BALKANLARDA YAŞAYAN EYY SIRP, HIRVAT ve BOŞNAK MİLLETLERİ!.. » Boşnak Medya
SON DAKİKA

7 Savaş Suçlusu Yargılanacak !

Bosnadan Haberler, Haber

BALKANLARDA YAŞAYAN EYY SIRP, HIRVAT ve BOŞNAK MİLLETLERİ!..

Bu haber 04 Kasım 2021 - 17:34 'de eklendi ve 130 views kez görüntülendi.

YAZAN :  NURETTİN GÜLER

BALKANLARDA YAŞAYAN EYY SIRP, HIRVAT ve BOŞNAK MİLLETLERİ!..

Dün gece  Sırp, Hırvat ve Boşnak milletlerinin aralarındaki sorunların çözümü için  çözüm üretmek istedim kendimce… Tam bunun nasıl olması gerektiğini düşünürken bir taraftan da Hücurat suresinin tefsirini dinliyordum. 

Tefsiri dinlerken hatibin sözleri kalbime ve aklıma  farklı düşüncelerin gelmesine sebep oldu. Bunların unutulmaması için hemen yazıya dökmek istedim. Videoyu durdurdum. Kısa kısa notlar aldım. Sonra bunları okudum, birleştirdim. İşte bu yazıda Balkanlarda yaşanılan bu soruna kendimce bulduğum çözüm önerimi sizinle paylaşmak istedim.

 

Malumunuz olduğu gibi son 4 yüzyıldır Avrupa da yaşanan birçok sorunun başında Fransız ihtilali geliyor. Balkanları ve Avrupa’yı bölen talihsiz bir ihtilal… Evet, Fransız ihtilali ile başladığı iddia edilen ve adına milliyetçilik denen zehir zemberek bir sorun var ortada. Adeta insanlığı peşinden sürükleyip dünyayı insanlığa dar eden. Sorunların sorunu olan sorun: Milliyetçilik akımı… 

 

Belki de o günün bedevi Fransız insanı, bu ihtilali yapmakla cehaletinin bedelini bu kadar insana ödeteceğini bilseydi bu fikrinden vaz geçer miydi bilmem. Ortaya konduğu günden bu yana 4 yüzyıldır sorun hala devam ediyor. Bunun için ödenen bedel insanlık için hiç de az olmadı. Yüz binlerce insanın hayatına mal oldu. Evler yıkıldı. Sınırlar el değiştirdi. 400 yıldır süren huzur yerini korku ve ölüme terk etti.  

 

Milliyetçilik  kavramı aslında 1789 a kadar tarihin ilk devirlerinden beri vardı. Masumdu ama… Hiç bu kadar örselenmemişti. Kavmiyetçiliğin, kabileciliğin ortaya çıkmasının sebebi aslında çok farklıydı. Çünkü insanlık için ortak ve bir olan  yaratıcının eseriydi milliyetçilik… O’nun dilinde kavmiyetçilik, yarattığı  toplulukların, kabilelerin birbirlerini tanıyıp destek olmaları için var edilmiş, kültürel zenginliklerden istifade edilmesini sağlayan önemli bir vasıta idi. 

 

Ortaya  koyduğu ve yaratılış ilkesi, esası olmak üzere tespit ettiği, hem maddi hem manevi  bir zenginlik olarak değerlendirilmesi esası ilahi bir tercihti… Bu perspektiften bakıldığında kavmiyetçilik kültürel  zenginlik şeklinde kabul ediliyordu.  Ama son 4 yüzyıldır yaşananlar hiç de öyle olmadı. İşin içine insan girdi ve bozulma başladı.

 

1789 ve sonrasında  gizli bir el her şeyi amacından saptırdı. İşleyişi değiştirdi. Adeta toplulukların birbirlerine düşman edilmeleri esasına bağlandı.  Buna sebep mihraklarca insanlık adına yüzbinlerce cinayet işlendi. Milyonlarca insan bu uğurda telef oldu. Yok edildi. 21.yy da da  hala işlenen en büyük bir cinayet olarak zirvedeki yerini koruyor. Neden mi? Çünkü küçük bir topluluk olan bir kabilenin bir diğer küçük kabileden üstünlüğü, ayrıcalıklı olduğu yalanı milletler nezdinde hâkim unsur yapıldı. Bu yalanı kimin uydurdu bilinmiyor ama  bundan sebep, insanlık adına acılar çekiliyor.  18.yy,19.yy, 20.yy, ve 21.yy lar insanlık için, tamamını içine alan büyük bir faziletsizlik örneği oldu olmaya da devam ediyor. 

 

Dedim ya sorunlara çözüm düşünürken bir yandan da Hücurat suresinin tefsirini dinliyordum. Tekrar oraya döneyim. Hucurat suresinde 5 ayrı yerde “ya eyyühellezine amenu”, “Ey iman edenler” hitabı tekrar ediyor. Tabii bu hitap ancak ve ancak iman edenleri bağlıyor. Altıncı  hitap ise ” Ya eyyühen nas”… Burada ise “Ey insanlar” denerek insanlığa sesleniliyor. Sırp, Hırvat, Boşnak, Kürt, Türk vs… 

“Ya eyyühen nas” da:Yani ey insanlar deyince kavimlerin, kabilelerin farklı farklı olması bir kavga sebebi değil, bir anlaşma sebebi vesilesi olduğu nazara veriliyor. Sizin farklı farklı olmanız Allah’ın ayetlerindendir deniyor. Milletleriniz, aileleriniz, kabilelerinizin farklı olması bir zenginliktir. Allah bu zenginlik üzere sizi yaratmıştır. Ne olur insanlığı tek tipleştirmeyin.  Ne olur bir birlerinizi yok saymayın. Ne olur bir birlerinizin milletlerini, ırklarını alay konusu yapmayın. Ne olur bir birleriniz ile insan kimliği üzerinden ilişki kurun. İletişim kurun. İsteniyor, insanlığa bu yol tavsiye ediliyor. 

İşte tam burada önerim: Hem Tevrat’ta, hem İncil’de, hem de Kur’an’da yani semavi kitapların ister bozulmuş olsun, isterse bozulmamış ortak bir değerde insanlığın buluşturulması esasıdır.  Bunu yaparken insanların kabile ya da milliyetlerine de olumlu yaklaşılarak birlikte yaşama zeminlerine devletlerin çekilmesi gerektiği hususu tavsiye ediliyor.  Bence sorunların çözümü için buna  önem verilmesi gerekiyor. İnsanlıktan beklenen budur. Bunun için ise gereken: İlgili ülkeler arasında önceden denenmiş olsa bile yeniden oluşturulacak iyi niyet elçisi heyetlerin acilen bir kez daha oluşturulup bir kez daha orta yolun denenmesi… Bu zemini bozmak isteyenlere de fırsat verilmeden, inanç bağlamında yapılan hataların da tamirine gidilerek insanlık adına dik durup  kötü niyetlilere topluca cevap verilmesi şeklinde ele alınması esas olmalıdır. Kur’an da Hücurat süresinde, Tevrat ve İncil de varsa bilemiyorum, bilenler katkıda bulunursa sevinirim, insanlık adına bahsedilen  ortak yaşama ve paylaşma esasları etrafında, Sırp, Boşnak ve Hırvat milletleri arasında faziletli  bir medeniyetin kurulmasını istiyorum. Yoksa sadece her üç taraf için değil tüm Balkanlar hatta Avrupa devletleri  için çok sıkıntılı bir süreç yaklaşıyor. 

Vesselam… 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok