Boşnaklık mı Müslümanlık mı ? İlginç Bir Makale.. » Boşnak Medya
SON DAKİKA

Boşnaklık mı Müslümanlık mı ? İlginç Bir Makale..

Bu haber 14 Nisan 2016 - 15:48 'de eklendi ve 94 views kez görüntülendi.

Boşnaklık mı? Müslümanlık mı?

Bu soruyla ilk kez Amerika’da karşılaştım. Oğlumla birlikte Ramaza ayını New York’daki Boşnaklar ile geçirdik. Mübarek Kadir Gecesi Queens bölgesindeki bütün mescitleri dolaşarak muhteşem bir gece yaşadık. Gerek dindar Boşnak halkımızın konukseverliği gerekse mübarek gecenin maneviyatı bizi derinden etkiledi. Buraya göç eden Boşnak vatandaşlarımız izzet ve ikramda yarıştılar. Her gittiğimiz mescitte hanımlar börekler, kekler, pastalar ile tüm maharetlerini sergilediler.
Avrupa’dan konuk olarak gelen Boşnak bir İmam’dan şahane bir vaaz dinledik. Kendisine yöneltilen bir soru bizi oldukça şaşırttı. Ben yaşlarda bir beyfendi söz aldı ve sordu. “Efendi, bizim önceliğimiz nedir? Boşnaklık mı? Müslümanlık mı?”
O an oğlumla göz göze geldik. Boşnaklar için öncelik neydi? Boşnaklık mı ? Müslümanlık mı? Annesi Boşnak babası Kastamonu’lu olan oğlum Boşnak kültürü ile evin dışında ilk defa karşılaşmıştı. Türkiye’de değil Amerika’da tanışmıştı geleneklerimizle. Evinde kaldığımız ailenin sonsuz konukseverliği, her gece iftarda ve sahurda bizi patlayana kadar doyurması, O’nun sevdiği yemekleri özel olarak pişirmesi, teravih için gittiği Mescit’te herkesin onunla tokalaşması ve sarılması şaşkına çevirmişti oğlumu.
Hatta bir sahur yemeğinde anneannesinin yaptığı hamur işini Sabina hanımın pişirmesini sevinçle karşılamış, bu neşesini gizleyememiş ve yemeğin Türkiye’deki ismini öğretmeye çalışmıştı Rasim Agaya. “Keçi Bacağı” isminin ingilizce anlamını öğrenen aile öyle keyiflendi ki bu isim günlerce neşe konusu oldu aramızda.
Sizin de fark ettiğiniz gibi ingilizce anlaşabildik aileyle, çünkü ben ve oğlum Boşnakça bilmiyoruz. Onlar da Türkçe bilmiyorlardı. Hepimiz Boşnaktık ama ingilizce anlaştık.
Bir de Boşnakça’nın içine yerleşmiş Türkçe sözcükler bize rehber oldu. Belkide sırf bu açıdan bile bakılsa, sorunun cevabı gün gibi ortada aslında..
İslamiyetin en rahmani günlerini beraberce geçirdiğimiz Boşnak halkımızın bu sorusu beni ve oğlumu çok düşündürdü. Öncelik Boşnaklık mı? Müslümanlık mı? Kadir gecesi sonrasında bu konuyu çok tartıştık. Hiç tereddütsüz “Boşnaklık” dedi Sabina ve Rasim Aga, Boşnak topraklarında doğan büyüyen ve evlenen aile, savaşı da yaşamıştı.

On yıl önce mecburiyet onları Amerika’ya getirmişti.

Türkiye’de doğup büyüyen oğlum ise “Müslümanlık” dedi. Yemekler ve geleneksel ahlak kurallarımız dışında Boşnaklığı tanımayan oğlumun tercihi “Müslümanlık ön planda olmalı, tüm ırklar bu çatı altında toplanmalı” yönünde oldu.
Peki ben ne düşünmeliyim? Küçüklüğümden beri her sabah “ne mutlu Türküm diyene” ile güne başlayan bir Boşnak olarak ben neyi savunmalıyım?
28 Eylül’de Van ilimizde gerçekleşen bir konferansa özel davet aldığım için katıldım. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Van Valiliği’nin ortaklaşa düzenlediği konferansın konusu “Çatışma Çözümünde Kadının Rolü” idi. Türkiye’de ki temel siyasi partilerin üyesi milletvekilleri, politika yapıcılar, yerel ve ulusal medya temsilcileri, akademisyenler ve sivil toplum örgütü çalışanlarını bir araya getiren bu çalışma DPI tarafından geçen aylarda İstanbul’da düzenlenen aynı konulu yuvarlak masa toplantısının devamıydı.
Savaş esnasında yaşanan acılardan en çok kadınların etkilendiği fikri hepimizin ortak paydasıydı. Katılımcılar ve Konuşmacılar içerisinde çok kıymetli bilim insanları vardı. Bunlardan bazıları Dünya’daki örneklerden, bazıları ülkemizdeki yaşananlardan bahsetti. Evladı ve /veya kocası ölen / öldürülen kadınların yaşadığı dram/işkencenin Dünyanın her yerinde aynı olduğu görüldü.
Çözüm sürecindeki ülkemizde sadece Türkler ve Kürtler olmadığını, 17 milyon civarında Balkan göçmeni olduğunu ve Boşnak Kadınlarının yaşadığı dramı protokol düzeyindeki tüm anlatma şansım oldu. Yemek arasında Anadil konusunda hassas olan Kürt vatandaşlarımız yanıma gelip şaşkınlıklarını dile getirdiler. “100 yılda defalarca katliam yaşadığınızı bilmiyorduk. Galiba biz at gözlüğü takmışız. Dünyada olup bitenin farkında olmamışız” diye samimi itirafta bulundular. Bu itirafı yapan kişilerden biri konferans sırasında Anadil ile eğitim istiyoruz konuşması yapmıştı. Bu sözleri duymak benim için yeni bir şey değildi.
Hepimiz için yeni bir şey değil fakat kadın konuşmacının ısrarlı ve samimi tavrı beni çok düşündürdü. Çözüm süreci yaşadığımız bu hassas günlerde Bosna’ mızda da nüfus sayımı gerçekleşiyor. Bilindiği üzere Boşnak ulusu geçmişte 12 nüfus sayımı geçirdi. Osmanlı’dan sonra ülkede yapılan nüfus sayımlarında “Muhammedciler“, “Sırp-Müslümanlar“, “Hırvat-Müslümanlar”, eski Yugoslavya döneminde ise “Müslüman” olarak kendilerini tanımlamak zorunda kaldılar. Eğer bu seçimde de eskiden olduğu gibi “Müslüman” ya da “Bosnalı” olarak tanımlaması halinde, “Diğerleri” kategorisinde kayıt edilecekler ve kendi ülkelerinde azınlık olacaklar.

Sevgili dostlarım şimdi soruyorum sizlere tüm bu dar koşullarda önceliğimiz nedir? Boşnak olmak mı? Müslüman olmak mı? Bunun yanıtını nerede arayacağız? Bosna’da mı? Türkiye’de mi? Amerika’da mı?
Allah’a Emanet Olun.

Esra Nurel

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok