BOSNA-HERSEK’TEKİ DEMOKRASİ ANLAYIŞININ DEĞERLENDİRİLMESİ » Boşnak Medya
SON DAKİKA

BOSNA-HERSEK’TEKİ DEMOKRASİ ANLAYIŞININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Bu haber 12 Haziran 2017 - 1:11 'de eklendi ve 75 views kez görüntülendi.

Nuray Güney
Giriş:
Bosna-Hersek’te 14 Aralık 1995 Dayton Antlaşması ile birlikte demokratik bir ortam yaratılmak istenmiştir. Fakat Avrupa’nın ortasında siyasal ve yönetimsel bir başarısızlık örneği çıkmasına neden olmuşlardır. Dayton Antlaşması’nın inşa ettiği Bosna-Hersek, ülkede yaşayanların din üzerinden etnik kimliklerinin altını çizip etnik ayrıma tabi tutmuştur. Bosna-Hersek Cumhuriyeti’nin, Boşnak ve Hırvatlardan oluşan bir bölge olarak yaşanmaya zorlandığı Bosna-Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti’nin de Sırplardan oluştuğu ve bu bölgesel yönetimler arasında duygusal bağ olmadığı da düşünüldüğünde yapılan siyasi seçimlerde sonuçların değişmeyeceği ortadadır. Dayton Antlaşması Bosna Hersek’te anayasal bir kimlik oluşturamamıştır. Dünya Bankası ülke temsilciliğinde görev yapan Bosna Hersekli ekonomist Orhan Niksiç “Dayton barış anlaşması savaşı sona erdirdi ama karmaşık, etkisiz ve pahalı bir yapılanması olan bir ülke ortaya çıkardı.” diyenlerden sadece biridir.
Bosna-Hersek’teki Siyasal Yapılanma:
Günümüzde Bosna-Hersek’in Dayton Antlaşmasından bağımsız bir anayasa oluşturamaması hala devletin kendine özgü yapı oluşturamadığı, bağımsız bir statü kazanamadığını gösterir. Ülkedeki en yetkili makam seçimlerle belirlenen demokratik kurum değil, uluslararası yüksek temsilciliktir.
Bosna-Hersek’i oluşturan “Bosna Hersek Federasyonu” ile “Sırp Cumhuriyeti”, kendilerine özgü siyasi kurumlarıyla, polisleriyle, yargı mekanizmalarıyla, eğitim sistemleriyle, medyalarıyla ve bağımsız devletlere özgü diğer kurumlarıyla, bir devlet içinde “iki küçük devlet” haline gelmiştir.
Bosna Hersek Devleti’nde siyasal yapılanma etnik temellidir, bu tür yapılanma ise devletin sürdürülebilirliğini zorlaştırmaktadır. Etnik temelli bir siyasal sistem ise anayasal yurttaşlık düşüncesinden uzaklaşılmasına yol açar. Anayasal Yurttaşlık din, dil, mezhep, inanç, cinsiyet ve felsefi ayrım olmaksızın tüm yurttaşların eşit olmasıdır. Bosna Hersek’teki etnik temelli temsil, hükümet biçimini ve bürokratik yapılanmayı karmaşık hale getirerek devlet yapısını işleyemez hale getirmiştir. Bosna Hersek, demokratik ülkeler bakımından “suigeneris” özellik taşır.
Dayton Antlaşması Süreci:
2. Dünya Savaşında yıkıcı Nazi Almanya’sının işgaline karşı mücadele veren Tito; Sırp, Hırvat ve Boşnak olmak üzere savaş boyunca birbirleri ile savaşan farklı ırkları federal bir yapı içerisinde bir arada tutmaya çabalamıştır. 31.01.1946 yılında kabul edilen bir anayasa ile birlikte özerkliği kısmen tanınan Bosna Hersek, Sırbistan, Makedonya, Karadağ, Kosova ve Hırvatistan olmak üzere 6 Cumhuriyetten oluşan Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti kurulmuştur. Daha sonra 1963 yılında Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti ismini almıştır. Sovyetler Birliğinin dağılmasının etkisinden Yugoslavya da payını aldı ve 1991 yılında Hırvatistan ve Slovenya’nın birlikten ayrılmasıyla beraber Yugoslavya parçalanmaya başlamıştır.
1991 yılında Müslüman Demokratik Hareket Partisi, Bosna-Hersek Parlamentosunda bağımsızlık kararı aldı. Bu bağımsızlık kararını yapılan referandumla Hırvatların ve Müslümanların çoğunluğu kabul etti fakat Sırplar ise boykot ettiler. 7 Nisan 1992’de Avrupa Topluluğu ve ABD, Bosna Hersek’in bağımsızlığını tanıdı. Bosna Hersek üç etnik parti etrafında bölünmüştü. Bunlar Müslüman Demokratik Hareket Partisi (SDA), Sırp Demokratik Partisi (SDS) VE Hırvat Demokratik Birliği (HDZ). Bosnalı Müslümanların sayıca fazla olmaları Sırplarda, Bosnalı Müslümanların politik üstünlüğü sahip olacağı düşüncesini oluşturdu. Bosna’daki silahlı çatışma referandum ile aynı gün başladı ve kısa bir sürede şiddetlenerek yüzlerce insanın ölmesine neden oldu. 1992-1995 yıllarında süren Bosna Savaşı beraberinde etnik temizlik ve soykırım kavramlarını üretmiştir. Avrupa’nın göbeğinde ABD ve Avrupa Birliğinin Sırplara karşı etkili ve caydırıcı önlemlere başvurmaktan çekinmesi Sırpları daha da cesaretlendirmiştir. BM tarafından Güvenli Bölge kabul edilen Srebrenitsa’da BM Barış Gücü Askerlerinin gözetiminde Sırp milislerince binlerce masum insanın öldürülmesi ile birlikte etnik temizlik zirveye varmıştır.
Dayton antlaşmasının imzalanmasında ciddi bir Amerikan baskısı olmuştur. Çünkü sorunu çözen taraf olarak en güçlü ülke olduklarını dünyaya kabul ettirmek ve saygınlıklarını arttırmak istemişlerdir. Bir de Rusya’yı Batı’ya küstürmemek istedikleri için rencide etmeme düşüncesi hâkimdir. Sırpların ise en büyük destekçisi Ortodoksluk üzerinden birleştikleri Rusya’dır. Bu yüzden de Sırplar nüfuslarına oranla hak ettiklerinden fazlasını aldılar.
21 Kasım 1995 tarihinde ABD’nin Ohio eyaletindeki Dayton kentinde uzlaşma sağlanmıştır. 14 Aralık 1995 tarihinde Paris’te Bosna-Hersek adına Aliya İzzetbegoviç, Hırvatistan adına Franko Tudjman ve Yugoslavya Federal Cumhuriyeti adına Slobodan Miloseviç tarafından imzalanmıştır. Bu antlaşma ile inşa edilen Bosna-Hersek Devleti, 10 Kantondan oluşan Bosna-Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti olmak üzere iki entiteye ve Brcko adında küçük özel bir bölgeye ayrılmıştır. Bu iki entitenin siyasi ve ekonomik yapılanmaları birbirinden farklıdır.
Dayton Barış Antlaşması; askeri ve çatışmaları önleyici olmak üzere iki alanda düzenlemeler öneren bir ana metin ve 11 Ek ’ten oluşmaktadır. Dayton Barış Antlaşması birbirleriyle savaşmış üç etnik toplumun birbirleriyle barış içinde yeniden yaşamalarını ve işlemeyen kurumlarının işlemesini amaçlamıştır. Dayton ’un önerdiği anayasa tek devlet yapısı öneriyor gibi gözükse de aslında bölünebilen bir devlet yapısına yol açmıştır. Bosna-Hersek devleti adına 13 anayasa vardır ve bir karar veya yasanın çıkabilmesi için her üç etnik toplumunda onayı gerekmektedir. Yüksek Temsilcilik, BM üyesi egemen devletin tüm demokratik kurumlarının etkinliğini sıfırlayacak sınırsız otoriteye sahiptir yetkisi Bosna-Hersek’in meşruiyetini zayıflatmaktadır.
Dayton Antlaşması Bosna-Hersek’in tarihsel, sosyal, etnik gerçekliğini ve bölge devletleriyle olması gereken ilişkilerini göz ardı etmiştir. Savaş sırasında yoğun etnik kıyımın yaşandığı Vişegradd, Srebrenica, Zvornik, Foca ve Drina boyundaki toprakların Sırp toprakları olarak kaydettirilmesi anlaşmanın dengesizliğini gözler önüne sermektedir.
Aliya Izzetbegoviç’e, Dayton Antlaşması’na neden razı olduğu sorulduğunda, “bunun adil bir barış olmadığını fakat zulüm dolu savaşın devam etmesine kıyasla daha adil olacağını ve mevcut şartlarda ve böylesi bir dünyada daha iyi bir barış antlaşması yapma imkânlarının olmadığını” söylemiştir. Onun bu sözlerinden anlaşıldığı üzere dönemin şartlarını ortaya koymuştur.
Dayton Antlaşmasının kısa ve uzun vadeli olmak üzere iki temel amacı vardır. Kısa vadede savaşın durdurulup ölümlerin ve yıkımların önüne geçilmektir. Uzun vadede olanı ise kalıcı barış ve istikrarın sağlanması için gerekli ortamın oluşturulması. Dayton Antlaşmasının bir diğer önemi ise Bosna-Hersek uluslararası arenada bağımsız bir devlet olarak tanınmıştır.
Bugün Gelinen Noktada Bosna-Hersek:
Dayton Anlaşması kan dökülmesini durdurmuş fakat sürdürülebilir bir sistem inşa edememekle birlikte sürekli bir barışı da tesis edememiştir.
Dayton antlaşmasının inşa ettiği Bosna-Hersek’te “merkezi hükümet” güçsüzdür. Ülkedeki siyasal yapılanma etnik nüfusa göre anayasal olarak şekillendiği için şehir ve kanton düzeyinde Dayton antlaşması modern anayasa özelliklerinin çoğundan yoksundur. Kurumsallaşmış idari yapılar hem hukuki hem de toplumsal bir yasaya sahiptir. Ancak başarılı bir reform yapılabilmesi için etnik ayrım kaldırılmalıdır. Anayasanın siyasal işlevsizliğinden dolayı anayasa reformuna gerek duyulmaya başlanmıştır. Herhangi bir anayasa değişikliği için üç etnik grubun anlaşması gerekmektedir fakat anlaşamadıkları için anayasa değişikliği yapılamamaktadır. Anayasa reformu konusunda ilk önemli adım 2005 yılında atılmış fakat Bosna Hersek Parlamentosu tarafından reddedilmiştir.
Dayton Anayasası’nın yarattığı sorunlardan bir diğeri ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi‘nin ihlali ile ilgilidir. Bosna Hersek Anayasası, devletçik düzeyinde oy kullanma sistemi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini ihlal etmektedir.
Eğitim alanında etnik farklılıklar olması ve buna istinaden ayrı eğitimlere tabi tutulmamaları için yapılan eğitim çabalarının boşa çıkması etnik ayrımcılığı bariz ortaya çıkarmaktadır.
1992’de Bosna Hersek’te yaşanan iç savaşın izleri günümüzde hala görülmektedir. İç savaş esnasında zarar gören sanayi tesisleri, demiryolları ve yollar ekonomik yetersizlik nedeniyle tam anlamıyla onarılamamıştır. Ülkenin ekonomik yardıma ihtiyacı vardır fakat her an savaş olacakmış gibi gözüken siyasal sistemi yani yönetimsel bozukluk ülkeyi daha da geriye götürmektedir. Bu da aslında ülkenin sürüklendiği zayıflığı göstermektedir.
Bosna Hersek Avrupa Birliği başvurusu yapmış bir ülkedir. Buna rağmen iki bini aşkın barış gücü askerinin görev yaptığı, en üst düzey yöneticilerinin bile dışarıdan atanmış yabancı bir özel temsilci tarafından görevden alınabildiği bir ülkedir .
1995 Dayton Antlaşması ile birlikte ülkenin oluşturduğu anayasa, geçici bir devlet düzenini kurmuş ve bu devlet düzeni olağanüstü şartlar göz önünde bulundurularak yazılmıştır. Bu anayasa ile birlikte öngörülen hükümet biçimi AB ve BM’ye üye demokratik devletlerin tercih ettiği hükümet biçimlerinden farklı özellik taşımaktadır. Bu farklılık ise ülkedeki siyasal yapılanmadan değil etnik yapılanmadan kaynaklanmaktadır. Bu durum sürdürülebilir politikaların inşasını zorlaştırmakla beraber hükümet biçimini ve bürokratik yapıyı karmaşık hale getirerek devlet kurumlarını işleyemez hale getirmektedir. Bosna Hersek’in AB’ye tam üyeliği AB ile olan ilişkilerinde en yüksek seviyede siyasal ve ekonomik refah sağlamak ve ülkenin demokratikleşmesi açısından önemli bir araçtır.
Sonuç:
Günümüzde Dayton Antlaşması, Parlamento’da kararın alınamadığı, demokrasi kültürünün gelişmediği bir yapı olarak işleyemez bir haldedir. Dayton Antlaşmasının üzerinden 21 yıl geçmesine rağmen ülke daha da karmaşık bir siyasal sisteme bürünmektedir. Demokratik kararların alınmadığı, ekonominin düşük olduğu, işsizliğin fazla olduğu Bosna-Hersek’te siyasi organların karar alamaması günden güne ülkeyi daha da zora sokmaktadır.
Bosna Hersek Balkanlar’ın kalbidir ve burada ortaya çıkacak ufak bir sorun tüm yarımadayı etkileyecektir. Dayton Anlaşması bunlar hesaba katılarak Amerika tarafından hazırlanmıştır. Çünkü güçlü bir balkanlar hiçbir zaman Amerika’nın işine gelmez. Günümüz koşullarında siyasi ve demokratik yapısının sağlıklı işleyemediği Bosna Hersek, ekonomik olarak da çıkmazdadır. Ülkedeki genç nüfusun yoğun göçü de ülkenin halini gözler önüne sermektedir.
Dayton Antlaşması’nın öngördüğü Etno-federal siyasal anlayış/örgütlenme, savaşı önlemiştir ancak öngörüldüğü gibi demokratik bir ülke inşa edememesiyle birlikte kalıcı barışı da tesis edememiştir. Bunun yerine yarattığı yapı ise yalnızca etnik kimliklere dayalı “sahte” bir çoğulculuktur. Etno Federalizmin görüldüğü ülkelerde “demokratik” bir yapı yaratılma şansı yoktur. İnsanları kimliklerine göre ayrıştırmak demokrasi olarak adlandırılamaz.

Kaynakça:
Köküsarı, İsmail “Dayton Antlaşması ile Oluşturulan Hükümet Biçiminin Bosna Pratiğindeki Sorunları ve Çözüm Önerileri” http://www.academia.edu/17788194/14_Aralik_1995_Dayton_Anla%C5%9Fmasi_%C4%B0le_Olu%C5%9Fturulan_H%C3%BCk%C3%BCmet_Bi%C3%A7iminin_Bosna_Prati%C4%9Findeki_Sorunlari_ve_%C3%87%C3%B6z%C3%BCm_%C3%96nerileri (Erişim Tarihi: 18.10.2016)
Dalar, Mehmet “Dayton Barış Antlaşması ve Bosna Hersek’in Geleceği”
Sezgin, Esra “Dayton Antlaşması Tarihi ve Günümüze Etkileri” http://www.tuicakademi.org/dayton-antlasmasi-tarihi-gunumuze-etkileri-2/ (Erişim Tarihi: 19.10.2016)
Tüysüzoğlu, Göktürk “Bosna Hersek Çöküş Halinde Olan Bir Devlet mi?”
“Geleceğini Arayan Ülke”, http://www.bbc.co.uk/turkish/specials/1755_bih_future/page2.shtml (Erişim Tarihi: 24.10.2016)
Güzelipek, Y. Anıl “Avrupa Birliğine Bir Adım Kala Bosna Hersek”, http://www.turksam.org/tr/makale-detay/1312-avrupa-birligi-ne-bir-adim-kala-bosna-hersek (Erişim Tarihi:25.10.2016)

Nuray GÜNEY
Nuray GÜNEY[email protected]

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok