Boşnaklar'da Sevdaluk Geleneği » Boşnak Medya
SON DAKİKA

Boşnaklar’da Sevdaluk Geleneği

Bu haber 07 Aralık 2015 - 20:04 'de eklendi ve 53 views kez görüntülendi.

BOŞNAKLAR’DA SEVDALUK GELENEĞİ

Arapça kökenli olup aşk ve sevgi anlamına gelen sevdâ kelimesinden türetilen Sevdaluk”, Türkçeden Boşnakçaya geçmiştir.Bosna’da bir köy veya mahallede, genelde birkaç sülale yaşamaktadır. Bunlar arasında sağlıklı münasebetler sağlamak için bazı İslami adetler uygulanmaya başlanmıştır. Dağlık bölgelerde insanların uğraştıkları işler ağır olduğundan tabiatları da sert olmaktadır. Eskiden Boşnak erkekleri genelde maden, orman, tarla, inşaat gibi işlerle uğraştıkları için sert mizaçlı idiler. Onların tam tersi kadınlar çok yumuşak ve kibar bir yapıya sahiptiler. Çünkü Boşnak kadınlarının hayatı ev, avlu ve bahçe ile sınırlı olup evde ev ve mutfak işi yaparlardı. Ayrıca avluda çiçek dikme, bahçede ise sebze yetiştirme işleriyle meşgul olurlardı.
Hafif işlerle meşguliyetleri tabiatlarına yansımasından dolayı aynı köy veya mahallede yaşayan farklı sülaleler arasında iyi ilişkiler sağlama görevi onlara düşerdi. Özellikle erkek çocukların arasında anlaşmazlıkların ilerlememesi için farklı sülaledeki kadınlar kendi aralarında samimi bir dostluk kurarlar; buna Sevdaluk denirdi.
Sevdaluk, ancak iki sülaledeki kadınların arasında yapılırdı. Yalnız vurgulamak gerekir ki bu iki ailenin evleri birbirlerine yakın olurdu. İç içe yaşadıkları için ister istemez erkekler arasında bazı ihtilaflar ortaya çıkardı. Anlaşmazlıkların temelinde genelde tarla sınırı, hayvanların başkasının mallarına zarar vermesi, kuraklık zamanlarında su sıkıntısı çekilmesi, erkek çocukların kavga etmeleri gibi sebepler bulunurdu.
 
Sevdaluk, genelde emsaller arasında yapılırdı. Çünkü nesil örtüşmesi anlaşma sağlamada büyük rol oynardı. Bir sülalenin kadınlarından en büyüğü, öbür sülalenin kadınlarından en yaşlısı ile Sevdaluk başlatırdı. Mahallede yaşayan sülalelerdeki kadınlar bir arada oturduklarında veya Ramazan ayında teravih namazına sürekli birlikte camiye gittiklerinde aralarında muhabbet doğunca kadınlardan birisi öbürüne Sevdaluk dostluğu kurma teklifinde bulunurdu. Kabullenince onu eve davet eder ve ziyafet çekilirdi. Ayrıca o iki sülalenin tüm kadınları özel olarak toplanır; bu iki kadın herkesin huzurunda ayağa kalkar, küçük parmaklarını birleştirip Sevdaluk kurulduğunu ilan ederler; davetli olan kadına ev sahibi kalıcı bir şeyi hediye olarak verirdi. Eskiden maddi imkânların sınırlı olmasından dolayı genelde sık kullanılan bir mutfak eşyası; cezve ve fincan gibi elde edilmesi kolay bir şey hediye edilirdi. İade ziyarette aynı şekilde hediyeleşme olurdu. Sonra o kadınların kızları veya gelinleri kendi yaşıtlarıyla da Sevdaluk doğal olarak kurulduğundan annelerinin dostluğunu karşılıklı olarak devam ettirirlerdi. Onlar artık birbirlerini öz kardeş gibi görürler; sürekli düzenlerler davetlerde birbirlerine kesinlikle yemek ikram ederlerdi. Sevdaluk sıradan insanlarla yapılmazdı. İnsanın kişiliği, ahlakı ve maddi durumu da göz önüne alınarak sevdalar seçilirdi. Bu konuda çevreyi bilen yaşlılardan fikir alınır; onların yönlendirmesiyle ahlaki problemleri onlardan mümkün mertebe uzak durulurdu.
 
Hanumka Terziç, Lopare ilçesine bağlı Koray kasabasına 1982’de gelin gitti. Orada genç komşusu Nermina ile Sevdaluk bağı kurmak istedi. Ancak Hanumka’nın kayınvalidesi Aliya buna engel oldu. Çünkü Nermina, henüz Sevdaluk kurma konusunda hassas bir yapıya sahip değildi. 
 
Sevdaların Dikkat Ettikleri Hususlar Sevdaluk bağları bulunanlar birbirinin arkasından dedikodu yapmaz, onda kusur aramaz, tersine varsa kusurlarını örterlerdi. Bunun aksine hareket edenler ayıplanırdı. Hasiya Haliloviç, sevdası Zineta İslamoviç’in arkasından zaman zaman dedi kodu yapardı. Sevdaluk kurallarını çok iyi bilen eltisi Şemsa Haliloviç, onu; “Sen nasıl sevdasın? Onun kusurlarını örteceğine aleyhinde bulunuyorsun” diyerek ikaz ederdi
 
Kaynak: http://www.turkishstudies.net/Makaleler/872251051_27TekinCemile-trh_S-507-516.pdf

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok