlamışlardır.Aslında işin özünde Avusturya-Macaristan Devleti’nin Boşnaklara vermiş oldukları bazı haklardan kaynaklanmaktadır.

Osmanlı Devleti’nden Boşnakların bağını koparmak için, bir çok sivil toplum kuruluşlarını kurmaya ve kendilerine has kültür yaşam tarzını benimselerine, İstanbul’a bağlı kalmak için ihtiyaç duymamaları için büyük toleranslar Müslümanlara karşı gösterilmiştir.

Bunlardan ilk Sejh-Ul İslamin 9 Şubat 1882 yılında, Saraybosna Müftüsü olan Hadzi Hilmi-fe. Omeroviç’e, Boşnakların dini ve şeriat hükümlerinde kararları vermek için görevlendirilmiştir.

Hilmi ef. Omeroviç çok iyi eğitim almış bir  Boşnak ulemasıdır. Avusturya Macaristan Maliye Bakanı Benjamin Kallay Hilmi ef.Bosna Hersek’in bağımsız ilk Diyanet İşleri Başkanlığına en uygun aday olduğunu işaret etmiştir. 13 Ekim 1882 Yılı’nda Bosna Hersek’in ilk Reis-ul Ulema (Diyanet İşleri Başkanı) seçilir ve Boşnakların manevi lideri olarak İstanbul’a artık bağlı kalmadan ayrı faaliyet göstermeye başlamıştır. Bu şekilde Osmanlı Devleti’nden sonra Bosna’da yaşayan Müslümanlar ilk resmi kurumlarına sahip olurlar.

Diyanetin oluşumu, başta Reis-ul Ulema olmak üzere, mütevveli ve Ulema meclisinden oluşan bir ekip kurulmuştur.Bu ekip artık bölgedeki Müslümanların dini vakıflarla ilgili konuları mahkeme ve eğitim durumunu üstlenmiştir.Bu şekilde Avusturya-Macaristan Devleti Boşnakların (Müslümanların) dini ve administrasyon yönetimini Osmanlı Devleti’ne bağlı kalmadan sağlamışlardır.

1900 yılında Boşnakların ilk legal oluşumla kurulan milli kültür dergisi “BEHAR” faaliyete geçmiştir.Derginin kurucuları, Bosna Müslümanlarının önde gelen edebiyatçılarından ve enteklektüel kesimden oluşuyordu. Bunlardan en önemli isim ise hiç şüphesis Boşnak Edebiyatçısı, ayrıca girişimci tavrıyla Boşnakların milli refleksinin Osmanlıdan sonra hala ayakta tutmak için ciddi manada mücadele vermekle bilinendir.

Safvet beğ Basagiç’in ile birlikte dergiye büyük katkı sağlayan iki isim daha vardır. Edhem Mulabdiç ve Osman Nuri haciç, bunların yanında ise editörlük yapan Mehmed Cemaludin Causeviç (1907), Musa Cazim Catiç (1908) isimler bulunmaktadır.

Behar Dergisi, Müslümanların en etkili gücü haline gelmişti.10 yıl faaliyetini sürdürebilmiştir. Dergi, Boşnakların milli konularından dini etkinliklerine kadar geniş bir konu yelpazesine sahipti.  2 hafta da bir çıkan baskısı ile bilinçlendirme açısından çok önemli idi. Bu dergi sayesinde Boşnaklar çok rahat bir şekilde, dertlerini paylaşıyorlardı, fikir alışverişinde bulunuyorlardı.Dergi sayesinde enteklektüel kesim, müslüman halkın bilincini hep canlı tutuyordu. 1910 yılına kadar faaliyetini kesintisiz  sürdürmüştür. 1910 yılında, Hırvat rejimine karşı yazıları iddiası ile bölgede huzursuzluk çıkartma endişesinden, derginin faaliyetlerine Avusturya-Macaristan Devleti tarafından durdurulmustur.Derginin aktivitesi tekrardan 1 Mayıs 1927 Yılında isim değişİkliği ile baskıya başlamıştır.Bu sefer ismi “YENİ BEHAR” olmuştur.

Bu isimle 1945 yılına kadar faaliyetini Monarşizm Yugoslavya’sında devam ettirmiştir. Dergi, sadece Bosna sınırları içerisinde değil, Hırvatistan’da ve Sancak Bölgesi’nde yaşayan müslümanlara da ulaşmış, okunmasına çok değer verilmiştir. Bu şekilde Boşnak uleması ve enteklektüel kesimi  Balkanların Müslüman Boşnak kesiminin maddi-manevi bütünlüğünü muhafaza etmek için büyük rol oynamıştır.

Avusturya- Macaristan yönetimindeki Bosna’nın en önemli diğer bir sivil toplum kuruluşu hiç şüphesis 1903 yılında legal bir oluşumla kurulan “GAYRET” olmuştur. Gayret, kuruluşunun amacı Avusturya-Macaristan döneminde lise ve üniversite okumaya başlayan Müslüman  öğrencilere destek çıkmaktı. Gayret’in kuruluş tarihi 20 şubat 1903 yılı olmuştur. Kurucuların önde gelenlerinden hiç şüphesis tekrardan Safet beğ Basagiç ve Ethem Mulabdiç gelmektedir.

Gayret’in kurulmasıyla Bosna’da kültürel ve sosyal faaliyetler çok daha artı.Saraybosna’nın dışında Mostar’da, Tuzla’da, Banja Luka gibi büyük şehirlerde de aktif olmaya başlamıştır.  Oluşum olarak Gayret Lise öğrencilerine burs ve yurt hizmeti en başta gelen faaliyet sıralarına yerleştirmiştir. Akabinde bazı zanaatkarlara ve kalfalara maddi destek de oluyordu.Gayret’in bütün çalışma sistemi, kurulmuş oldukları statüye bağlıydı.İlk statü 1903 yılında kararlaştırılmıştır.İlk değişiklik ise 1905, akabinde 1908 ve 1911 yılında yıllarında.  Gayret’in burs verme kriterleri, Komisyonunun vermiş olduğu kararlarla netleşiyordu ve bu tamamen derneğin bütçesine bağlıydı. Statüye göre burs imkanı “Bosna’da İslami İlimler” bölümünde okumak isteyen öğrencilere yer verilmekteydi. Bu şekilde dinini, örf ve adetlerini korumak için daha da çok öğrenciye ve genç nesile ulaşabiliyorlardı.Yurtta kapasite dolu olduğunda, yurtta kalamayan öğrenciler için, Gayret Derneği, onları maddi durumu iyi olan müslüman ailelere yerleştirip, hem onların maddi sıkıntılarını gidermiş olup hem de onları daha da kontrol altında tutabiliyorlardı.   Fakat Bosna’nın dışında Avusturya-Macaristan Devleti’nde de okumak isteyenlere imkan sağlanıyordu.

Gayret’in diğer faaliyetlerine göz atarsak, yıllık takvim basma faaliyetlerini de zikretmemiz gerekir.Akabinde de Gayret bir dergi ismiyle de daha da faaliyetlerini genişletecekti. İlk takvim 1906/7 yılından 1915 yılına kadar faaliyetini sürdürmüştür. 1915 yılından kesilerek 1936 yılında tekrardan basılmaya başlamıştır ve bu 1941 yılına kadar devam etmiştir.

Bu takvimler genelde takvim bilgileri dışında yazılmış olan farklı farklı metinlerden oluşan  siyasi içeriği bakımından en iyi kültürel eserleri yayınlıyordu.

İlk aylık dergi basılışı 1907 yılında Gayret ismi ile gerçekleştirlmiştir.Genelde Latince ve Kirilce kullanılan alfabe, Yugoslavya bilinci altında iki veya üç sayfadan oluşan siyasi düşünceleri aktarıyordu. 1910 yılında  Osman Cikiçyonetiminde ise dergi islami oryentasyonla bir edebiyat dergisi haline dönüştürüldü. Bu aktivite 1914 yılında ilk defa Yugoslavya rejimi tarafından durdurulmuştur.1921-1941 yılları arasında bu dergi çok güçlü bir konsepte sahip olamadı ve maalesef dergiden bülten konumuna düştü.

1928 yılında Gayret oluşumu yeni bir kütüphaneyle Boşnak Müslümanların hayatına girer. Bu kütüphanenin bünyesinde 1935 yılına kadar Boşnak manevi ve milli sorumluluklarını anlatan 18 defter  yayınlanır.

1921 yılında Gayret oluşumunun kanunlarına göre bu faaliyetleri Bosna Hersek’in dışında yaşayan müslümanlar bölgesinde de aktif etmeye başlamışlardır.Genelde Bosna Hersek’in sınır bölgeleri Sancak ve Karadağ faaliyetleri için ön plana çıkmaktaydı.Gayret’in yayılması için hiç şüphesis en büyük desteği veren Bosna Hersek (Rijaseti) İslam Birliği vermiştir. 1922 yılında Gayret Beyelo Pole, Priboy, Priyepole, Plevla, Yeni Pazar gibi Sancak Şehirlerinde Bosna Şehirlerinde de olduğu gibi aynı amaçla faaliyete açılmış, yerel müslüman halkı tarafından merakla takip edilmiştir.

Sonuç olarak Gayret oluşumunu analiz ettiğimizde, Yuguslaya’nın monarşizm dönemindeki müslümanların aktifliğini ve mücadelelerini görmemiz mümkündür. Günümüzde de Gayret ismi ile hala devam eden oluşumlar mevcuttur.

         28 Eylül 1912 Yılında Yugoslavya’nın Müslüman kesimin en yoğun yaşadığı yer Bosna Hersek’te, Bosna uleması tarafından  resmi olarak bir kurum daha kurulmuştur. Bu kurumun ismini “İLMİYE” olarak almıştı ve Yönetim Kurulunda başta Mehmed Cemaludin ef. Causeviç olmak üzere geniş  bir enteklektüel  kadroya sahipti. İlmiye’nin amacı genç nesiller başta olmak üzere Bosna Hersek’te yaşayan müslümanlara mektep dersleri ve dini eğitim sağlamak olmuştur. Bunun yanısıra müslümanların dini ibadetlerini yerine getirmeleri için büyük faaliyet göstermiştir.Muallimlerin  maddi imkanlarını güçlendirmek için zengin olan zanaatkarların imkanlarını korumak ve eşleri vefat etmiş dul  kadınlara maddi yardım imkanı sağlamıştır. Aynı zamanda İslama karşı yapılan propaganda fırsatlarında da halkı bilinçlendirmeye yükümlü olmuştur.1913 yılında İlmiye kurumu çatısı altında yeni bir dergi ortaya çıkarmışlardır. Bu derginin “Yeni Misbah” ismi  olmuştur. Derginin amacı Bosna Hersek sivil toplu kuruluşu olan İlmiye’nin faaliyetlerini kayda almaktı. Fakat bu derginin çıkartılması çok uzun sürmedi.Derginin arkasından İlmiye tarafında iki kitap daha yayınlandı. Birincisi Hamdi Muliçin  “Eğitimimiz için  Reform” ve ikincisi Muhamed Tevfik Sidki’nın kitabi ” Din ve Sağlıklı mantık” eserleri idi.

Birinci Dünya Savaşı’nın yaklaşması  İlmiye’nin ve diğer sivil toplum kuruluşlarının Bosna müslümanlarının durumunu düzeltmek için sürdürdükleri faaliyetleri tamamen zayıflatmıştı. Savaş esnasında İlmiye kuruluşu faaliyetlerine son vermişti.Savaş sonrası ise bu kuruluş ve diğer kuruluşlar tekrardan aktif haline dönmüşlerdir.Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra İlmiye çatısı altında bir çok daha dernek Bosna’da açılmıştır.Bunlardan bazıları; Bosna Hersek’te Şeriyat Hakimleri Derneği, Dini Görevliler Derneği “Mirkat” ve diğerleri.

         1936 ile 1937  yılında İlmiye’nin çatısı altında yeni bir oluşum daha kurulmaktadır. Bu oluşumun ismi El Hidaye olarak konulmuştur.El Hidaye’nin merkezi Saraybosna’ydı, ilk başta bir dernek olarak faaliyete sürdürmeye başladı.İkinci bir aşamada da kurulan yeni bir dergi faaliyetleri, ismini El Hidaye olarak almıştı.Bu kuruluşun asıl amacı Yugolavya Dönemindeki müslümanlarının dini ve tarihi kitaplarını incelemekti.Okullarda okuyan müslüman öğrencilerin okumuş oldukları ders kitaplarında Sırplar açısından tarih bilgisi aktarılmaktaydı.Ali ef.Aganoviç’in başlatmış olduğu büyük Saraybosna Ulema meclis toplantısında, bu konuyla alakalı ciddi bir çalışma yapılmasını dile getirdi.Bu toplantıda da alınan karar ise bütün bölgede ulemanın daha çok aktif olması yönünde idi.

1936 yılında Saraybosna da yapılan büyük toplantıda El Hidaye kurulu statüsüne 8 tane yeni madde daha ekleyerek faaliyetlerine devam edecekti. Bu maddeler şöyle sıralanmakta idi:

1)                 Dini ve Sosyal yaşamları için müslümanların daha da kalkınması gerektiği için, camiilerde vaazların ve sohbetlerin kesintisiz devamına;

2)                 Müslümanların ticaretinin kalkınmasına ve ticaret esnasında birbiriyle dayanışma içerisinde bulunmasına;

3)                 Bosna Riyaseti’nin maddi durumunun güçlenmesi için maddi gelir sağlanmasına ve vakıf sermayesinin daha dikkatlice kullanılmasına;

4)                 Halk arasında büyük propaganda yapıp El Hidaye Derneği’nin daha da çok üyeye ulaşmasına;

5)                 El Hidaye çatısı altında gençlere yönelik dini ve sosyal faaliyetler için yeni imkanlar oluşturmasına;

6)                 Kültürel ve eğitim açısından zaruri olan Bosna’nın ve Bosna dışındaki devletlerle yüksek eğitimli kişilerle temasa geçip, eğitim kalitesinin arttırılmasına;

7)                 El Hidaye’nin oluşumunun halk ile derneğin arasında ki köprü (imam ve muallim) olan kişilere her yönüyle destek verilmesine;

8)                 El Hidaye Dergisi’nin basılması ve bu dergi İslam dininin kuralları çerçevesinde halk arasında propaganda yapmak için kullanılmasına

kararini almışlardır. Bu 8 maddeye bağlı  İlmiye çatısı altında ki El-Hidaye Teşkilatı Yugoslavya’da faaliyet göstermekteydi.

El Hidaye Teşkilatı 1945 yılına kadar faaliyetteydi ondan sonra Bosna Hersekte diğer devletler gibi Sosyalizm Dönemine giriyordu. Bu süreç içerisinde El Hidaye, Ulema kurumu olarak faaliyet gösterdiği için yasaklanmıştı.Onun birçok enteklektüel yöneticileri ve üyeleri, uzun yıllara dayanan hapis cezasına çarptırılmıştı.Bunlardan bazıları Kasım Dobruca, Ibrahim Trebinjac, Muhammed Trayalac ve diğerleridir.

         1913 yılında Bosna Hersek’te Müslümanlar tarafından yeni bir yardımsever derneği kurulmuştur.Derneğin merkezi Saraybosna olmuştur ve ismini “MERHAMET” vermişlerdir.

Merhamet’in önde gelen kurucularından Dr. Mehemd Spaho yer almaktaydı.Birinci Dünya Savaşı’ndan önce kurulan bu teşkilat, savaş zamanında tamamen bir vakıf görevini üstlenmişti.Boşnakların maddi manevi ihtiyaçlarını karşılamak için kurulan bir teşkilat idi.Daha sonra da Müslümanların milli ve ekonomi statülerinin daha da güçlendirmek için faaliyetler gösterecekti.

Mehemd Spaho ile birlikte, Boşnakların en etkili enteklektüel kesime ulaşmak için büyük çaba sağlanmıştır.Birinci Dünya Savaşı’nda ki Boşnakların milli mücadelelerinde beraber olmaları için halkı bilinçlendirme açısından Merhamet Teşkilatı büyük rol oynamıştır.Bu dönemin içerisinde hiç şüphesis büyük bir rol üstlenen Reis-ul Ulema Mehmed Cemaludin ef.Causevice aitdi.

Merhamet’in hiç şüphesis Yugoslavya tarihinde Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra  Boşnakların milli, manevi, kültürel, siyasal ve  ekonomi  kalkınmaları için çok büyük rolu olmuştur.

Omer Sehiç, Boşnakların önde gelen zenginlerinden, 1925-1929 yılına kadar şahsi matbaasında kendine ait masraflarla Merhamet’in takvimlerini basmıştır. 1926 yılının baskısında Merhamet’e çok büyük destek yazısı yazmıştı.Çünkü inanıyordu ki Merhamet İslamın kuralları içerisindeki fakirlere yardım amaçlı faaliyetlerini sürdürücektir.

Bu tarz yardımlara savaştan sonra büyük hasar görmüş Boşnak aileleri için çok zaruri idi.Bu yüzden Omer Sehiç Merhamet’in etkin hizmetlerini kendi matbaasında basılan takvimde dile getiriyordu.

Merhamet’in 1934 yılında ki faaliyet raporlarını incelediğimizde, bu teşkilatın Saraybosna dışında da yapılanmasına yönelik 12 Ocak 1935 Yılında yapılan toplantıda karar alındığını görücez, ayrıyetten de bayanlara yönelik çalışmalar için bayan yönetim kurulunun kuruluşunu da onaylamışlardır.

1935 yılının faaliyetlerine baktığımızda Merhamet Teşkilatının yaklaşık 1800′ e yakın üyesinin olduğu belgelenmektedir.Her bir üye aktif halde teşkilatta görev almıştı.Merhamet Teşkilatı kendi bünyesinde bu yıllarda geniş bir çalışma sistemine yer vermişti. Önde giden aktivitelerden şunlar mevcuttu: Dilenme oranını azalttırmak, çocukların toplu halde sünnet sistemi ve onlara kılık kıyafet teğminatı, zekatların bağışı ve dağıtımı, gönüllü bağışları, kurban organizasyonları, deri toplama çalışmalar ve diğer faaliyetlerle Bosna Hersek’teki Müslümanların en önemli kurumu haline gelmişti.

1938 yılında ekonomi krizi nedeniyle hem Merhamet hem de diğer sivil toplum kuruluşlar ciddi bir kriz içerisine girmişlerdir. Bu kriz yönetim kurulunun da içine sızmıştı. Üye sayısının ve derneğin aydat ücretlerinin eksilmesiyle Merhamet Derneği’nin faaliyetleri zayıflamaya başlamıştır.

1945 yılında ise Merhamet Derneği, Sosyalizm rejimi ile yapılan büyük baskılardan dolayı ilk 20 yıllık bir faaliyet süresine ara vermesine neden olmuştur.

Birinci Yugoslavya döneminde faaliyet gören bu Müslüman sivil toplum kuruluşları, İkinci Dünya Savaşı’nın akabinde Sosyalizm rejiminin yerleşmesi ile aktif faaliyetlerine maalesef ara vermek zorunda kalmışlardır. Fakat bölgede ki müslümanlar bu süreç içerisinde resmi olmayan kurum ve kuruluşlarla aktif rol almışlardır.

Kaynak: Araştırmacı Tarihçi  Eldar Uka

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sandžak Ejderi Mehmet Šemsikadić’in Hayatı ve İşgale Direnişi

. . (Doğ. 1827, Ölüm. 29.01.1887, İstanbul) Sancak, Pljevlja (Taslidže) şehrinde tanınmış bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur. Saraybosna'da eğitim almış daha sonrada eğitimine İstanbul'da devam etti. Eğitimini tamamladıktan sonra, memleketine dönüp Pljevlja okulundaki Ruždija okulunda öğretmenliğe başladı. . Boşnak Milleti'nin en tanınmış kahramanlarından biri olan Müftü Şemsikadiç'in ölümü çok ani olmuştur. Mezarı, İstanbul'un Fatih semtindeki Fatih Sultan Mehmet Camisi avlusunda bulunuyor. Öğrenimine Güney Sancak, Plyevlya (Taşlıca) şehrinde başlamış, Saraybosna'da devam etmiş ve İstanbulda tamamlamıştı. Öğrenimini bitrince önce Plyevlya Rüşdiyesine öğretmen olarak atanmış, 1866 Yılında Taşlıca müftülüğüne getirilmişti. …

Boşnakların Yozgat-Boğazlıyan Civarına Göçü ve Örf-Adetleri

. Zeynep Işıl Hamziç Boşnak Medya Boşnakların Yozgat Civarına Göçü Türkiye’ye göç eden Boşnakların İç Anadolu Bölgesi’nin Sivas ve Yozgat gibi şehirlerine iskân edilme dönemleri büyük oranda19 1924-1925 ile 1934-1935 yılları arasında gerçekleşmiştir. Buna göre 1924- 1925 yıllarında Türkiye’ye göç eden muhacirlerin yerleştikleri yerler arasında Sivas’ın Gemerek, Şarkışla, Yeniçubuk, Zara ilçeleri ve bunlara bağlı köyler bulunmaktadır.20 Boşnakların kafileler halinde Yozgat ve civarına gelme dönemleri ise 1934-1935 yıllarıdır.21 Bu iki şehir Boşnak muhacirleri her zaman birbirleri ile iletişim halinde olmuşlardır. Sancak bölgesinde yer alan Akova, Yenipazar, Seniçe, Priyepolye, Taşlıca (Plyevlya) gibi önemli yerleşim yerlerin…

Tito ve Balkan Siyaseti

1920 yılında, Zagreb’te Komünist Partisiye katılarak siyasete giren Tito, Yugoslavya’daki halkların günlük hayatlarını ve siyasî görüşlerini derinden etkilemiş; Balkanlar’da ve Dünya’da mühim bir siyasetçi olarak kabûl edilmiştir. Yugoslavya ikinci defa, İkinci Dünya Savaşı sırasında Tito ve arkadaşları tarafından kurulmuş ise de, Tito bu işin ana ekseni olmuştur. Arkadaşlarına sadece fikir ve yön vermemiş; bir yandan ruh verirken, öte yandan da barış ve adalet söylemlerine rağmen, devrimci şiddet ve zulümü de gerekli ve meşru görerek yoğun bir şekilde uygulanmasına cevaz vermiştir. Böylesi bir geçmişe rağmen, Tito’nun 2. Dünya Harbi’nden sonraki siyasî çalışmaları, Komünist ülkeler içinde yeni fikirlerin doğmasına ve Batı ile iy…

OSMANLI İDARESİNDE TUZLA SANCAĞI HAKKINDA BİLGİLER

. . . OSMANLI İDARESİNDE TUZLA SANCAĞI’NIN SOSYAL, İKTİSADİ VE ASKERİ VAZİYETİ HAKKINDA BAZI BİLGİLER Özet :Zeynep Işı Hamziç  Boşnak Medya Bu çalışma arşiv vesikaları ışığında Osmanlı Balkanlarının askeri ve iktisadi açıdan önemi büyük kazalarından olan Tuzla’nın yeni ve yakın çağdaki tarihine ilişkin bazı yeni bilgiler sunmakdır. İmparatorluğun Avrupa topraklarındaki sağlam yerine dair Sancak ile ilgili elde edilen veriler, bölgenin bilinen değerine bir kez daha katkı sağlamıştır. Çalışmanın ana gövdesi Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nden elde edilen orijinal kaynaklar üzerinde yükselmekle birlikte konu ile alakalı ikincil kaynaklardan da yararlanılmıştır. Fetih, İdarî Taksimat ve Yönetim …

Boşnak Göçmenlerin Kurduğu Fabrikayı İngilizler Bombaladı

. . İNGİLİZLERİN 1921 DE BİZİM FABRİKAMIZI BOMBALADILAR O YETMEDİBİRDE YAKTILAR.... 1890 yılında ise Kocaeli ilk özel teşebbüs fabrika ile tanıştı. Bu fabrika Karamürsel Mensucat Fabrikası… Ama bu fabrikanın kuruluşu pek öyle kolay olmadı......Fabrikanın belli başlı kurucuları Boşnak kökenli Cengiç Mustafa, Begoviç İbrahim, Sipahiç Suphi, Koryeniç Mehmet, İbrahimpaşazade Mustafa Şükrü, Mustafa Naili ve Kürkçübaşı Salih Beyler ile Hacı Adem Ağa olup fabrikanın kurulması için Büyükçekmece’den İzmit’e kadar yer aranmış fakat kimse gerekli araziyi vermek istememiş. Karamürsel’e yerleştirilmiş olan Bosna göçmenleri bunu duyunca fabrikanın inşaat ve montajında bedava çalışacaklarını bildirerek fabrikanın Karamürsel’e kurulması…

Bosnalı Katoliklerin Geleneksel Dövmeleri

. . Yunan Tarihçi Strabon: MS 1. yüzyılda bugünkü  Bosna ve Hersek sınırındaki Hersek bölgesinde yaşayanlar tarafından dövme yaptırmanın bir gelenek olduğunu yazmış ve şu  notu eklemiştir;  ” Onlar fakirdi, ve İliryalı kabileler gibi dövmeleri vardı.”Bosna Hersek'de yaşayan Katoliklerin Geleneksel Dövmeleri  kültürel mirası olmuştur Bu dövme geleneği Roman Katolik olan Bosna Hersek halkında Osmanlı hakimiyeti boyunca (1463-1878) ve daha sonrasında da 1938 yılına kadar devam etmiştir. Komünist Yugoslavya’nın kurulması ve   Bosna Hersek’in 2.Dünya Savaşı  gören tarafında ise bu dövme geleneği artık istenilen bir şey değildi ve düşüşe geçti. Bu dövmelerin geleneksel yöntemlerle  yapılması e…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ

error: İçerik Koruma Devrede!