Boşnak Köyü Hayriye... » Boşnak Medya
SON DAKİKA

Boşnak Köyü Hayriye…

Bu haber 30 Ekim 2021 - 21:45 'de eklendi ve 149 views kez görüntülendi.
BOŞNAK KÖYÜ HAYRİYE
 
Kocaeli merkeze 45 ,bağlı olduğu Karamürsel ilçesine 13 km mesafededir.Eski adı Karaova olan köy 1877 Bosna göçmenleri tarafından kurulmuş.Nüfusu 292 ‘dir.
Bihaç ve Mostar bölgelerinden gelen Boşnaklar tarafından kurulan köy toplam 120 haneden oluşur.. Herkesin kendi evi vardır
 Buraya ilk gelen Boşnaklar Yalova Altınova Hersek bölgesine yerleştirilmek istense de bölgede sıtma hastalığının baş göstermesi nedeniyle bugunkü yere gelirler.Adının Hayriye olmasının birkaç rivayeti vardır. İlk rivayete göre hayır işleriyle uğraşan Hayriye Hanım’ın ismi verilmiştir. Diğer bir rivayet ise köyde Hayriye isminin fazla bulunmasından dolayı bu isim verildiği yönündedir. Köy meydanında 1905 yılında dikilen asırlık bir çınar ağacı mevcuttur.
1888 tarihli bir belgeye göre, Hayriye Köyüne iskan edilen muhacirlerin arazisine komşu Karaahmetli Köyü halkınca saldırıda bulunulmuştu. Konu devlete bildirilince, hükümet tarafından İzmid Mutasarrıflığı’na bu tür olayların önlenmesi talimatı verildi.
Köy sakinlerinden, Ömer Güven’in anlattığına göre dedesi ailesi ile gelmiş. Geldiklerinde, babası İbrahim kırk günlükmüş. Babasının Rumi 1326 (M. 1910) doğumlu olduğunu ve Bihaç’dan geldiklerini söylüyor. Önce bir süre Yalakdere’de barınmışlar. Daha sonra Hayriye Köyü’ne yerleşmişler.
Salih Ihlamur ise, dedesinin seferberlikten (1914) önce geldiğini ve Rumi 1322 (M. 1906) doğumlu
babasının burada doğduğunu söylüyor. Babasının amcası seferberlikte savaşa gitmiş ve dönmemiş.
Yukarıda örnekleri verildiği gibi, farklı tarihlerde gelenler olduğu gibi, köyün kuruluşunun 1885-1886
tarihlerinde olma ihtimali kuvvetlidir
Köyde bulunan Boşnak sülaleleri genel olarak; Hajdaroviç, Festiç, Basariç, Karaliç, Burek, Brezina, Bijelovaç, Draçiç, Sakoviç, Deşiç, Spahiç, Rudan, Şariç, Guskiç, Begoviç,Maaşiç, ve Nukçiç’tir.Köyü kuran büyük aileler; Erdoğanlar, Basarlar, Çetinler, Yavuzlar, Börekler, Kılıçlar, Öztürkler’dir. Bu ailelerin soyları devam etmektedir ve köyde yaşamaktadırlar. Begoviç ve Beşiriç diye sülale isimlerinden oluşmuş iki mahalle vardır. Şimdi tek mahalle olarak devam ediyor.
Köy halkı tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Köy halkı Boşnakça dilini muhafaza etmiştir. Bununla beraber birçok örf ve âdetini de korumuştur.
Boşnakların geleneksel yemekleri olan Boşnak Böreği, (Pita) Kalburabastı, (Bradale) Lilevak köyümüzde halen yapılmaktadır.
Köy dışarıya çok göç vermiştir. Bu nedenle köy nüfusu azalmıştır.
Çevre il ve ilçelere en fazla göç veren köylerden biri olan Hayriye’nin, Karamürsel İznik yolu üzerinde olması sebebiyle ilçe merkeziyle sürekli bir İrtibatı olmaktadır.
Köyde Mahalle Muhtarı, cami imamı ve İlçe Halk Kütüphanesi Müdürlüğü desteği ile oluşturulmuş; Muhtar ve cami imamı tarafından korunan; Muhtarlık odasında, kahvehanede hizmet veren kitaplıklar vardır. Söz konusu kitaplıklarda toplam 100 adet kitap bulunmaktadır.
Köyde bilgi, beceri kazanma adına açılmış iş veya meslek kursları olarak dikiş kursu mevcuttur. Her yaş grubundan insan katılmakta ve 15 kursiyer bulunmaktadır.
Köyde 1 adet cami bulunmaktadır. Caminin ibadete açılış tarihi 25.11.1968’ dir
Yöresel Kelimeler
Moy dragane, Procise meyhane (Sevgilim, sevgilim meyhaneden vazgeç) Ya meyhaneyi ya li mene lade (Ya meyhaneyi ya da beni seç) Te be ikad, a meyhane nikad (Senden vazgeçerim, meyhaneden vazgeçmem) “Bora ,Bogami , Pa” kelimeler Boşnaklara özgüdür.
 
Düğün ve Kına Geceleri
 
Kınalarda ‘dimya’ denilen pullu yelek giyilir. İçinde gipür dantel gömlekleri olur. Evin içinde olurdu. Kızın arkadaşlarının hepsi ‘dimya’ denilen yeleklerden giyer. 4 metre kumaştan dikilen şalvarları olurdu. Tef çalınır. Boşnakça şarkılar eşliğinde eğlenilirdi. Damat ise kendi aralarında arkadaşlarıyla eğlenirdi. Damat köy içinde bir
kızla evlenirse gelin alayı kurulurdu. Gelin alması mızıka ve çalgılarla olur. Gelin çıkarken başından bozuk para
atılır. Gelin gideceği evin ise bir tahtasını çıkarıp üstüne kilim sererler. Gelin oraya basacak mı basmayacak mı ona bakılır. Burada amaç gelinin dikkatini ölçmektir. Gelin eve girdiğinde ise eve gelenlere şerbet ve lokum dağıtılır. Düğünde pullu kırmızı bir elbise giyilir ve kırmızı duvak takılır. Damadın kapısının önünde üç gün üç gece düğün yapılır. Düğünler cumadan başlar pazara kadar sürer. Yemekli olur. Davul, zurna, mızıka çalınır, horon tepilir. Düğünden sonra gelin kayınvalide ile iki ay boyunca köyü akrabalarını gezer. Akrabaları gelinin üzerinden fıstık, şeker, leblebi döker.
Eskiden eğlencelerinde mızıka dedikleri akordeon çalınırdı. İbrahim Metin, Ömer Sezer, Recep Sağkol, Mehmet Ali Uysal, Faik Soybelli iyi derecede mızıka çalarlarmış. Balkanlarda değişik yörelerde çalınan halk çalgısı olan Gusle’yi Miralem Akdağ çalar, destan ve halk şiirleri söylermiş.
Bosna Hersek göçmenlerinin genelinde olduğu gibi, burada da akraba evliliği asla yapılmaz. Yine genelinde olduğu gibi başlık parası uygulaması yoktur.
Evlilik düğünlerinde kına gecesi Çarşamba günü yapılırdı. Çarşamba günü öğleden sonra, özellikle uzaktaki davetliler gelmeye başlar, Perşembe günü düğün eğlencesi yoğunlaşır, Cuma günü ise çeyizi ile birlikte gelin alması yapılırdı. Cuma günü ikindi vaktinden sonra uzaktan gelenler gitmeye başlar. Akşam namazından
sonra arkadaşlarının sırtını yumruklamasıyla damat kapatılır ve düğün sona ererdi.
 
Gece-Oturma Oyunları (Yüzük vb)
 
Uzun kış gecelerinde birbirlerine oturmaya giderlerdi. Buna ‘siyolaya’ denirdi. Hep birlikte toplanır gidilirdi. El işi yapılır, sohbet edilir, tütün dizerler, imece yaparlardı. Sırayla birbirlerinin tütünlerini bitirir, balyalayıp gönderirlerdi. Yüzük kimde oyunu oynanırdı. Kızların erkek arkadaşları camın altına gelir, orda sohbet eder
görüşürlerdi. Buna ‘çosat’ denirdi. Cama merdiven dayatılır veyahut kâğıttan not atılır. İsim-şehir oynanırdı.
 
HAZIRLAYAN:  ŞEVKET KOÇ
 
Kaynak:
1-karamursel.gov.tr
2-nufusune.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok