1918-1945 YUGOSLAVYA TARİHİ » Boşnak Medya
SON DAKİKA

1918-1945 YUGOSLAVYA TARİHİ

Bu haber 27 Ocak 2015 - 1:10 'de eklendi ve 89 views kez görüntülendi.

1918-1945 YUGOSLAVYA TARİHİ

ARAŞ.GÖR.ALİ MEHMET GÜRSEL

 

SIRP-HIRVAT SLOVEN KRALLIĞI

I.Dünya Savaşı’nın fitilini ateşleyen bu dünyanın en ünlü suikasti, Avustuya Macaristan Arşidük’ü Franz Ferdinand’a karşı gerçekleştirildi.

Suikastı gerçekleştirenler,Sırp milliyetçileriydi.Ferdinand, tam Kosova Savaşı’nın yıl dönümü olan 28 Haziran’da (Vidovdan Günü’nde) eşi ile birlikte Saraybosna’yı ziyaret etmeye karar vermişti.Ancak üstü açık arabasında halkı selamlarken kalabalıktan fırlayan bir grup tarafından hedef alındı.

Arşidük’ü ve eşini öldüren kurşunları sıkan kişi ise, suikastçıların lideri olan Gavrilo Princip adlı genç bir Sırptı.

1912’deki Balkan Savaşı  sırasında Osmanlı ordularını gerileten Sırplar, Müslüman Arnavut köylülerini toplu katliamlardan geçirmiş on binlerce Müslüman Slav’ı Makedonya’dan sürmüş, Bulgaristan’daki müslümanları din değiştirmeye zorlamış, bazılarını katletmişlerdi. İşte bu nedenle Bosnalıların büyük bir bölümü Avusturya-Macaristan yönetimine sadık kaldı ve I.Dünya Savaşı’nın Sırplar ve müttefikleri tarafından kazanılmaması için dua etti. Noel Malcolm’un ifadesiyle, ülkelerinin Sırplar tarafından yutulduğunu görmek istemiyorlardı.

Endişelerinde haklı oldukları da savaşın hemen sonunda ortaya çıktı.

Mağlup Avusturya- Macaristan orduları tarafından terk edilen Bosna, 1918’in son günlerinde Sırp ve Karadağ birlikleri tarafından teslim alındı.

lSırplar geldikleri gibi öldürmeye başladılar.Kayıtlara göre yalnızca Kuzey Bosna’da 1000 Müslüman erkek öldürüldü.76 kadın diri diri yakıldı, ve 270 müslüman köyü yağmalandı.

Marsilya Suikasti

Kral Aleksandar Karadjordjeviç , ülkeyi tamamen bir Sırp Hakimiyeti haline getirmekle Hırvat milliyetçilerinin nefretini toplamıştı.

Sonuçta Fransa’ya yaptığı resmi bir ziyaret sırasında, 9 Ekim 1934 günü Marsilya’da,Petrus Keleman adlı bir militanın kurşunuyla yaşamını yitirdi.

Suikastin bir saniye sonrasında bir Fransız subayı kılıcıyla suikastçiyi yaraladı. Ama kral için çok geçti.

Savaş, İşgal ve NDH

II.Dünya Savaşı yıllarındaki Nazi İşgali sırasında Bağımsız Hırvatistan Devleti(NDH) adını taşıyan ve gerçekte Hitler’e ve Mussolini’ye bağımlı olan bir faşizam kukla devlet kuruldu.

NDH’nın başına da Ustaşa örgütünün lideri olan Ante Paveliç getirildi.Ustaşa birlikleri sivil Sırplara karşı sistemli bir soykırım yürüttüler. Nazilerden ilham alarak kurdukları toplama kamplarında,Nazileri bile rahatsız edecek bir şiddet politikası izliyorlardı

ÇETNİKLER

Çetnikler Yugoslavya’nın Naziler tarafından işgalinin ardından tüm Batı medyasında, özellikle İngiltere ve ABD büyük popülarite kazandılar.İngiliz Punch gazetesinde yayınlanan karikatürlerde, Draga Mihaylovic’in onurlu bir direnişçi gibi tasvir ediliyor.

London Daily Express’te ise Çetnik Hareketi, Naziler’e karşı Yugoslavya’yı ayakta tutan bir kahramanlık destanı gibi sunulmaktaydı.Fakat çok geçmeden Çetniklerin nazilere karşı bir direniş başlatmadıkları, yalnızca savaşın kargaşasından yararlanarak “ Büyük Sırbistan’ın” alt yapısını kurmak ve etnik temizlik yapmak peşinde oldukları anlaşıldı. Dahası, Nazilerle örtülü bir iş birliğine girdikleri de ortaya çıktı.

 

Buna rağmen yine de bazı Batılı çevreler, Çetniklerin desteklenmesinde ısrarlı davrandılar. Bu ısrarlı dostluk, Çetnikler ile söz konusu çevreler arasındaki gizli ilişkilerin bir sonucuydu..

Hançer Bölüğü

 

1942’nin ikinci yarısından sonra NDH ile olan ilişkiler daha da bozuldu.Kasım 1942’de Bosnalı Müslüman liderler tarafından Hitler’e yollanan bir mektupta,Ustaşa birliklerinin Müslümanlara karşı çok kötü davrandıkları belirtiliyor ve Bosna topraklarındaki tüm Ustaşa faaliyetleriin Müslümanlara karşı çok kötü davrandıkları belirtiliyor ve Bosna topraklarındaki tüm Ustaşa faaliyetlerinin durdurulması isteniyordu. Hitler, bu mektubu aldı ve dahası, Müslümanların bu durumunu kullanmaya karar verdi.

Aralık ayında Prinz Eugen adlı SS birliğine NDH sınırlarına daha fazla birlik gönderilmesini ve bölgenin daha iyi denetlenmesini emretti.

Şubat 1943’te ise Reichführer Heinrich Himler’in teklifi ile yeni bir karar alındı: Müslümanlara kendi silahlı birliklerini kurma fırsatı verilecekti.Zagreb’den gelen itirazlara rağmen, söz konusu Müslüman birliği “13.SS Birliği” sıfatıyla kuruldu.Türklerin kavisli kaması olan bölgenin geleneksel silahına atfen Handzar adı verildi. “Hançer ” adı verilen bu sözde “Müslüman” birliğine Nisan 1943’ten itibaren bazı radikal Bosnalı gençler katılmaya başladılar.

Almanlar ayrıca müslüman din adamlarının desteğini almak için Alman yanlısı Kudüs Başmüftüsü’nün Saraybosna ziyaretinden yararlandılar.Başmüftü El Hüseini uzun bir süredir İngiliz karşıtı bir hevesle coşmuş bulunmaktaydı.

Bosnalı müftülerin ve imamların bazıları bu silah altına alma etkinliğine yardımcı oldu.Nisan sonu itibarıyla 12.000 asker toplanmıştı

PARTİZANLAR

Çetniklerin Bosnalı Müslümanlar dışında bir ikinci büyük düşmanları komünist Partizanlar’dı.Tito’nun önderliğinde örgütlenen Partizanların, kurmak istedikleri homojen bir Sırp Krallığı için ideolojik ve siyasi bir tehdit olduğunu düşünüyorlardı.Nitekim Yugoslavya’daki çok yönlü çatışma, Nazilerin çekilmesinin ardından bir Partizan- Çetnik savaşına dönüştü.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok