Boşnaklar Kazanılmış Haklarına Neden Sahip Çıkmıyor! » Boşnak Medya
SON DAKİKA

Boşnaklar Kazanılmış Haklarına Neden Sahip Çıkmıyor!

Bu haber 26 Eylül 2017 - 8:31 'de eklendi ve 41 views kez görüntülendi.

”Dernekler ne işe yarar? İşte cevabı…”

Bir yada iki istisna dışında hiçbir işe yaramadıkları, oyun mekânları oldukları, bir takım kişilerin bu dernekleri unvan sahibi olmak ya da siyasete geçebilmek için araç olarak kullandıkları salt eğlence ve gezi amaçlı gibi birçok konuda gündeme gelir bu tartışma ve eleştiriler.

Dernek neden kurulur?

İnsanlar sorunlarıyla başbaşa kaldıklarında ne yapacaklarını şaşırır, çözüm bulmak, sorundan kurtulmak için gündüzü geceye katarlar. Bazen başarılı olunsa da çoğu zaman var olan sorununa yenileri eklenir.

İşte insanlar, sorunları karşısında tek başlarına çözüm üretemedikleri için ‘ortak’ sorunlar çerçevesinde dernek (vb.) gibi adlarla bir araya gelirler. Güç oluşturarak kendilerine güvenleri katlanarak artar.

Bir araya geliyorlar ama bu birliği devam ettirebiliyorlar mı? Ordu Valiliği Dernekler Müdürlüğü tarafından düzenlenen bir toplantıda Ordu Valisi Balkanlıoğlu, “Bir çok dernek ve üyeler var ki, kağıt üzerinde!” değerlendirmesi yaptı.

Derneklerin kuruluş amacı vardır. Amaçları doğrultusunda üyelerine ve kamuoyuna yönelik sorumlulukları bulunuyor. Ancak Ordu’da kurulu dernekleri sınıflandırdığımızda toplumun büyük çoğunluğuna yönelik çalışma yapan, yapmayı hedefleyen dernek sayısı parmakla sayılabilecek kadar az olduğunu görürüz.

Vali Balkanlıoğlu, boşuna demiyor, ‘kağıt üzerinde dernekler’ diye.

 

Avrupa ülkelerinde bir kişi en az iki örgüte üye. Norveç’te ise kişi başına dört örgüt düşüyor. Bizde sayıları çok olan örgütler (sendika, parti, dernek, oda, kooperatif) incelendiğinde iki örgüte üye olan insan sayısının çok az olduğu anlaşılacaktır. Tek örgüte üye olanların da belki yarısı üye olduğunu unutmuştur bile!

Bir toplumun gelişmişliğini gösteren verilerden en önemlisi ‘örgütlü’ insan sayısıdır. (Kağıt üzerinde üyelikleri kapsam dışı tutuyorum.)

Çünkü örgütlü toplumlarda yöneticiler istedikleri gibi ‘at oynatamaz!’… Üyeler, üye oldukları örgütün çağrılarına bile uymuyorlar! Çünkü ‘kağıt üzerinde’ üyeler.

‘Kağıt üzerinde dernek ve üye’ duyarsızlığın göstergesi ama etkin bir derneğin varlığı da istenmiyor! Çünkü etkin ve sesini çıkaran dernek (örgüt) ve üyeleri yönetenlerin iki dudağından çıkan her söze ya da uygulamalara ‘evet’ demez. Yanlışa, ‘yanlış’ derler. Denir ya, ‘Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar’ diye. Yanlışa karşı ses çıkaranları da ‘sevmez’ yönetenler…

Bosna Hersek ile Türkiye arasında 2015’te imzalanan protokol kapsamında Boşnakça ve Arnavutça, 2017-2018 eğitim öğretim yılından itibaren seçmeli ders olarak okutulması kararı alındı.

‘Kardeş Okul Projesi’ kapsamında Bosna Hersek’te şu an 83 okulda yabancı dil olarak okutulan Türkçe’nin 53 eğitim kurumuna daha yayılması öngörülürken, Türkiye’deki ortaokullarda Boşnakça ve Arnavutça seçmeli dersinin verilmesi için de adım atıldı. Bu amaçla Milli Eğitim Bakan Yardımcı Orhan Erdem, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci ile Bosna Hersek Federasyonu Eğitim Bakanı Elvira Dilberovic İstanbul’da bir araya geldi.

Boşnakların yoğun olarak yaşadığı Bayrampaşa Mehmet Akif İnan Ortaokulu’nda ilk Boşnakça dersini, Bosna Hersek Federasyonu Eğitim Bakanı Elvira Dilberovic verdi ve 5’inci sınıf dersine girerek yaklaşık 30 dakika öğrencilere Boşnak dili ve tarihi üzerine ders anlattı. Ardından yapılan toplantıda konuşan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem, müfredatta 7 olan seçmeli ders sayına Boşnakça ve Arnavutça’nın da ekleneceğini belirterek, “Bunlar yaşayan diller kapsamında müfredatımıza girdi.

Gelecek yıldan itibaren okullarda bu dersi seçmek isteyen öğrenciler başvurularını yapacak” dedi.

Bakan Yardımcısı Erdem, bu konuda gelecekte de işbirliğinin süreceğini belirterek iki ülke arasında öğrenci ziyaretlerinin de yapılacağını da belirtti. 

Bosna Hersek Federasyonu Eğitim Bakanı Elvira Dilberovic de, “Başka bir ülkede kendi dilini okumamanın ne demek olduğunu biliyorum. Size ait bir şeylerin kaybolduğunu hissediyorsunuz. İlk kez Bayrampaşa Belediyesine geldiğimde orada doğal ve spontane vakit geçirdim.

Orada bir dede, ‘Torunumla konuşamıyorum.’ dedi. O beni çok etkiledi. Türklerin Bosna’da Türkçe için neler yaptığını görünce çok etkilendim. Ben de böyle bir şey yapmak istedim. Ülke annedir, dil de ülkenin bir parçasıdır. Bir halkın ruhuna varmak isterseniz, onun dilini öğrenmeniz gerekir. Bu şekilde iki ülkenin ruhunu birleştirmiş olacağımızı düşündüm” diye konuştu.

“Kazanılmış hak olan Boşnakça Dilinin okullarda seçmeli ders olarak okutulmasına karşın Türkiye de kararlaşıtırılmış  okullarda bu yıl başlanılmadı sebebi ise ; MEB’ lığına talepte bulunulmaması çünkü Boşnak Medya Onursal Başkanı Sn Şevket Kuçeviç çocuğu için  başvura yapmaya gittiği ve “Boşnak Nüfusunun” yoğun yaşadığı Pendik ilçesindeki okuluna “bu ders için hoca olmadığını çünkü  bu konuda dernekler tarafından bir başvuru yapılmadığını öğrendi” evet bir ulusun dili onun tüm benliğidir ve Boşnaklar bu kazanılmış haklarından neden vazgeçiyor ! Boşnaklar neden bu konuda duyarsız davranıyor !

Kendi çocuklarım 16 ve 20 yaşında bu durum benim çocuklarımı kapsamıyor ama geleceğe dair Allah nasip ederse torunlarımı kapsayacak arkadaşlarımın çocuklarını kapsıyacak diye düşünüyorum sizlerinde düşünmenizi bekliyorum.

Çocuklarımızın MEB tarafından kazanılmış haklarında hepimiz vebal altına girmiyormuyuz?  lütfen herkes kendi şehrinde bu konuda bir çalışma yaparak MEB tarafından çocuklarımızın  kazanılmış hakkı başlatılsın diyor ve desteklerinizi bekliyorum.”

Hazırlayan:Zeynep Işıl Hamziç.

 

Kaynak:orduhayatgazetesi.net

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok