"Balkan Sendromu" Nedir ! » Boşnak Medya
SON DAKİKA

“Balkan Sendromu” Nedir !

Bu haber 04 Eylül 2017 - 9:19 'de eklendi ve 74 views kez görüntülendi.

Zeynep Işıl Hamziç  Boşnak Medya

4 Eylül 1995’te Bosna Kasabı diye anılan Sırp komutan Ratko Mladiç, Eski Yugoslavya’daki UNPROFOR’un Komutanı Fransız General Bernard Janvier’e gönderdiği mesajda, NATO’yu ve BM Acil Mukabele Gücü’yü Sırplara karşı saldırılarında zayıflatılmış uranyum  içeren bombalar ve mermileri kullanmakla suçlayarak bu doğrultuda özel komisyonu kurmak istedi.Daha sonra Mladiç, Sırp Saraybosnası’na 1.000 atık uranyumlu merminin İngiliz-Fransız-Hollanda birliği tarafından atıldığını açıkladı. Bu olayları Bernard Janvier görmezden geldi.

1996 yılında Bosna-Hersek Sırp Cumhuriyeti’ni işgal eden NATO’cularca kukla bir hükümet kuruldu. Bilvana Plavsic  kukla hükümeti, doğal felaketin boyutlarını gizlemek için elinden geleni yaptı. Bu maksatla Plavşiç, kanser hastalıkların artış nedenleri incelenmesi muhalefet girişimlerini sertçe bastırıyordu. Bosna-Hersek’te radyoaktif silah kullanılması, beş yıl boyunca en fazla gizlenmeye çalışılan konulardan birisiydi. Ancak 2001 yılı Ocak ayında patlayan ‘Balkan Sendromu’ skandalı sessizlik perdesini yırttı. Dünya kamuoyu, Kosova’da görev yapmış bir NATO askerleri arasındaki kanserden ölümler ve 1999 yılında ki uranyumlu füzeleri ve bombaları kullanması haberlerini aldıktan sonra Bosna-Hersek sorunlarıyla da ilgilendi.

Belgrad Askeri Hastanesi Adli Tıp Başkanı Dr. Zoran Stankoviç, Bosna-Hersek’te kullandığı zayıflatılmış uranyum içeren bombalardan dolayı, toplumun yüzde 10’luk kısmının ölümle karşı karşıya olduğunu ileri sürdü.Hava bombardımanlar yüzünden en büyük zarar Sırp Saraybosnası özellikle Hadzici gördü.Hadzici’den ayrılmak zorunda kalan mültecilerde ağırlıklı olarak akciğer, karaciğer ve böbrek kanseri görüldü ve ardından geçen 5 yılda yaklaşık 400 kişinin de kanserden ölmüştü. Uranyumlu bombaların kurbanları olan 300 Sırp mülteci Doğu Bosna’nın Bratunac mezarlığında gömülmüştür. Radyoaktif tozu çekme veya radyoaktif maddelere dokunma sonucu ölen Saraybosnalı Sırpların ve Boşnakların kesin sayısı bilinmiyor. Çünkü Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerine göçü tercih eden Sırp mülteciler hakkında istatistik tutulmuyor. Zaten, nakledilen 8.000 Saraybosnalıların kaybolup durumunun kamuoyundan gizlendiği tahmin edilmektedir.

NATO bombardımanları nedeniyle Saraybosna ile birlikte Miliçi, Vlasenica, Han Pijesak, Sokolac, Pale, Rogatica, Nevesinje, Srbinje (Foča), Kalinovik, Doboj bölgelerinin radyasyon tehdidi altında olduğu ortaya çıktı. Bu bölgelerde yaşayan çoğunluğu Sırp nüfusda bağışıklık sisteminin azalması, sık baş ağrısı, zatürre, sedef hastalığı, alerji, uykusuzluk, dozlaklık, habis tümörleri,“Hiroşima atom bombası saldırısını” yaşamış olan Japonlar arasında da en sık görülen beyin kanseri belirtileridir. Hasta olmadan da sağlıklı insanlar da bilinmeyen nedenlerle ani ölümün kurbanı olmaktaydı. Ölü olarak doğan çocuk ve düşük vakaları arttı. Dünyaya gelen çocuklar ise kansızlık ve solunum hastalıklara müptela oluyordu.

Zayıflatılmış uranyum da hayvanlar ve bitkiler alemi üzerinde olumsuz etki yaptı. Çeşitli eksik organları eksik olarak doğmuş veya mutasyona uğramış danaların ömrünün uzun olmaz.1996-1997 yıllarında Majevica ve Ozren dağlarında otlar kurur ve sararırken, ağaçların çiçeklenmesi dururken, göçmen kuşlar ve yırtıcı hayvanlar ortadan kaybolurken, yeni bir sivrisinek ve sıçan türleri çok ürediler ve çabuk çoğaldılar.

Pentagon daha sonra Bosna-Hersek’te 10 bin 800 uranyumlu bomba atıldığı kabul etmek zorunda kaldı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok