Boşnak Köylerinde Kız İsteme,Kına Gecesi ve Düğün Adetleri Nasıl Olurdu ? » Boşnak Medya
SON DAKİKA

7 Savaş Suçlusu Yargılanacak !

Bosnadan Haberler, Haber

Boşnak Köylerinde Kız İsteme,Kına Gecesi ve Düğün Adetleri Nasıl Olurdu ?

Bu haber 22 Ekim 2021 - 21:37 'de eklendi ve 164 views kez görüntülendi.

                                             KIZ İSTEME      

 

Evlenme geleneklerinin tespiti için, kız isteme geleneklerinden bahsetmelerini istediğimde, İhsaniyeliler gülmeye başlayıp, “Bizde kız kaçırma geleneği vardır. Kızı isteyerek evlenen yok denecek kadar azdır.” dediler.
Kız isteme bölümünü geçerek, kız kaçırıldıktan ve kız tarafının barışmaya razı edilmesinden sonra ki aşamaları
ele alalım.

KIZ İSTEME

Barışan kız tarafı kızın çeyizini gönderir. Söz, nişan gibi gelenekler yapılmaz. Düğün tarihi belirlenip hazırlıklara başlanır. Erkek tarafından iki üç kişilik grup, köyü ev ev dolaşıp, düğüne davet ederler. Köyün dışındaki çağırılması
düşünülenler haber gönderilerek veya davetiye ile davet edilirler.
1950’li yıllara kadar düğünler Çarşamba gününden başlar, Cuma günü sona erermiş. 1980’li yıllara kadar ise Cuma günü başlayıp Pazar günü akşamı, yatsı namazına kadar sürerdi. Günümüzde ise Cumartesi veya Pazar günü akşamı salon düğünü yapılmaktadır.

KINA GECESİ

Kına gecesi ise bir gece önce, kız kaçırılmış ise erkek evinde, istenerek sözlenmişse ki bu durumda zaten
kız baba evindedir ve kına gecesi kız evinde yapılır. Kına gecesi, kız ve erkek tarafı akraba bayanlar yanı sıra gelinin arkadaşları olan genç kızlar, kına yapılacak evde toplanırlar. Genç erkekler de bahçede eğlenceye katılır. Gelin, genç kızların arasında otururken, kına türküleri söylenir. Bu arada etrafında yanan mumların sıralandığı kına tepsisini bir genç kız gelinin etrafında gezdirir. Gelinin iki yanına, biri kız tarafından diğeri erkek tarafından iki bayan oturur. Bu bayanlar gelinin, kendileri tarafındaki elinin avuç kısmına, tepsiden aldıkları kınayı sürmek isterler. Gelin avucunu açmıyorsa kayınvalideye seslenilir. Kayınvalide yüzük, altın, para gibi hediyelerle gelini ikna eder.

Gelinin eline kına sürüldükten sonra bağlanır. Kalan kına oradaki misafirlere dağıtılır. Eğlence gece geç vakitlere kadar sürer.

DÜĞÜN GÜNÜ

Ertesi gün düğün evinde, uygun bir alana ocaklar yakılır. Kazanlar dolusu yemekler öğle için hazırlanır. Bu arada köy halkı tarafından katkı olsun diye börekler, tatlılar hazırlanıp tepsi tepsi düğün evine taşınır. Genellikle kızlar evin içinde, erkekler avluda eğlenirler. Genç erkekler arasında koşu, at yarışı taş atma gibi müsabakalar yapılır. Koşu kısa mesafe koşusudur. Koşunun bittiği yere, üç sırığın ucuna havlu, çamaşır, kumaş gibi hediyeler asılır. Birinci gelen, doğal olarak en değerli hediyeyi sırığın ucundan alarak yarışı tamamlar. İkinci gelen ikinci hediyeyi, üçüncü gelen üçüncü hediyeyi alır ve yarış sonuçlanmış olur.
Akşam olmadan gelin, kayınvalidesi ve yakınları tarafından kapının önüne çıkarılır, başının üzerinde “POGAÇA” dedikleri ekmek kırılır. Kırılan poğaça küçük parçalara bölünüp davetlilere, özellikle çocuklara dağıtılır.
Bu işlem, gelin alması yapılan düğünlerde gelin erkek evine geldiğinde yapılır. Bu arada gençler, eğlencenin köye
yayılması için, davul zurna veya akordeon eşliğinde köyü gezerek tavuk, börek gibi yiyecek toplayarak düğün
evine dönerler.
Yatsı saatine kadar süren eğlenceler, sağdıç, damat ve arkadaşlarının namaza gitmesiyle son bulur. Namazdan sonra damat, arkadaşlarının sırtını yumruklamalarıyla gerdek odasına sokulur. Davetlilerin dağılmasıyla düğün sona erer.

DÜĞÜNDEN SONRA

Yaklaşık bir hafta sonra, damat gelin ile birlikte anne ve babasını da yanına alarak, gelinin anne ve babasına el öpme ziyaretine gider. Hane içindeki gelinin yakınlarına çeşitli hediyeler götürülür. Kız mahallesi veya köy gençleri, bu ziyareti fırsat bilip toplanırlar. Damada fark ettirmeden, omuzuna biraz un serpiştirirler. Gençlerden biri değirmenci rolünde olur ve unlarının çalındığını söyleyerek, bağırıp çağırır.
Omuzunda un bulunan damat, zanlı olarak tutulup cezalandırılmak istenir. Cezası, tavan arasına atılmak, ya da
sırtına semer takılarak köyde gezdirilmektir. Bu sırada kayınvalide araya girer. Bir tepsi tatlı veya böreği gençlere
verir, damadı ceza almaktan kurtarır.

 

Kaynak: http://www.karamursel.gov.tr/kurumlar/karamursel.gov.tr/Hizmetler/Projeler/1-Derleme/Dokuman/ihsaniye_mah2.pdf

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok